Oğuzhan Asiltürk’e Veda

Erbakan Hoca’nın emaneti olan Oğuzhan Asiltürk büyüğümüz Rahmet’i Rahman’a kavuştu. Yarım asırlık siyasi hayatı boyunca ve bilhassa son 10 senede çok önemli misyonlar üstlenen Oğuzhan Asiltürk, kuşkusuz çıkarları değil; idealleri uğruna yaşamış bir dava adamı olarak yüzyıllar boyunca hayırla yad edilecektir.

Bizler de kıymetli büyüğümüz için bugün tarihe not düşmek istiyoruz. Oğuzhan Asiltürk her şeyden önce bir dava adamıydı. Parayla, koltukla satın alınacak bir adam değildi. Müslümanca yaşamanın gerektirdiği ilke ve idealleri her zaman korudu. Rotaları şaşırmanın olağan hale geldiği bir zamanda mücadelesinden el etek çekmedi.

İnandığı gibi yaşamaya azmetmiş bir Müslümandı. Siyasetin kirli çıkar ağlarına teslim olmadı, 50 sene önce söylediklerini 2021’de de söyledi. 86 yaşında vefat etti ama nefes aldığı sürece Hakk’ı haykırdı. Aheste adımlarla da olsa gitmesi gereken yere gitti, nefes nefese vermesi gereken mesajı verdi.

‘Müslümanın emekliliği mezarda başlar’ prensibinin vücut bulmuş haliydi. Köşesine çekilip gününü gün eden, bir taraftan da ahkam kesenlerden olmadı.

İslam’ı yeryüzüne hakim kılma mücadelesinde maneviyat ile ideolojik duruşun tamamlayıcı olduğunu savundu. Tek başına hiçbirinin yeterli olmadığını, önce kalbin maneviyat ile mutmain olmasını, ardından da dünya sömürü düzenine son verecek bir ideolojik duruşun ortaya konulmasının şart olduğunu ısrarla vurguladı. Bu cümleden olmak üzere, Milli Görüşçüleri liberalleşme tehlikesinden korumak adına çalışmalara imza attı.

Oğuzhan Asiltürk, evrensel bir İslami perspektife sahipti. Küresel emperyalizmin kullanışlı silahları olan milliyetçilik ve mezhepçiliğe karşı tavizsiz bir duruşu vardı.

Arap Baharı ve Suriye fitnesinin harlandığı bir ortamda, Milli Görüş Hareketi’ni her türlü sapma ve manipülasyondan beri tuttu. En zor zamanda İslam Birliği idealinin sigortası oldu.

Büyük Şeytan Amerika ve Siyonist İsrail rejimin İran’a ve liderlik ettiği direniş cephesine karşı yazdığı senaryoların farkındaydı, bire bir bildiği gerçekleri haykırdığı için Türkiye’de hedef tahtası haline geldi, hakaretlere kulak asmadan hak bildiğini söylemeye devam etti. Nitekim geçen zaman onun haklılığını herkesin yüzüne çarptı.

Onun dünyasında, Amerika’ya köle olmayan veya köle olup da kurtulmak isteyen tüm İslam ülkelerinin ortak bir düzlemde buluşturulması hedefi, heyecanı, motivasyonu vardı.

Bunun için Erbakan Hoca’dan devraldığı sancağı yere bırakmayarak dünyanın dört bir yanında İslami hareketlerle ilişkileri bizatihi sürdürdü. Vefatının ardından başta İran, Hamas, Cemaat-i İslami, Lübnan Tevhid Hareketi olmak üzere onlarca yerden taziye ve şahitlik mesajları yağması bunun önemli bir göstergesiydi.

Lafın hülasası; Oğuzhan Asiltürk; muhlis ve dertli bir Müslümandı. Yeryüzünün kurtuluş reçetesi olan İslam için neler yapabilirizin derdini taşıyan, bunun için teori üretmekten ziyade saha çalışmalarında öncü olarak yer alan, özü sözü bir mücahid- muvahhid idi. Muhafazakar, seküler, liberal bozulmalara karşı her zaman cephe aldı ve bu kirli dünyaya temiz bir miras bırakarak veda etti.

Onu rahmet ve özlemle anarken, tüm Türkiye’ye, İslam coğrafyasına, emperyalizme karşı farkındalık gösteren tüm insanlığa başsağlığı diliyoruz.

Aziz hatırasına selam olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Musa Duman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.

01

Doktor Niyazi - Mütevazi bir hayat tarzınıda gözardı etmemek gerekir,mekanı cennet olsun amin

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ekim 20:34