Cemaat ve Önderleri

İslâm , evrensel bir dil’in adıdır.

İslâm, insanlık değerleri için evrensel bir yürüyüş, evrensel bir güzergâhtır.

İslam’ı seçmek/tercih etmek, kişiye/topluma sınırsız ufukları,imkanları seçmek anlamına gelmektedir.

İslâm, insanın ve insanlığın tamamına seslenen bir dil’dir.

İslâm, zamanı ve mekânı aşan bir ilkeler bütünüdür.

İslâm, rahmetin, hidayetin, merhametin, davetin, adaletin, sabrın dilidir.

İslâm, bütün bir hayatın anlamı ve ruhudur.

İslâm, mükemmel bir insanlığın, mükemmel bir hayatın, mükemmel bir toplumun kurulabileceği yegane iklimin adıdır.

Bütün kötülüklere karşı bütün bir insanlığın sığınabileceği en güvenilir biricik limandır.

Bu sebeple bu mükemmelliğe yakışır bir dil inşa edebilmek, sığınılacak bir liman inşasında bulunabilmek, hakikatin temel taşıyıcısı olan cemaatler kurabilmek, her şartta ve konumda adaletin savunucusu olmak, insanlığın hak arayıcısı olabilmek için üzerinde fazlasıyla durmamız gereken hususlar bulunmaktadır.

Evrensel bir dil; özel, kişisel, hizipsel bir dil’e asla indirgenemez. Ulusçuluk, mezhepçilik ve kişiselleştirme İslâm’ın evrensel söylemini çarpıtan özel yorumlardır. Müslümanların her hangi bir milliyete, her hangi bir renge ve mezhebe bağlı bulunması suç değildir. Ancak, bu saydığımız gerçeklikleri nihai gerçeklik olarak kabul etmek ve başkalarına dayatmak kuşkusuz büyük bir suçtur. Bu bağlamda milliyetçiliklerin, mezhepçiliklerin, kutsallaştırılmış önderliklerin kötü sicilleri bulunduğunu unutmamak gerekir.

Dayanışmaya ihtiyacımız var

Kendi tarihimizi yeniden yapabilmemiz için, İslam ailesi çapında bir dayanışmaya ihtiyacımız vardır. Müslümanlar olarak evrensel bir İslam ailesi tanımı üzerinde derin bir hassasiyetle çalışmalıyız ve içten bir çaba sarf etmeliyiz. Modern Batı emperyalizminin İslam ailesi bünyesinde gerçekleştirdiği en büyük tahribat İslâm’ın en temel kurumlarından olan “ümmet” kurumunu parçalamak olmuştur.

Müslüman olmak demek, evrensel bir kimlik sahibi olmak demektir.

Müslümanlar evrensel insanlık, iman ve ahlâk bağları ile birbirlerine bağlı dünya çapında bir ailedir.

Cemaatlerimiz

Evrensel bir cemaat düşüncesi temel şiarımız olmalıdır.

Bu düşünceden yoksun her hangi bir oluşumun İslâmi olduğunu savunmak vahye sırt dönmektir.

İslâmi kimlik, kan bağına ve toprağa bağlı olmayan, kapsamlı, kuşatıcı ve bütünlüklü bir kimliktir.

İslami cemaatler bilinçli, kişilikli, donanımlı, sorumlu, konuşan, gerektiğinde eleştiren/tartışan, tartışmaya açan, danışan, dayanışan; yüreği, bilinci, vicdanı bütün dünya Müslümanlığına sonuna kadar açık bireylerden oluşur.

Cemaat hayatı bireyin kişiliğinin gelişmesini sağlar. Cemaat kişilerin kişiliklerini yok etmez, kişilik ve bireyselliği sorumluluk/dayanışma duygularıyla güçlü kılar. Cemaat yavan bir sıradanlık değildir/olmamalıdır.

İnsanı sınırlı davranış, dil, düşünce kalıpları içerisine sokan; tek boyuta, tek kişiye programlayan bir gelenekle bir toplum dönüştürülemez, böyle bir kültürle tarih sorgulanamaz, tarih temizlenemez. Hipnotize edilmiş kişiliklerle hiçbir hareket İslami mücadele zemini oluşturamaz.

Cemaat/önder Faşizmine dikkat!

Müslümanlara karşı sürdürülen sosyal medya faşizmi, entelektüel faşizmi, küresel yok etme oyunları ne kadar tehlikeli ise; Müslüman bireyleri kayıtsız/koşulsuz itaate zorlayan cemaat/önder faşizmi de bir o kadar tehlikelidir.

Müslüman halklara hitap eden politik partiler ve cemaat hareketleri, yalnızca kendi taraftarlarını iknaya yönelik ve kendi kendilerini tatmin etmekten öte bir işlevi bulunmayan abartılı ve hamasi söylemi terk ederek, gerçek dünyayı İslami bir dille tanımlama ve sorgulama yolunu seçmelidir.

Cemaat liderleri/önderleri müntesiplerinin ufkunu örtmemelidir.

Cemaat önderleri, konumlarını Peygamberi bir tarzda oluşturmalıdırlar. Sadelikten asla ödün vermemelidirler. Örneklik temel kaide olduğunu asla unutmamalı ve çevresine unutturmamalıdır.

İslâmi bir sosyal yapı içerisinde, birey ve toplum birbirlerinin gelişmelerini engelleyemez/engellememelidir.

Kişisel ve keyfi yorumlar mutlaklaştırılamaz. Hangi konumda bulunursa bulunsun bir kimsenin görüşlerinin yanılmaz olduğu iddiası putçuluktur.

Bir tek insan üzerinde abartılı/ölçüsüz, Kur’an’ın temel dinamiklerine zıt, bir yoğunlaşma biçimi kabul edilemez. Hz. Peygamber(s) üzerinden bir mutlaklaştırma yoluna gidilmesi asla kabul edilebilir durum değildir. Peygamberimiz Efendimiz(s) dışında hiç kimse, Allah’u Teala Hazretleri ile özel bir ilişki içerisinde olduğunu iddia edemez.

Cemaat önderlerinin kendi durumlarını ve konumlarını gizemlileştirme çabaları ahlâki/İslâmi değildir.

İslâm tarihini temel İslâmi ölçülerin ışığında algılamak gerekir. Tarih, sultanların ve menkıbevi şahsiyetlerin menkıbelerinden müteşekkil değildir. Kerametlerle örülmüş, uydurma rivayetlerle desteklenen, Batıni ve mistik itikadlara dayalı, dünyaya ilişkin sorumluluklardan bağımsız, meczubane tavır ve yaşama biçimlerini yücelten söylem asla İslâmi olamaz.

Bir kimsenin kendisi üzerinde aşırı yoğunlaşması nasıl bir tür putperestlik ise, kimi şahıslar, kimi hareketler/liderler üzerinde aşırı yoğunlaşmak da aynı şekilde bir tür putperestliktir.

Her şeyi gördüğü ve bildiği iddia edilen kimseler değil, kendi kusurlarını da görebilen, gerektiğinde eleştirebilen, özeleştiri yapabilen kimseler gerçek kemal sahipleridir.

Cemaatlerin/önderlerin İÇERİDEN bir eleştiri olgunluğuna sahip olmaları gerekir.

Cemaatler, liderler/önderler ancak içeriden birileri tarafından hakkıyla sorgulanabildiği ve eleştirilebildiği zaman hakkıyla bir düzelme, diriliş gerçekleşecektir.

Liderliğe talip olanların bu eleştiri olgunluğuna sahip olmamaları düşünülemez. Bu olgunluktan yoksun her kim olursa olsun Nebevi bir hareketin savunucusu olduğunu iddia edemez.

Peygamberlerin kendi toplumlarından gönderilmelerindeki en önemli hikmet;  yaşadıkları toplumun alışkanlıklarına, sorunlarına, yanlışlarına, yaşamlarına tanıklık ettikleri için uyarılarının, eleştirilerinin, sorgulamalarının önemidir.

İçeriden bir sorgulama her zaman ses getirir. İçeriden bir eleştirinin anlamı tartışılamaz. Şüphesiz etkileyici ve sarsıcıdır.

Son Söz

İçeriden bir uyarı/eleştiri/sorgulama hayati öneme sahiptir.

Herhangi bir hareketin dışarıdan uyarılma karşısında oluşacak etki, içeriden yapılacak bir itiraza, eleştiriye nazaran daha silik ve etkisiz kalacaktır.

Cemaatlerimizin anlamlı bir şekilde daha iyiye evrilebilmeleri, liderlerin/önderlerin putlaştırılmasının önüne geçilebilmesi, kutsanmışlık, yanlış yapmamazlık “inanç” bataklığından kurtulabilmek, dokunulmazlık zırhının delinebilmesi için içten bir seslenişin önemi hayati öneme sahiptir.

Vesselam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Yetimoğlu - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.