"Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. (...) Muhtaç olduğun kudret şahdamarından daha yakındır. " (Çiftlik Bank Reklamından)

"Derdin memleketse, duruşun elif gibi dimdik olmalı... Lakin unutma önüne engeller koyacaklar, ayağına çelmeler takacaklar." (Çiftlik Bank Reklamından)

"Şu anda ülkemizin üzerinde oynanan bazı oyunlar var. Yurtdışı kaynaklı bazı tehditler alıyoruz. Özellikle Londra'dan... Avrupa'nın en büyük süt ve damızlık tesisini kuruyoruz. Bu bazı kesimleri rahatsız ettiği için bu şekilde haberler çıkarıyorlar." (Çiftlik Bank Kurucusu Mehmet Aydın, Line TV'ye verdiği röportajdan)

"Kudüs kırmızı çizgimizdir. Hedef ülke Türkiye'dir. Çiftlik Bank 'Biz dünyadan büyüğüz' diyen 5'lerin kurduğu tezgahı deviriyor. " (Mehmet Çevik'in -Diriliş Ertuğrul'un Deli Demiri-Çiftlik Bank tesislerinin açılışında yaptığı konuşmadan)

"Bir bilgisayar oyunundan yarın bu ülkenin besinini yaratacak noktaya geliyor. Kudüs kırmızı çizgimizdir. Evet." (Mehmet Çevik'in Çiftlik Bank tesislerinin açılışında yaptığı konuşmadan)

"15 temmuz sürecinde... [olduğu gibi] sizden bir tekbir getirmenizi istiycem. Tekbiiir. (Allahuekber!) Tekbiiir!  (Allahuekber!)  Tekbiiir! (Allahuekber!) Onlar bizim bu tekbirlerimizden korkuyorlar. (Çiftlik Bank tesislerinin açılış töreninde dua yaptıran hocanınb kurdela kesimi sonrası kalabalığa attırdığı sloganlar)

"Sayın Mehmet Aydın, büyükbaş süt ve damızlık çiftliği temel atma töreni davetiniz için teşekkür ederim. Yoğun programım nedeniyle katılamayacağım için üzgün olduğumu belirtir..." (Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın Çiftlik Bank Konya tesisleri temel atma törenine gönderdiği telgraftan)

"Milli değerleri milli üretime geçirdiği için huzurlarınızda Mehmet Bey'e [Mehmet Aydın] çok teşekkür ediyorum. Bizim daha çok Mehmet beylere ihtiyacımız var." (Konya Tuzlukçu'nun CHP'li Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa)

"Allah sizleri, böylesi önemli bir girişimin kurucusu Mehmet bey kardeşimizi, hepinizi kazadan, belâdan, nazardan korusun. Allah hepimizi hasetçinin hasetinden korusun." (Başbakanlık Basın ve Enformasyon Konya İl Müdürü Abdurrahman Fidancı , Çiftlik Bank tesisleri temel atma töreninde yaptığı konuşmadan)

"Çiftlik Bank'ın ve Mehmet Aydın'ın her zaman/sonuna kadar arkasındayız." (Çiftlik Bank yatırımcılarının destek amaçlı çektiği videolarda sık yer alan bir cümle)

*

511 milyon TL para toplayan Çiftlik Bank  393.3 milyon TL ödeme yaparken 113.4 milyon lirayı ise Kıbrıs'a aktardı. Sahibi Mehmet Aydın da yurt dışına kaçtı. (Gazeteler)

"Açıkçası bir tane insafsızın [Mehmet Aydın] eline kalıp dolandırıldık arkadaşlar." (Bir Çiftlik Bank yatırımcısı)

***

Çiftlik Bank olayı, en az FETÖ olayı kadar ilginç. Ağustos 2016 tarihinde kurulan bir firma, 18 ay içinde 500 bin üyeye ulaşmış[1], 78 bin kişiden 511 milyon TL toplayabilmiştir. Firmanın bunu bir bilgisayar oyunuyla başarabilmiş olmasına, şirket sahibinin yaşı ve kişisel profili/geçmişi de eklenince olayın ilginçliği daha bir artıyor.

Şirketin yatırımcılarında oluşturduğu "kesin inançlılık" gerçekten incelenmeye değer. Şirket hakkında dolandırıcılık haberleri çıkmaya başlamasından, SPK'nın istifham içeren bülteni yayınlanmasından sonra bile, yatırımcıların Mehmet Aydın ve "Çiftlik Bank" için çektiği destek videolarında mağdurların birbirlerine daha bir kenetlendiği görülüyor.[2] "Dolandırıcılık" haberleri, yatırımcıların "inançlarını" daha bir arttırmış.

Bu nasıl oluyor?

1.Algı yönetimi ve manipülasyonun çok önemli bir kuralı "gerçeklere" dayanıyor olmasıdır. Firma, 4-5 yerde açtığı tesislerle olayın sadece sanal bir oyun olmadığı, reel yatırımlara da dayandığı algısını yerleştirmiş. Nitekim, mağdurların destek videolarında sık sık bu tesislere vurgu yapılıyor. Halbuki, yatırımcılar, paralarını internet üzerinden oynadıkları oyuna yatırıyor, kurulan tesislerde yasal bir hakları bulunmuyor.

2.Bir diğer önemli kural "güvenilirlik".  Çiftlik Bank'ın reklamları bütün ulusal kanallarda dönmüş, devletin çeşitli kademelerindeki yetkililer açılışlara katılmış, her biri Çiftlik Bank'la ilgili pozitif mesajlar vermiş…Bütün bunlar, "Hadi biz yanılıyoruz, herhalde devlet de yanılıyor olamaz.”“Koskoca TV’ler bir dolandırıcının reklamını yayınlıyor olamaz." düşüncesini yatırımcılarda daha bir pekiştirmiş.[3] Güvenilirliği pekiştiren bir diğer önemli nokta ise, firmanın vaat ettiği kâr paylarını ilk zamanlar düzenli olarak vermiş olması. Yatırımcılar, verdiklerinden çok daha fazlasını almaya başladıklarını görünce hem kendileri daha fazla yatırmaya başlamış hem de firmanın doğal bir reklamcısı olmuş; çevresini sisteme kaydolmaya razı etmişler (Böylelikle kendilerinin de kâr payı artacaktır).

3. Kandırmanın etkili bir kuralı da, "tekasür" kuralıdır; çokluk etkisi. Bunu, yatırımcı/mağdur bir bayana sorulan "Neye güvendiniz, burda sizin için inandırıcı olan ne oldu?" sorusuna verdiği cevapta bütün açıklığıyla görmek mümkündür: "Üye sayısına baktık. Biraz tatmin edici miktardaydı. Yani bu kadar insanın aptal olamayacağını düşündük.".

4. Böylesine bir kitlesel aldatmanın, 15 Temmuz FETÖ darbesinin hemen arkasından (Firmanın kuruluş tarihi: Ağustos 2016) gerçekleştirilebilmiş olması bazıları için şaşırtıcı gelebilir. Halbuki, Çiftlik Bank olayı, tam da bu atmosferin var ettiği psikolojik dinamiklerden faydalanmış. Çiftlik Bank propagandasının dayandığı anahtar kavramlar oldukça iyi seçilmiş: "Yerli, millî ve dinî"

Çiftlik Bank'ın bir reklamı M. Kemal Atatürk'ün şu sözleriyle bitiyor: "Türk milleti zekidir."

Firmanın sosyal medya sayfasında yapılan 20 Şubat 2018 tarihli bir paylaşımda Ömer Halisdemir'in fotoğrafının üstünde: "Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz..." ayeti yer alıyor.

10 Şubat tarihinde ise, M. Akif İnan'ın Şehir Gazeli şiirinin ilk mısrası olan "Her eylem yeniden diriltir bizi [beni]" başlığıyla Afrin Operasyonu selamlanıyor.

31 Aralık günü, tüm İslam alemine seslenilerek "Mekke'nin fethi yıldönümü" kutlanıyor.

27 Aralık 2017 tarihinde M. Akif Ersoy, "rahmet ve minnetle" anılıyor.

26 Aralık 2017 tarihinde ise, İHH'nın Suriye için "İlaç ve tıbbi malzeme" kampanyasının afişi,

6 Aralık'ta "Kudüs'e sahip çık" sloganıyla Çiftlik Bank logosunun yer aldığı bir afiş paylaşılmış.

10 Kasım, 29 Ekim, 30 Ağustos tarihleri de atlanmamış; M. Kemal'in fotoğrafları eşliğinde ulusal günler anılmış.

Algı yönetimi ve manipülasyonun vazgeçilmez kurallarından biri "duygulara", hamasetimize hitap etmesidir. Gerek mağdurların destek beyanlarında, gerekse firmanın yöneticilerinin konuşmalarında şirkete yönelik bütün soru işaretleri ve ithamlar "Türkiye'nin büyümesini istemeyen" dış güçlerin oyunları olarak tanımlanıyor. Bu argüman Çiftlik Bank'ı, "millî/dinî bir dava" olarak kodluyor ve yatırımcılarını bu "oyunlara" karşı mücadele etmeye çağırıyor. Bu aşamadan sonra, Çiftlik Bank, 1'e 2,5 veren "tatlı bir ticaret" olmanın yanı sıra "yüce/ulvi" bir cihad olarak algılanmaya başlıyor.

Çiflik Bank'ın reklamında yer alan şu ifade "yerli, millî ve dinî" duyguların hepsini okşamakta oldukça başarılıdır: Muhtaç olduğun kudret, şahdamarından daha yakındır;  yarısı Atatürk'ün sözü, yarısı ayet. Bugünlerde tam da ihtiyaç duyduğumuz şey...

Çiftlik Bank olayının asıl başarısı tam da bu noktada yatıyor: Kişisel kazancı milli/ulvi bir davayla bütünleştirmek.

Çiftlik Bank sadece bu dünyada kazanmayı vaat etmiyor, ahiret de vaat ediyor. Üstelik bunu "oynayarak" elde edebiliyorsunuz; yerli, zahmetsiz ve garanti!

Yerli, zahmetsiz ve garantili ama bunu hazmedemeyenler var. Yatırımcılara düşen, daha fazla yatırarak hem kazanmaya devam etmek, hem de bu oyunları bozmaktır.

Eylülün 20'sinden (2017)  beri "oynadığını" ifade eden  bir yatırımcının söylediği gibi:

"Merhabalar. Ben (...) mühendislik okuyan bir bireyim (...) Arkadaşlar bu zamanlarda siz uygulamanın yanında olmazsanız, hiç bir zaman olmayın (...) Fabrikalarını ziyaret edebiliyorsunuz, şubeler var, şarküteriler var. Daha ne istiyorsunuz? Şu an basının yapmak istediği mantık şu: Ben spekülasyon yaratırım. Yalan haberler yaratırım. Ki bu uygulamaya yatırım azalsın. Kimse yatırım yapmasın. Bu uygulamayı da batıriyim. Artık ellerinizi çekin. Çiftlik Bank'a güveniyoruz ve bu uygulamadan da para kazanacağımızı düşünüyoruz. Zaman birlik olma zamanı arkadaşlar."

*

Şüphesiz, eğer öne sürülen iddialar doğruysa, Çiftlik Bank olayı yakın tarihin dramatik dolandırıcılık hadiselerinden birisidir.

Ancak, bu olayı, sadece mağdurların “kazanma hırsına” bağlayan yaklaşım yanıltıcıdır. Ulusal kanalların böyle bir firmadan reklam almış olması, devlet yetkililerinin ve sanatçıların firmayla birlikte görünmesi/isimlerinin anılması, dahası, ülkeden hiç eksik olmayan “hamaset rüzgarı”, Çiftlik Bank hadisesinin asıl psikolojik dinamiklerini oluşturmaktadır.



[1] Gümrük ve Ticaret Bakanı Bakan Bülent Tüfenkçi, Çiftlik Bank üye sayısının 132 bini aktif 500 bin olduğunu açıkladı. Şirketin sosyal medya sayfasında 26 Eylül tarihli bir paylaşımda "+250 bin kişilik dev bir aile olduk." duyurusu yer alıyor. Eğer rakamlar doğruysa şirket kuruluşundan bir yıl sonra yüzbinlere ulaşmış.

[2] Ben yaklaşık 50'ye yakın destek videosu izledim. Hemen hepsinde Mehmet Aydın ve Çiftlik Bank yüceltiliyor ve Çiftlik Bank'ın hiç kimseyi mağdur etmediğine vurgu yapılıyor.

[3] Azap hg isimli sanatçı firma için "Çiftlik Bank'a kaydol" isimli bir parça da yapmıştır. Firmayı reple tanıtmayı amaçlayan bu parça için bkz: https://www.youtube.com/watch?v=3zBE1jEPyMA

Bunun dışında, yatırımcıların da amatör tarzda yaptığı klipler, Mehmet Aydın için yazdıkları şiirler Çiftlik Bank'ın sosyal medya sayfalarında yayınlanmıştır.