Hendek havai fişek fabrikası davası: Sanıklar sonucu öngördü ama daha fazla kar hırsıyla önlem almadılar

Sakarya'nın Hendek ilçesindeki Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda 3 Temmuz 2020'de 7 kişinin ölümü 127 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan patlamayla ilgili davada karar çıkması bekleniyordu. Ancak mahkeme, sanıklara ek savunma için süre verdi ve karar duruşması için 28 Şubat tarihini belirledi.

Büyütmek için resme tıklayın

Sakarya'nın Hendek ilçesindeki Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda 3 Temmuz 2020'de 7 kişinin ölümü 127 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan patlamayla ilgili davada karar çıkması bekleniyordu. Ancak mahkeme, sanıklara ek savunma için süre verdi ve karar duruşması için 28 Şubat tarihini belirledi.

Davanın 2021 sonundaki duruşmasında, savcılık 8 sanık hakkında "bilinçli taksirle öldürme" suçlamasıyla cezalandırılması için mütalaa vermişti.

Savcılığın mütalaasına göre, sanıkların 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülüyordu.

Mahkeme olası kast için ek süre verdi

Patlamada hayatını kaybeden işçilerin avukatları ise, savcılık mütalaasına karşı beyanlarında suç vasfının değiştirilmesi gerektiğini, sanıkların olası kastla öldürme suçlamasıyla cezalandırılması gerektiğini savundu. İtiraz üzerine mahkeme, sanıklara "olası kastla öldürme" ve "olası kastla yaralama" suçlamasına karşı ek savunma yapmaları için süre verdi.

432'şer yıl hapis cezası çıkabilir

İstenilen cezayı değerlendiren avukatlara göre, sanıklar hayatını kaybeden her işçi için ayrı ayrı hapis cezasına çarptırılabilir. Yani, sanıkların olası kastla öldürme suçundan cezalandırılmaları halinde hayatını kaybeden 7 işçinin her biri için 25 yıla kadar, toplamda 175'er hapis cezası verilebilir. Olası kastla yaralama suçlamasının cezasının üst sınırı ise 2 yıl. 127 kişinin yaralandığı patlamayla ilgili sanıklar olası kastla yaralama suçlamasından cezalandırılırsa, 254'er yıl hapis cezası verme ihtimali var.

Avukat Taşçı: En başından beri "olası kast" dedik

Hendek patlamasıyla ilgili davada gelinen aşamayı, dava sürecini başından beri takip ederek hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına hukuki destek sunan Sosyal Haklar Derneği üyesi avukatlardan Akçay Taşçı anlattı.

Savcılığın bilinçli taksirle öldürme suçundan dava açtığını ve mütalaasını da bu yönde sunduğunu hatırlatarak söze başlayan Taşçı, "Bilinçli taksir, temel olarak sanıkların sonucu öngördükleri, tahmin ettikleri ama bu sonucun gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket ettikleri anlamına gelir. Biz ise en başından beri sanıkların olası kastla hareket ettiğini iddia ettik" diyerek söze başladı.

"Yapmaları gereken iş güvenliği yatırımı, kar oranını baltalayacaktı"

Sanıkların ortaya çıkacak sonucu öngörmelerine rağmen, bunu göze alarak hareket etmeleri nedeniyle olası kastla cezalandırılmaları gerektiğine değinen Taşçı, "Çünkü bu sonucun ortaya çıkmaması için yapmaları gereken iş güvenliği yatırımı, üretim planlaması elde ettikleri karı büyük oranda baltalayacaktı. Şirket yönetimi ise bu önlemleri almak yerine, zaten çok tehlikeli olan bu işi daha da tehlikeli hale getiren şeyler yaptılar" dedi ve Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'ndaki ihmalleri sıraladı:

Mesela emniyete başvurup reddedilmelerine rağmen kaçak barut ürettiler çünkü barut en yüksek gider kalemlerinden biri. Yine mevzuat gereği yapmak zorunda oldukları sığınak binası için ruhsat başvurusu yapıp inşaat ruhsatı aldıktan sonra sığınak binası yapmak yerine ham madde deposu yapmayı tercih ettiler. Bunun gibi birçok örnek sayabiliriz ama bunlar sanıkların üretime ve iş güvenliğine hangi gözle baktıklarının kanıtları. 

"Aynı davranışlara inatla devam etmişler"

2014 yılından aynı fabrikada yaşanan bir patlamada bir işçinin hayatını kaybettiğine ve açılan davada yargılananların bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırıldığına değinen Taşçı, "2014'te bilinçli taksirden cezalandırılmalarına rağmen aynı davranışlara inatla devam etmişler. Dolayısıyla artık bu sonucun gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket ettiklerini düşünemeyiz. Bu kadar inat bir kabullenmenin bir göze almanın göstergesidir" ifadelerini kullandı. 

"Mahkemenin ek savunma istemesi başlı başına bir kazanım"

Gelinen aşamada, savcılığın esas hakkındaki mütalaasında sanıkların bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasını talep etmesinden sonra ayrıntılı beyanlarda bulunduklarını ve mahkemenin sanıklara olası kastla öldürme suçundan ek savunma yapmaları için süre verdiğini belirten Taşçı, "Bu durum tek başına olası kastla cezalandırılacakları anlamına gelmez ama mahkemenin olası kasttan ek savunma istemiş olması bile başlı başına bir kazanımdır" dedi.

Kaynak: Independent Türkçe

04 Şub 2022 - 12:21 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.