Fatma Tuncer: Bu çocukları nasıl ve hangi yöntemlerle ıslah edeceğiz?

Milli Gazete Yazarı Fatma Tuncer, arkadaşları tarafından dövülen ve en son uçurumun kenarında cesedi bulunan 15 yaşındaki Elif Çakal ile ilgili bir yazı kaleme aldı.

Büyütmek için resme tıklayın

Milli Gazete Yazarı Fatma Tuncer, arkadaşları tarafından dövülen ve en son uçurumun kenarında cesedi bulunan 15 yaşındaki Elif Çakal ile ilgili bir yazı kaleme aldı.

Tuncer, gençliğin geldiği noktada ailelerin sorumluluğuna dikkat çekerek ‘Anne babaların birincil meselesi çocuğun edineceği meslek olunca çocuklar merhametin geçerliliğini kaybettiğine inandılar ve ilişkilerini para ve kaba kuvvet üzerine kurmaya başladılar. Merhamet, insanlığın olmazsa olmaz şartlarından biriydi fakat çocuklarımız bunu bir zayıflık olarak gördüler ve kaba kuvveti içselleştirdiler, şiddeti bir araç olarak algıladılar’ ifadelerini kullandı.

Hikâyesi uçurumda biten çocuk

15 yaşında bir kız çocuğu, iki arkadaşı tarafından ağır şekilde darp edilirken bir genç onun çığlıklarından büyük bir keyif alıyor ve el uzatmak yerine manevralar yaparak video çekmeye devam ediyor. Kız aldığı darbelerle yere yığılırken genç birey arkadaşlarını darp eden ve şiddetin dozunu gittikçe artıran iki genç kızın gücünü belgelemek istiyor ve dramatik bir filmden kareler alırcasına telkinler veriyor. İki genç kız birbirlerini gaza getirerek arkadaşlarını öldüresiye dövüyor ve attıkları her yumrukta daha da keyifleniyorlar. Az sonra genç kız aldığı darbelerden bitap düşüyor ve kendini yere atıp yardım istiyor fakat arkadaşlarını darp eden iki kız ve çekim yapan erkek birey büyük bir zafer elde etmişçesine kenara çekiliyor ve kurbanın çaresizliğini seyrediyorlar. İşte modern kültürün gölgesinde şekillenen gençliğin fotoğrafı! İşte geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerin içler acısı hali!
15 yaşında bir kız çocuğu arkadaşları tarafından ağır şekilde darp ediliyor ve kızın aynı gün uçurumun kıyısında cesedi bulunuyor. Genç kızı darp eden kızlar timsah gözyaşı döküyor ve o kendisini bilerek attı diyor, olaya intihar süsü vermeye çalışıyorlar. Fakat soruşturma devam ediyor ve genç kızın ailesi çocuklarının kendilerini darp eden gençler tarafından itildiğini ifade ediyorlar.
Genç kızın çığlıkları kulaklarımda yankılanırken zihnimde onlarca soru beliriyor: Tehlikenin kol gezdiği bir dönemde aileler çocuklarını bu korunaksız alana nasıl bırakabiliyorlar? Nasıl oluyor da çocukluk çağından yeni çıkmış genç bireyler şiddete bu kadar meyilli hale gelebiliyorlar?  Sahi arkadaşlarını acımasızca darp eden ve onun çığlıklarından keyif alan bu çocukların ekeceği şiddet ve nefret sizi endişelendirmiyor mu? Bu çocukları nasıl ve hangi yöntemlerle ıslah edebileceksiniz? Şiddete maruz kalan arkadaşına el uzatmak yerine keyifle çeken bir gencin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sorular, sorular sorular… Arkadaşları tarafından ağır şiddete maruz kalan ve cesedi bulunan genç kız onlarca mağdurdan sadece biri. Anne babaların birincil meselesi çocuğun edineceği meslek olunca çocuklar merhametin geçerliliğini kaybettiğine inandılar ve ilişkilerini para ve kaba kuvvet üzerine kurmaya başladılar. Merhamet, insanlığın olmazsa olmaz şartlarından biriydi fakat çocuklarımız bunu bir zayıflık olarak gördüler ve kaba kuvveti içselleştirdiler, şiddeti bir araç olarak algıladılar.
Her insanın bir hikayesi vardır, çığlıklarını kimseye duyuramayan genç kızın da bir hikayesi elbette vardı ancak uçurumun kıyısında bitti. Ve geride merhametle tanışmayan, bunun gücünü fark edemeyen gençler ve gözü yaşlı bir aile kaldı. Az evvel de ifade ettiğim gibi gençlerimiz merhameti zayıflık olarak görüyor ve kaba kuvveti, şiddeti bir güç olarak algılıyorlar. Oysa merhamet taşlaşmış kalpleri dahi yumuşatacak kadar güçlü, gönüllerde tesir bırakacak kadar etkili, insanlığı yeşertecek kadar hayati bir değerdir. Merhamet güçtür, sevgidir, empatidir, vicdani duyarlılıktır ve insanlığın en önemli şubesidir. Eğer merhametinizi kaybetmişseniz dünyanın bütün imkanlarına sahip olsanız dahi diğerleri üzerinde bir tesir bırakamazsınız, merhametinizi kaybetmişseniz sevemez, vefa gösteremez, kucaklayamaz, koruyamaz ve ruhlara değecek bir etki bırakamazsınız. Susuzluktan bitap düşmüş bir köpeği su ile buluşturan kadını bu günlere kadar taşıyan bir güçtür merhamet, esir aldığı düşmana su uzatan gencin sesini çağlar ötesine kadar duyuran bir dinamik ve düşmanını affeden adamın yüreğindeki heybettir merhamet.
Eğitim sistemi çocukların fıtratlarında mevcut olan merhamet ve adalet duygusunu yeşertmeli ve onların insan yanına yatırım yapmalıdır. Anne babalar çocuklarına merhametle muamele etmeli ve bu duyguyu içselleştirmelerini sağlamalıdırlar. Bunu başarabildikleri takdirde karanlık ne kadar bastırırsa bastırsın çocukların kalplerindeki kandil hem kendilerini hem de etrafı aydınlatmaya yetecektir.

17 Tem 2021 - 12:34 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.