Sakarya 504. Hafta: “Başörtüsü ve Kur’an Hiçbir İktidarın Tekeline Alınamaz”

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 504. Hafta açıklamasında yaklaşan seçim öncesi toplumdaki kutuplaşmaya ve güvensizlik ortamına dikkat çekti. Başörtüsü ve Kur’an’ı kendi siyasetinin tekeline almak isteyen iktidarı eleştirdi.

Sakarya 504. Hafta: “Başörtüsü ve Kur’an Hiçbir İktidarın Tekeline Alınamaz”
Sakarya 504. Hafta: “Başörtüsü ve Kur’an Hiçbir İktidarın Tekeline Alınamaz”
+1
Haber albümü için resme tıklayın

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 504. hafta açıklamasında yaklaşan seçim öncesi genel bir durum değerlendirmesi yaptı. Platform bileşenlerinden Sakarya Dayanışma Derneği adına Kadrican Mendi’nin okuduğu açıklamada, “Ülkenin sene başından beri en önemli gündemi olan seçime bir ay kadar bir süre kaldı. Ve maalesef daha önceki seçimlerde yaşanmadığı kadar kasvetli bir hava var. İktidar partisinin halk arasında infiale yol açan icraatlarını düzeltmek yerine “ben yaptım” oldu şeklindeki tutumu, maalesef toplumu kutuplaştırmış durumda. Tüm bu gerginlik yetmiyormuş gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa’da tanımlanmış “tarafsızlık” ilkesini zorlayan tutumları ve bunu yaparken devlet imkânlarını ve kurumlarını kullanması siyasal etik ve teamül açısından kabul edilebilir şeyler değil” denirken, toplumda seçim sürecine şaibe karıştırılabileceği kaygısı gütmesinin iyi bir durum olmadığına dikkat çekildi.

Açıklamanın devamında AK Parti iktidarının başörtüsü ve Kur’an üzerinden yürütmeye çalıştığı siyaset değerlendirilirken şu ifadelere yer verildi: “28 Şubat mağduriyetine oynayan iktidarı, 28 Şubat’ın aktörlerine ilişkin hiç bir yargısal mücadelenin takipçisi olmadığını bilen bizlerin ciddiye alması söz konusu değildir. Yine başörtüsü üzerinden yapılan kampanya da, maalesef dindar kitlenin hassasiyetlerinin iktidar için istismar edilmesinden başka bir şey değildir. Yıllarca bu meydanda “başörtüsü” yasakları karşısında mücadele vermiş olan platformumuz, AKP’nin başörtüsü konusundaki tavrını, işi nasıl yokuşa sürdüğünü, kendini riske atacak en küçük bir adım dahi atmadığını bilmektedir… Başörtüsü ve Kur’an gibi kutsallarımız üzerinden siyaset yapılması kabul edilemez. İslam’a ait bu değerleri halkımız aziz bilmiştir ve iktidarda kim olursa olsun, bunlar kimsenin tekeline alamayacağı değerlerdir.”

SAÖP 504. Hafta basın açıklaması

Ülkenin sene başından beri en önemli gündemi olan seçime bir ay kadar bir süre kaldı.

Ve maalesef daha önceki seçimlerde yaşanmadığı kadar kasvetli bir hava var.

İktidar partisinin halk arasında infiale yol açan icraatlarını düzeltmek yerine “ben yaptım” oldu şeklindeki tutumu, maalesef toplumu kutuplaştırmış durumda.

İktidar partisine oy atanlarla atmayanlar arasındaki gerilim hiç bu kadar yaygın bir toplumsal nefrete yol açmamıştı.

Tüm bu gerginlik yetmiyormuş gibi, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa’da tanımlanmış “tarafsızlık” ilkesini -en hafifinden-  zorlayan tutumları, ve bunu yaparken devlet imkânlarını ve kurumlarını kullanması siyasal etik ve teamül açısından kabul edilebilir şeyler değil.

Yine iktidarın bu müstağni tavırları seçimlerin adil yapılacağına ilişkin şüpheleri de halk arasında daha önce görmediğimiz kadar arttırmış durumda.

İnsanlar kendilerini, devlete, seçimlerin güvenliğiyle sorumlu olan YSK’na, iktidar partisinin sandık görevlilerine güvenemedikleri için, sandık güvenliğini bizzat sağlamak gibi bir zaruret içinde hissedebiliyorlar.

Kurumlara ve siyasal iktidara olan bu güvensizlik durumu, başlı başına üzerinde durulması gereken bir sorundur.

Unutulmamalıdır ki; Siyasetin meşruiyet çerçevesini çizen hukuktur, hukukun ve bu hukuka dayalı olarak oluşturulmuş kurumların bu kadar şaibeli hale gelmesi, ilerde onarılamayacak yıkımlara yol açabilir.

Bu noktada seçim stratejisini “dindar” kesimin oylarını toplamak üzerine kuran AKP’nin ortaya koyduğu icraattan da ciddi şekilde rahatsız olduğumuzu ifade etmemiz gerekiyor.

28 Şubat mağduriyetine oynayan iktidarı, 28 Şubat’ın aktörlerine ilişkin hiç bir yargısal mücadelenin takipçisi olmadığını,  şu anda hüküm giymiş tek bir darbecinin dahi olmadığını bilen bizlerin ciddiye alması söz konusu değildir.

Yine Başörtüsü üzerinden yapılan kampanya da, maalesef dindar kitlenin hassasiyetlerinin iktidar için istismar edilmesinden başka bir şey değildir.

Yıllarca bu meydanda “başörtüsü” yasakları karşısında mücadele vermiş olan platformumuz, AKP’nin başörtüsü konusundaki tavrını, işi nasıl yokuşa sürdüğünü, kendini riske atacak en küçük bir adım dahi atmadığını bilmektedir.

Ancak burada daha tehlikeli olan, halkın önemli bir kesimi tarafından yasakçılık ve yolsuzlukla anılır hale gelen AKP iktidarının, kendini “Başörtüsü” ile özdeşleştirmeye çalışmasıdır ki bu algı dindarlara fayda değil sadece zarar verir.

Başörtüsü ve Kur’an gibi kutsallarımız üzerinden siyaset yapılması kabul edilemez.

İslam’a ait bu değerleri halkımız aziz bilmiştir ve şu bilinmelidir ki iktidarda kim olursa olsun, bunlar kimsenin tekeline alamayacağı değerlerdir.

Platform olarak, İslami şiar sembol ve değerlere dönük her türlü saldırı karşısında şu ana kadar nasıl durduksa bundan sonrada iktidar kim olursa olsun bu değerleri canımızdan aziz bilecek ve savunacağımızı kamuoyu ile bir kez daha paylaşmak isteriz.

Aziz dostlar!

Seçimlere şaibe katacak her türlü davranıştan kaçınılması ve hukukun herkese lazım olduğunun akıldan çıkartılmaması önemlidir.

Kim kazanırsa kazansın, bu ülkenin ve bu şehrin insanları yine bir arada yaşamaya devam edeceklerdir.

Toplumları bir arada tutan iktidarlar değil, bir arada yaşama iradesidir. Bu iradeye sahip çıkılmalı bunun içinde iktidarın kimde olduğuna bakılmaksızın her zaman Adalet’i yüceltme mücadelesi verilmelidir.

Şu anda iktidarı kullanan ve onu kayıtsız şartsız destekleyen dostlarımıza tavsiyemiz;  hiç bir iktidarın ebedi olmadığı gerçeğini hatırlamalarıdır.

İktidarlar gelip geçer Allah’ın dini baki kalır.

Herkes hesabını buna göre yapmalı ve ilerde mahçup olacağını davranışlara girmemelidir.

Allah müminlere; “iyilik ve takvada dayanışmayı emreder, kötülük ve düşmanlıkta yardımlaşmayı yasaklar”

Allah sözü en doğru olandır.

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu adına Sakarya Dayanışma Derneği

09 May 2015 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.