Bahreyn halk hareketi 7. yılına girdi: İrademiz daha da güçlü!

Bahyreyn’deki halk hareketi 7 yılına girerken yönetimin muhaliflere uyguladığı baskı artarak devam ediyor.

İslami Analiz/Haber Merkezi 

Bahreyn halk hareketi 7. yılına girerken, Bahreyn yönetiminin zorbalığını daha da artırması dolayısıyla muhalefet ve yönetim arasındaki kriz tüm yönleriyle devam ediyor.

Geçtiğimiz 7 sene içerisinde hareket, sakin ve barışçıl tavrını koruduğu için “zorbalık” olarak tanımladığı idam, öldürme, vatandaşlıktan çıkarma gibi kararlar karşısında uluslararası desteği yanına çekti.

Hareketin başlangıcının yıl dönümünde konuşan Vifak’ın üst düzey isimlerinden olan Ali Esved “Bahreyn siyasi yönetimi şeklen bir muhalefetin dahi varlığına tahammül edemiyor” ifadelerini kullandı.

El-Meyadin’e özel röportaj veren Esved, devrim hareketinin başlamasına sebep olan şeyin anayasa üzerinde mutabakat sağlanamaması olduğunu, şayet uzlaşı hakim olsaydı halk ve yönetim arasındaki durumun bu aşamaya gelmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

2002 yılında yayınlanan anayasanın halkın hiçbir bilgisi olmaksızın münferit bir şekilde düzenlendiğini belirten Esved, Bahreyn halkının 2001 yılına kadar anayasanın hazırlanma sürecine katılım ümidi taşıdığını, ancak Bahreyn hükümetinin fakirlik, işsizlik, eğitim, vatandaşlık gibi meselelerde halkın denetimi olmaksızın tek başına hareket ettiğini dile getirdi.

Tüm bu sorunların halkın öfkelenmesine sebebiyet verdiğini belirten Esved, çözüm üretilememesi neticesinde en basit hakların yerine getirilmesi noktasındaki taleplerine ulaşmak adına hareketin başladığını ifade etti.

Vifak yetkilisi yönetimin 2011 Mart ayında Bahreyn Veliahdı tarafından sunulan 7 ilke gereğince siyasi reform şiarını içeren Manama Sözleşmesini görmezden geldiğini, şeklen dahi olsa sözleşmeler, siyasi reformlar, haklar sağlanmadığı sürece ülke ve halk için istikrarın temin edilemeyeceğini vurguladı.

1973 anayasasının, uzlaşı hususunda 2002 anayasasından daha iyi olduğunu ifade eden Esved, dünyada 1971’den beri aynı başbakanla yönetilen başka bir yönetimin olmadığını, başbakanlık koltuğundan bir kişinin tekelinde olmayıp halka ait olduğunu vurguladı.

Muhalefetin 7 sene boyunca taleplerin sunulması hususunda önemli adımlar attığını vurgulayan Esved, uzlaşının barışçıl çerçevede sağlanması, hangi sebepten olursa olsun böyle bir hareketin silahlı bir şekle bürünmemesi gerektiğini, bunu Muhalif Demokratik Güçler tarafından yayınlanan “Şiddet Yok Sözleşmesi”nde de ifade ettiklerini belirtti.

Buna mukabil yönetimin şiddet, katliam, binlerce kişiyi hapsetme, sürgüne gönderme, vatandaşlıktan çıkarma gibi yöntemlere başvurduğuna da işaret etti.

Esved uluslararası toplumun demokratik devlet talebinde bulunan ulusal muhalif güçlerin yanında olduğunu, Bahreyn hükümetinin “karar mekanizmasını tek elinde bulunduran bir aile” tarafından yönetildiği hususunda da hemfikir olduğunu ifade etti.

Öte yandan sosyal medyada, Bahreyn devriminin kararlılığını ifade etmek amacıyla “İrademiz daha da güçlü!” hastaghiyle paylaşımlar yapılması da dikkat çekti.

Vifak’ın Genel Sekreter Yardıcısı Şeyh Hüseyin Ed-Deyhi, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, halkın siyasette, hukukta, medyada ve sahadaki tavrı doğru yolda olunduğunun garantörüdür” ifadelerini kullandı.

15 Şub 2018 - 01:00 - Körfez Ülkeleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.