Japonya'da patronların kâr hırsı nedeniyle çok çalışmaya bağlı ölümler artıyor

Dünya genelinde çalışma saatlerinin en uzun olduğu ülkelerden biri olan Japonya'da, son yıllarda çok çalışmaya bağlı ölüm olaylarında da artış yaşanıyor.

Dünya genelinde çalışma saatlerinin en uzun olduğu ülkelerden biri olan Japonya'da, son yıllarda çok çalışmaya bağlı ölüm olaylarında da artış yaşanıyor.

BBC Türkçe'de yer alan habere göre Japonlar, çalışma saatleriyle ilgili hükümetin düzenlemeye gitmesi çağrında bulundu.

Anne Michiyo Nişigaki, oğlu Naoya'nın mezun olur olmaz Japonya'nın en büyük telekom şirketlerinden birinde işe girdiğini ve çok çalışığını söyleyerek,  'Çok meşgul olduğunu ama yine de iyi olduğunu söylüyordu.Babamın cenaze töreni için eve geldi, yataktan kalkamıyordu. 'Kalkamıyorum, izin ver biraz uyuyayım. Özür dilerim anne ama uyumama izin ver' dedi.' ifadelerinde bulundu

Anne Nişigaki, 'Genelde son tren saatine kadar çalışırdı, treni kaçırdığında ofisteki masasında uyurdu. En kötüsü, bir defa geceden sabaha kalıp, aynı gün gece 10'a kadar çalışmıştı. Toplam 37 saat' diyor' ifadelerinde bulundu.

Naoya, 27 yaşında aşırı dozda ilaç kullanımından öldü. Ölümüne resmi olarak 'karoşi' tanısı kondu.

'Karoşi' Japonya'da aşırı çalışma bağlı ölüm için kullanılan bir ifade.

Japonya'da çalışma saatlerinin uzun olması uygulama ilk olarak 1960lı yıllarda başladı. Son dönemde ise karoşi ölümlerinde artış yaşandı.

Japon reklam ajansı Dentsu'da çalışan 24 yaşındaki Matsuri Takahaşi, 2015 yılı kaldığı yurttan atlayıp intihar etti.Takahaşi'nin ölümünden sonra genç kadının çok az uyuduğu, ayda en az 100 saat fazla mesai yaptığı ortaya çıktı.

Genç çalışanlara yardım eden Posse adlı bir kuruluşta görevli olan Makoto Iwahaşi, bunun özellikle işe yeni başlayanlar arasında çok olağandışı bir durum olmadığını ifade etti.

Gelen şikâyetlerin çoğunun uzun çalışma saatleriyle ilgili olduğunu belirten Iwahaşi, 'Bu çok üzücü çünkü genç çalışanların başka seçeneği yok. İşi bırakmazsanız, 100 saat fazla çalışmak zorundasınız. İşi bırakısanız da hayatta kalamazsınız' açıklamasında bulundu.

İş güvenliğinin azalması ile durumu giderek kötüleştiğini ifade eden Iwahaşi, '1960lı, 70lı yıllarda karoşi yaşanıyordu. Ama fark vardı. Onlar uzun saatler çalışıyor ömür boyu iş garantisi alıyorlardı. Durum artık öyle değil.' dedi.

Resmi rakamlara göre her yıl karoşi tanısıyla ölenlerin sayısı yüzleri buluyor. Bu ölümlerin gerekçeleri genelde, kalp krizi, intihar ve felç oluyor. Genç çalışanların hakları için mücadele eden kuruluşların rakamların resmi verilerden daha yüksek olduğu görüşünde.

Bir araştırmaya göre Japon şirketlerin yaklaşık dörtte birinde işçiler, ayda 80 saat fazladan mesai yapıyor, çoğu zaman maaş alamıyor. Çalışanların yüzde 12'si, ayda 100 saati aşıyor.

Yeni düzenlemelere gidilmesi için Japon hükümetinin üzerindeki baskı artıyor. Japonya'da iş arkadaşlarından veya patronundan önce çıkmak hoş karşılanmıyor.

Bu yılın başında hükümet, her ayın son Cuma gününü 'Ayrıcalıklı Gün' ilan ederek şirketlere, çalışanlarını öğleden sonra 3'te salmaları çağrısında bulundu. Hükümet ayrıca Japon çalışanların daha fazla tatil almaları çağrısında bulundu.

Bir yıl içinde 20 gün izin yapma hakkı tanınıyor ama çalışanların yüzde 35'i bu izinlerini kullanmıyor.

Tokyo'nun Toşima bölgesinde yerel idari birimlerin bulunduğu binalarda akşam saat 7'de ışıkları kapatmaya başladılar. Böylelikle çalışanları da eve gitmeye teşvik ediyorlar.

Japonya dünyanın en uzun çalışma saatlerine sahip olsa da gelişmiş G7 ülkeleri arasında üretkenliği en az ülke konumunda. Çalışan haklarını savunucuları, önlemlerin yetersiz olduğunu ve asıl sorun olarak görülen 'gençler arasında uzun çalışma saatlerine bağlı yaşanan ölümlere' odaklanılmadığını ifade ederek çalışanlara tanınan fazla mesai sürelerine yasal sınırlama getirilmesi gerektiğini savundu.

Bu yılın başında hükümet, fazla mesai süresini ayda ortalama 60 saatle sınırlandırdı. Şirketler 'yoğunluğu' gerekçe göstererek 100 saate kadar fazla mesaiye izin veriyorlardı. Bu sınır ise 'karoşinin kırmızı çizgisi' olarak görülüyor.

Muhalifler, hükümeti çalışanların refahı pahasına ekonomik çıkarlara öncelik vermekle eleştiriyor.

Son 30 yıldır yaşanan karoşi olaylarını inceleyen akademisyen Koji Morioka, 'Japonlar hükümete güveniyor ama ihanete uğramış gibi hissediyorlar' diyor.

Son yıllarda gençler arasında ölümler arttı. Çalışan hakları savunucularının sayısı da giderek artıyor.

Oğlu Naoya'yı kaybeden anne Michiyo Nişigaki 'Japonya,El üstünde tutması gereken genç çalışanları öldürdürüyor' diyerek, 'Şirketler kısa vadeli çıkarlarına odaklanıyor. Oğlum ve diğer genç işçiler çalışmaktan nefret etmiyor, yetenekliler ve iyi iş çıkarmak istiyorlar.Onlara, uzun saatler veya sağlık sorunları olmadan çalışma fırsatı tanıyın, ülkemiz için onlara sahip olmak bir ayrıcalıktır.' ifadelerinde bulundu.

03 Haz 2017 - 00:00 - Asya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.