MAZLUMDER’den yargı paketiyle ilgili açıklama: Temel haklar ve özgürlüklerde geriye gidiş kabul edilemez!

MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Arif Koçer, son yargı paketiyle ilgili bir açıklama yaptı.

İslamî Analiz/Haber Merkezi

MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Arif Koçer, son yargı paketiyle ilgili bir açıklama yaptı.

İşte o açıklama:

TEMEL HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLERDE GERİYE GİDİŞ KABUL EDİLEMEZ!

"Hâkim ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi"nin 21. Maddesi ile CMK'nın 116. Maddesinde yer alan "somut delillere dayalı kuvvetli şüphe" ibaresi kaldırılarak oldukça muğlak ve güvenliksiz bir ifade olan ve şubat ayında kaldırıldığında takdirle karşılanan "makul şüphe" ifadesi tekrar CMK'ya konulmaya çalışılmaktadır.

Buna göre daha 8 ay önce yani 21.02.2014 tarihinde değiştirilen CMK 116. Maddesi tekrar olduğu gibi eski haline döndürülmeye çalışılmaktadır. Böylece kolluk tarafından kişilerin üst, eşya, konut, işyeri ya da sahibi olduğu diğer yerlerinde arama yapılabilmesi için 'somut delillere dayandırılmış kuvvetli bir şüphe' gerekmeyecek, ne olduğu belli olmayan 'makul bir şüphe' yeterli olacaktır. Bu kadar muğlak ve kolluğa çok geniş arama yetkisi veren bir kanun maddesi hukuk güvenliğini zedelemektedir. Yine kanunların çok sık, hem de temel haklar aleyhine değişmesi hukuka olan güveni daha da sarsmaktadır. Üstelik bu değişikliğe neden ihtiyaç duyulduğu bile topluma gereği gibi izah edilmemiştir. Kanun gerekçesinde de mevcut halin uygulamada ortaya çıkardığı güçlükler yanında, kurumun amaç ve işlerliğini zayıflatmasından bahsedilmiş olup bu basit ve inandırıcılıktan uzak gerekçe ile kanunun eskiye döndürülmesi kabul edilemez bir durumdur. Üstelik kanunun mevcut halini düzenleyen gerekçede "Şüpheli ve sanıkların temel hak ve özgürlüklerinin korunması için önemli bir güvence sağlanmakta ve aramanın uygulanabilmesi bakımından tutuklama müessesesinde olduğu gibi somut delillere dayalı kuvvetli şüpheye yer verilmektedir." denildiği düşünüldüğünde, temel hak ve özgürlükler açısından nasıl bir geri gidiş yaşanacağı ortaya çıkmaktadır.

Polis Vazife ve Salahiyet Yasasındaki silah kullanma yetkisine ilişkin maddenin değişmesine dönük, MAZLUMDER'in iki yıldır sürdürdüğü kampanya ortadadır. Uygulamada polis kurşunu ile ölen 170 sivil insanın ve ailelerinin mağduriyetine karşı, “direndi veya kaçtı” bahanesiyle polis kolayca silahına davranabiliyor ve bu gücü yasanın 16. maddesinden alıyorken, buna dönük hiçbir çalışmayı başlatmayan siyasi iradenin, kişilerin mahrem alanları dâhil her şeyinin aranmasına ilişkin olarak “somut delil” gibi hukuki güvenliği sağlayan bir kayıttan, “makul şüphe” gibi muğlak bir kayıda geçmek istemesi kabul edilebilir bir durum değildir.

Devlet güvenli bir ortamda yaşamak için bir kısım özgürlüklerimizden vazgeçerek oluşturduğumuz bir hizmet aygıtıdır. Her şey ona feda edilebilecek kutsal bir varlık değildir. Dokunulmaz olan insanların canı, malı, namusu, dini ve fikridir. Temel Haklar ve Özgürlükler lehine iyileştirme ve daha ileri düzenlemeler beklerken, geriye gidiş anlamındaki bu aleyhe düzenlemeden vazgeçilmelidir.

Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.

Mehmet Arif Koçer

MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı

21 Eki 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.