İşte Esed'in el-Meyadin Televizyonu'na Verdiği Röportajda Öne Çıkan Başlıklar

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed, Suriye krizi konusundaki son gelişmeleri Lübnan merkezli el- Meyadin Televizyonu'na değerlendirdi. İşte o röportajda öne çıkan başlıklar...

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Ülkesinin içinde bulunduğu kaosun sebebini dış politikadaki duruşlarına bağlayan Esed, ABD'yi Suriye'deki terör ve siyasi taşkınlığa sebebiyet vermekle suçladı.

Yine Avrupa, Arap ve bölge ülkelerinden bazılarına, kasıtlı veya kasıtsız olarak zaman zaman el- Kaide'ye yardım ettikleri iddiası ile suçlamalar yönelten Esed, ABD yönetiminin vefasından bahsedenlerin hayal gördüklerini söyledi. ABD'nin büyük bir devlet olduğuna ve dünyanın gündeminde etkin olduğuna işaret ederek, " Eğer onlarla kendi menfaatine hizmet edecek bir bağ kurmak mümkün olsaydı, o zaman onlarla aranda bulunan ihtilafı çözmek için adım atmakta tereddüt etmezdin. Ancak onların çözüm önerisi yalnızca kendi çıkarları içindir. Biz de bunu reddediyoruz " şeklinde konuştu.

Suriye krizi dışarıdan organize edildi

Suriye'de kriz öncesi iki ay süren ve yabancı basın-yayın organları aracılığı ile gerçekleşen kışkırtmaların ülkedeki gösterileri ateşlediğini söyleyen Esed, bu durumun aslında krizin dışarıdan organize edildiğinin bir delili olduğunu ifade etti.

Muhalefetin yapısı

Muhalefet konusunda konuşan Suriye Devlet Başkanı, elbette bölgede farklı ve birbirine zıt gurupların olabileceğini, bunların halkla iç içe ve siyasi bir programlarının olmasının gayet normal olduğunu; ancak bu muhalefetin hiçbir şekilde dışarıdan olamayacağı ve dışarıdan bir siyasetle yönetilemeyeceğini, askerinin veya silahının dışarıdan giremeyeceğini ve eğer bu olursa bunun adının muhalefet değil ancak “terör” olabileceğini söyledi.

Irak Savaşı’na “hayır” dedik; bedelini ödedik

ABD'nin, 2003 Mart’ında düzenlenen Şarmu'ş- Şeyh zirvesi öncesi Suriye'nin Irak'a karşı kampanyada yanlarında olması için çok uğraştığını ifade eden Esed, “ABD'li yetkililerin Suriye'ye geldikleri sırada susmamız için ikna ve gözdağı çabaları vardı. Ancak zirvede cevabımız açıktı ve savaşı reddettik. Çünkü bu zirvenin Irak savaşının pazara çıkarılması olduğunun farkındaydık. Bunun bedeli de ağır olacaktı.  Colin Powell'ın savaştan üç hafta sonraki meşhur ziyareti bunu gösteriyordu. Ki o gün tüm dünyanın gözünde ABD savaşı kazanmış görünüyordu. " şeklinde konuştu.

Bu ziyaret esnasında Powell tarafından, “savaş konusundaki tavırları nedeni ile ABD kongresi tarafından Suriye'ye hesap sorulacağı ve öncekinden daha katı bir kanun hazırlığı içinde olunduğu; sunulan şartları kabul etmezse yalnız kalacağı” tehdidinin savrulduğunu aktaran Esed,  kendisine sunulan şartların şunlar olduğunu söyledi: “Irak'tan gelecek olan eski rejim kalıntılarının ülkeye kabul edilmemesi; ülke içinde bulunan Filistin direnişi komutanlarının tasfiye edilmesi ve Hizbullah ile bağları koparması ve yardımlaşmayı kesmesi.”

Dördüncü şartı ise ilk defa el-Meyadin Televizyonu’nda açıklayacağını söyleyen Esed, ABD’nin kendisinden, Irak’tan Suriye’ye geçecek bilim adamlarını öldürmesini istediğini belirtti ve “ABD, Irak’ı cahilleştirme politikası olarak önde gelen alimleri katletti” dedi.

Şam Hükümeti’nin, dış menşeli olan ve silahlı mücadele içerisinde bulunanlar hariç tüm muhalefet unsurlarıyla görüşmeye hazır olduğunu belirten Esed, Katar ve Suud hükümetinin muhalefete verdiği desteğe değinerek; Katar’ın finansman, Türkiye'nin ise lojistik destek sunduğunu, Ürdün'ün ise bu süreçte geçit rolü oynadığını söyledi.

2014 Seçimleri

2014'te yapılması planlan seçimlere değinen Esed, bu seçimlerin yapılmasında herhangi bir mâni bulunmadığını söyledi.

Suud’un rolü

Suud hükümetinin yönetimi ve askeri ile tam anlamıyla Suriye’yle savaşa girmiş olduğunu söyleyen Esed, Suud hükümetinin bu süreçte ABD'nin kararları ile hareket ettiğine ve her anlamıyla muhalefete destek olduğuna işaret etti.

İki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden düzelip düzelmeyeceği sorusuna, halkın menfaati neyi gerektiriyorsa ona göre hareket edileceği cevabını veren Suriye lideri, her hangi bir sorunda piyonları değil yöneticileri muhatap alacaklarını söyledi.

Suud Hükümeti tarafından yöneltilen “halka baskı yapma, İran ve Hizbullah ile iş biriliği yapma ve Lübnan'ın içişlerine karışma” gibi suçlamalara cevaben, “Ne Suud hükümetinin ne de bir başkasının bu konulara karışmaya hakkı yoktur. Öncelikle bu ülkeler siyasi reformlar konusunda dünya çapında en geri kalmış ülkelerdir; özellikle Suud bu konuda en baskıcı, en zorba yönetim şekline sahiptir. Demokrasi bilmezler, seçim bilmezler, halka istedikleri gibi anayasa yapma hakkını bile vermezler. Bu yüzden bu konuda konuşmayı hak etmiyorlar. İran'a gelecek olursak; madem İran ile ilişkilerimizi güçlendirmemizi istemiyorlar, o halde neden Hacc için davet ettikleri İran Cumhurbaşkanı’nın elini sıkmak için koşturuyorlar. Sen İran ile ilişkilerini geliştiriyor diye Suriye'ye kız, sonra da kendi ilişkilerini geliştirmek için Cumhurbaşkanının elini sıkmaya koş. Burada bir gariplik var. Bu bizim için soru işaretidir. " şeklinde konuştu.

Hizbullah ile ilişkiler

Hizbullah ile ilişkileri konusunda da konuşan Suriye lideri, Hizbullah’ın bir direniş hareketi olduğunu ve amaçlarının ortak olduğunu; yalnızca düşmanla savaşmayı değil dışarıdan gelecek tehditlere karşı da direnmeyi amaçladıklarını, Suriye'nin düşmanlarının da Suriye politikasının düşmanları olduğunu belirtti. Hizbullah’ın, İran'ın veya Suriye'nin tek amacının bölgeyi korumak olduğunu söyledi.

Lübnan eski bakanlarından Mişel Samaha'nın Lübnan’daki patlamaların Suriye'nin gerçekleştirdiği yönündeki iddialarıyla ilgili soruya da, "kendilerinden bir senedir delil bekliyoruz henüz bir delil sunmadılar" cevabını verdi.

Golan Tepeleri

Golan tepelerinde direnişin başlamasına dair sorulan soruya bunun planlanabilecek bir mesele olmadığını; bunun halkın meselesi olduğunu ve dilerlerse başlayabileceğini söyledi. Hâlihazırda Suriye dışında Lübnan ve Filistin cephelerinde bunun mümkün olmadığını ancak Suriye'nin bu mücadeleye her daim hazırlıklı bulunduğunu ifade etti. Şu an Suriye askerinin iç meselesi ile meşgul olduğunu ancak İsrail'den gelecek olan tahrik edici saldırıların da cevapsız kalmayacağını belirtti.

Hamas meselesi

Hamas’la ilişkilerle ilgili de konuşan Esed, savaşın başladığı günlerde Karadavi'nin fetvaları karşısında susması nedeni ile Hamas hareketine karşı kırgın olduklarını; Hamas’a Suriye kadar destek veren ve bedel ödeyen başka bir ülke olmamasına rağmen, bu suskunluk nedeni ile ilişkilerinin zedelendiğini söyledi.

23 Eki 2013 - 00:00 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.