Veli Kurt’un kaleminden A’lâ Suresi tefsiri

İslami Analiz yazarlarından Veli Kurt A’lâ Suresi’ni tefsir ettiği bir yazı kaleme aldı.

İslâmî Analiz/Köşe Yazıları

İslami Analiz yazarlarından Veli Kurt, A’lâ Suresi’ni tefsir ettiği bir yazı kaleme aldı.

Kurt’un yazısından bir kesit şu şekilde:

“ Fakat siz (ey insanlar! ) dünya hayatını tercih ediyorsunuz . “ İ nsan, belki de yaratılışında ki ham maddesi gereği, dünya ile ilişkisi hep güçlü olmuş, ondan ayrılma korkusunu hep yüreğinde hissetmiş, ölümü kendisine hep uzak görmüştü. Fıtratındaki o dünya sevgisi ve ebediyet duygusu değil miydi atası Âdem’i de cennetten çıkartan? İnsanın zaafını iyi bilen İblis, tuzaklarını hep ölümü unutturma ve dünya sevgisi üzerine kurmuştu. Fıtratındaki ebedilik hissi aslında ona üflenen ruhtu fakat o, bu hissi, geçici olan dünyada arayarak geçirmişti ömrünü. Oysa ebediyetin yurdu Ahiretti. İnsan bedeninin süfli arzuları, onu yere, hammaddesi olan çamura ve batağa çekerken, taşıdığı Rabbinin nefesi, onu sonsuz ve yüce olana çağırmaktaydı. Cafer-i Sadık (R.A): “Dünya deniz suyuna benzer, içtikçe susuzluğu arttırır ta ki ölünceye kadar.” diye uyarırken insanı, Hz. Peygamber (SAV)’de: “Dirhem ve dinar sizden öncekilerin sonu oldu, sizinde katiliniz bu olacak” diyerek aynı tehlikeye dikkat çekmekteydi. İnsandaki dünya tutkusu belki de, insanın kemale olan özlemiydi. Bu tutku onu dünyada neye sahip olsa tatmin etmeyecekti. Çünkü dünya kemal â tın değil, nakisaların yurduydu ve kemali yanlış yerde aramamalıydı. Dünyada neye sahip olursa olsun, tatmin olmayacaktı. Bu tutku, ya onu çırpındıkça daha da batağa çekecek, “hidayeti verip delaleti satın aldıracak”, ya da mükemmeli yanlış yerde aradığını fark edip, sırat-ı müstaqime yöneltecekti. Hidayet kapısını aralayabilseydi,  ilahi aşkı tadarak, dünyanın oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu anlayacak, geçici olanla, kalıcı olanın farkına erecek ve gözünü aradığı ebediyete dikecekti. “ Allah’ın katında bulunanlar daha hayırlı ve kalıcıdır .”(Kasas:60) Ebediyetin izini bulan insan için artık dünya bir zindan ve firaktı. Artık onun için dünya ve onun nimetleri, Allah’a kulluktan ve onun sevgisinden mahrum eden, ahiretin kazanılmasına engel olan şeylerin toplamıydı. Ama şunun da farkındaydı ki; zahiren dünyevi bile olsa, Allahın rızasına uygun, ondan uzaklaştırmayan, her şey yine ahirete aitti. Çünkü dünya ahiretin tarlasıydı ve ahirette hesabı verilebilir her şey uhreviydi. Yani kısır bir yaklaşımla, dünyadan el etek çekmek, zühd hayatı yaşamak adına Hıristiyan münzevilere dönüşmekte değildi istenen.

Veli Kurt’un yazısının tamamını okumak için tıklayınız.

09 Ara 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.