Çavuşoğlu'dan AB'ye: Anlaşmaların üçü de birbirine bağlı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-AB arasında vize serbestisi, geri kabul ve 18 Mart anlaşmaları olduğunu hatırlatarak, 'Bu anlaşmaların üçü de birbirine bağlıdır, hepsini birlikte uygulamamız lazım. 'AB'nin işine yarayan anlaşmayı uygulayalım, Türkiye'nin işine yarayan anlaşmayı bir kenara

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-AB arasında vize serbestisi, geri kabul ve 18 Mart anlaşmaları olduğunu hatırlatarak, 'Bu anlaşmaların üçü de birbirine bağlıdır, hepsini birlikte uygulamamız lazım. 'AB'nin işine yarayan anlaşmayı uygulayalım, Türkiye'nin işine yarayan anlaşmayı bir kenara bırakalım' anlayışı uygulanabilir değildir' dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ankara Palas'ta ‘Türkiye-Romanya-Polonya Dışişleri Bakanları Üçlü Toplantısı'nda Romanya Dışişleri Bakanı Lazar Comanescu ve Polonya Dışişleri Bakanı Witold Waszcykowski ile baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Bu toplantının aslında Bükreş'te gerçekleştirilmesinin planlandığını ancak darbe girişimi nedeniyle bu iki ülkenin Türkiye'ye olan dayanışmalarını bir kere daha göstermek için Ankara'da bir araya gelmeyi teklif ettiklerini, kendilerinin de bunu memnuniyetle kabul ettiklerini anlatan Çavuşoğlu, bu duyarlı yaklaşımları için konuk bakanlara teşekkürlerini iletti.

Baş başa görüşmelerde birçok konuyu değerlendirme fırsatı bulduklarını ve bu kapsamda bölgedeki güvenlik sorunları, karşı karşıya kalınan tehditler, NATO'nun hem güney hem de doğu kanadında meydana gelen sorunları ele aldıklarını ifade eden Çavuşoğlu, aynı şekilde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik süreci, göç dahil vize serbestisi gibi Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasındaki birçok konuyu görüştüklerini belirtti.

Bakan Çavuşoğlu, 'Diğer taraftan, DAEŞ dahil terörle mücadele konusunda birlikte ne yapabiliriz, NATO nasıl rol oynayabilir, bunları değerlendirdik. Biz üç ülke olarak NATO'nun hem iki sene önce Galler'de hem de temmuz ayında Varşova'da aldığı kararların bir an önce uygulanmasında yarar olduğunu düşünüyor ve bölgemizin istikrarı ve güvenliği için bunu güçlü bir şekilde savunuyoruz' diye konuştu.

Çavuşoğlu, bir soru üzerine, NATO'nun balistik füze savunma sistemlerinin tüm müttefiklerin topraklarını, halkını ve de silahlı kuvvetlerini koruyacak şekilde yerleştirilmesi ve güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi ve NATO'nun bu konudaki kararlarının bir an önce uygulanmasında fayda olduğunu yineledi.

Bakan Çavuşoğlu, şöyle devam etti: 'Her bağımsız ülkede olduğu gibi biz de kendi balistik füze sistemimizi geliştirmek istiyoruz. Bu konuda teknoloji transferi ve ortak üretim dahil bizimle işbirliği yapacak firma ve ülkelerle çalışmak istiyoruz. Bu konuda da kararlılığımız var. NATO'nun hem doğusunda hem de güneyindeki müttefiklerinin güvenliğini sağlamak için aldığı kararları bir an evvel uygulaması gerekiyor.'

HP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konvoyuna yapılan saldırıyı da değerlendiren Çavuşoğlu, bu darbe girişiminden sonra Türkiye'deki tablodan rahatsız olanların bulunduğunu vurguladı. Çavuşoğlu, 'Darbecilerin de şu anda Türkiye'yi hedef alan teröristlerin de amacı bu birlik beraberliği bozmak. Sebebi ne olursa olsun Kılıçdaroğlu'nun konvoyuna yapılan bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz, lanetliyoruz. Ne teröre karşı dik duruşunu gösteren siyasi partilerimiz ne de bizler tutumumuzu değiştirmeyiz ve bunlarla mücadelemizi sürdüreceğiz' ifadelerini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, güvenlik güçlerinin bu saldırının arkasında ne olduğunu en kısa sürede aydınlatacaklarını kaydetti. 

Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere ilişkin bir soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, Türkiye için tam üyeliğin hâlâ stratejik hedef olduğunu ve amaçlarında bir sapma bulunmadığını vurguladı. Bakan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

'Son zamanlarda Avrupa'da artan ortak değerlerimizi yok etmeye başlayan bazı eğilimlerden dolayı bazı ülkelerden değişik açıklamalar geliyor. Esasen ahde vefa var ve tam üyelik için birlikte anlaşma yaptık, müzakerelere başladık ve bu hedeften hiç kimsenin sapmaması, var olan engelleri birlikte aşmaya çalışmamız gerekiyor. Maalesef bazı AB üyesi ülkeler ve yetkilileri 15 Temmuz'dan sonra sergiledikleri tavır, açıklamaları ve tehdide varan söylemleriyle bizleri ve Türk halkını hayal kırıklığına uğratmıştır ama bizi bu hafta ziyaret edenler gibi dostlarımız olduğunu da unutmuyoruz.

Birçok sebepten dolayı bu açıklamalar tüm AB'yi bağlamaz ama demokrasiyi savunma konusunda maalesef bazı AB ülkeleri ve kurumları sınıfta kalmıştır. Bu nedenle buraya kadar gelip bizimle doğrudan temasa geçen ve ilk günden desteğini net bir şekilde açıklayan dost ülkelere teşekkür ediyoruz. Aramızda vize serbestisi, geri kabul ve 18 Mart anlaşması var. Bu anlaşmaların üçü de birbirine bağlıdır, hepsini birlikte uygulamamız lazım. 'AB'nin işine yarayan anlaşmayı uygulayalım, Türkiye'nin işine yarayan anlaşmayı bir kenara bırakalım' anlayışı adil değildir, doğru değildir, uygulanabilir değildir. Biz diyoruz ki hepsini uygulama için imzaladık ve hepsini birlikte uygulayalım. Bizim yaklaşımımız son derece adil.'

Çavuşoğlu, ABD'nin, Menbiç operasyonu sırasında PYD'nin bir kısmını Suriye Demokratik Güçleri'nin arkasında görmek istediğini, Türkiye'nin ise operasyon biter bitmez geri PYD'nin Fırat'ın doğusuna çekilmesi koşuluyla buna anlayış gösterdiğini hatırlattı.

'Operasyon bitti, çekilmediler. PYD'nin diğer bölgelerde ne yaptıklarını gördük' diyen Çavuşoğlu, PYD'nin geri çekilmesini dün ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'a ve bu sabah da ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'ye söylediklerini aktardı. Çavuşoğlu, PYD'ye yönelik, 'Bir an önce çekilmelerinde fayda var' ifadesini kullandı.

Fırat Kalkanı operasyonundan YPG ve HDP'nin rahatsız olduğunu belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

'HDP için söylüyoruz, terör örgütlerinin güdümünde bir parti olduğunu bir kez daha kanıtladı. İkincisi bunların ne burada ne de orada Kürt vatandaşlarımızın haklarıyla bir ilgisi olmadığını bir kez daha gördük. YPG'nin Suriye'nin bütünlüğünden yana olmadığı, tam tersi Suriye'yi bölmek kendi devletini ya da kantonunu oluşturmak istediği bir kez daha ortaya çıktı.'

YPG'nin kendini meşrulaştırmak veya kendine toprak kazanmak için IŞİD'e karşı savaştığının altını çizen Çavuşoğlu, 'Türkiye'nin DAEŞ'e karşı savaşması YPG'nin elindeki bu argümanı aldı. Esasen bir terör örgütünün ne söylediği ve bunun uzantısı olan bir partinin ne dediği önemli değil. Şu anda tüm müttefiklerimiz Türkiye'yi tebrik ediyor. DAEŞ'le etkili mücadeleye katıldığımız için Türkiye'ye teşekkür ediyor' diye konuştu.

25 Ağu 2016 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.