Ramazan Şallah’la röportaj: "Türkiye’yle ilişkiler, Suud’u ziyaret, 3. İntifada, Suriye meselesi, ateşkes görüşmeleri"

Filistin İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Dr. Ramazan Abdullah Şallah “Biz ateşkes anlaşmasını Filistin halkı açısından bir rahatlama olur düşüncesiyle değerlendirmeye almıştık. Ancak eğer düşman Filistin halkının hayatına kastederse ateşkesten derhal vazgeçeriz” dedi.

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Geçtiğimiz Cuma günü (28 Ağustos) El-Meyadin haber kanalına röportaj veren Filistin İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Dr. Ramazan Abdullah Şallah “Kassam Tugaylarının ateşkesi yok saymak için önlerinde hiçbir engel yoktu. Bizden gelecek tek bir haberi bekliyorlardı. Kudüs Seriyyeleri’nin Muhammed Allan’ın şehit edilmesi durumunda ateşkesin bozulacağı ve saldırı yapılacağı yönündeki tehdidi gayet ciddiydi. Kudüs Seriyyeleri her türlü ihtimali göz önünde bulundurarak füzelerini hazırladı. Çünkü Allan’ın sağlık durumu kötüye gidiyordu” dedi.

Şallah İslami Cihad Hareketi’nin askeri kanadını temsil eden Kudüs Seriyyeleri’nin Gazze’de yaşanan son savaştan bu yana daha da güçlendiğini ve güçlenmeye de devam ettiğini ekledi.

İşte o röportaj:

Allan’ın Zaferi

Muhammed Allan’ın tam anlamıyla bir zafer kazandığını söyleyen Şallah “İşgalci güçler bunu kabullenemedikleri için bu zaferi çarpıtmaya çalışıyorlar. Çünkü Şeyh Hıdır Adnan’ın ardından bu ikinci yenilgileri…“ dedi.

Filistinli bazı çevrelerin “bireysel olarak girilen açlık grevini” reddeden açıklamalarıyla ilgili olarak ise Şallah, “Grev bizatihi bireysel bir silahtır. Eğer toplu bir tavır almak istiyorlarsa tabi ki bu daha etkilidir. Mesela toplu grev gibi… Ancak bunu yapamıyorlarsa o halde bireysel bir direnişi engellemeye hakları olamaz” dedi.

İslamî Cihad, Allan şehit edilseydi ateşkes anlaşmasını bozmaya kararlıydı:

İslami Cihad’ın Allan’ın hayatını kaybetmesi durumunda ateşkes anlaşmasını feshedeceği yönündeki tehditlerinin gayet ciddi olduğunu söyleyen Ramazan Abdullah Şallah, hareketin işgalcilerin yaptıkları karşısında bunca gücü elinde bulundururken eli kolu bağlı bir şekilde bekleyemeyeceğini, bu yüzden böyle bir tavır almaktan asla tereddüt etmediğini/etmeyeceğini söyledi.

İslamî Cihad’ın, Allan’ın durumunun kötüye gidiyor olması üzerine füzelerini hazırladığını ifade eden Şallah, “İşgalci güçler hareketin tehditlerinde ne kadar ciddi olduğunun farkındaydılar” dedi.

İslami Cihad Hareketi’nin Golan’a atılan füzelerle hiçbir ilgisi yok!

İslami Cihad Hareketi’nin Golan’a atılan füzelerle ilgisinin olmadığını bir kez daha vurgulayan Şallah bunun gerekçelerini şöyle açıkladı: “Öncelikle biz hareket olarak eğer bu füze saldırısını düzenlemiş olsaydık açıklamaktan asla çekinmezdik. İkincisi, İsrail bu suçlama üzerinden Muhammed Allan’ın zaferini örtbas etmek ve İsrail toplumuna da ‘Yapabilecekleri ancak bu kadar…’ mesajı vermek istedi. Üçüncüsü ise, İsrail İslami Cihad’ı bölgedeki savaşın içine çekmek istedi.”

Hareketin Golan’da şehit edilenlerin İslami Cihad’a mensup olmaları durumunda bir an olsun sahiplenmekten çekinmeyeceğini ifade eden Şallah, “İsrail kendisi için hayali bir zafer yaratmaya çalışıyor” dedi.

İşgalciler İçin Yeni Bir Savaş Kolay Olmayacaktır

İşgalci güçler açısından yeni bir savaşın kolay olmayacağını söyleyen Şallah, geçtiğimiz sene yaşanan 51 günlük savaşın bunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Şallah, Siyonist ordunun bundan 20 ya da 30 sene önceki gücünde olmadığını, 2006 Savaşı’ndan ve geçen seneki Şucaiye saldırısından sonra yenilenmeye olan ihtiyacının farkına vardığını belirtti.

Ateşkesle İlgili Görüşmeler

Tony Blair’in koordinesiyle yürütülen dolaylı müzakerelerin ne durumda olduğu hususunda Şallah  “Henüz müzakere aşamasına gelinmediğini, yalnızca keşif yapıldığın biliyorum. Blair İsrail toplumunun Gazze sorunun çözüme kavuşturulmasından yana olduğunu biliyor. İsrail yönetimi ise Gazze’yle anlaşma yoluna gitmese de Tony Blair’in girişimlerini kestirip atmadı” dedi. Ahmet El-Caberi şehit edildiğinde Blair’in sorumluluğu Hamas Hareketi’ne yüklediğini ve direnişten İsrail’e yaptıkları saldırıları durdurmalarını istediğini hatırlatan, Şallah haber bültenlerinde müzakerelerde ilerleme görüldüğü yönündeki haberleri, Hamas Hareketi’nden ya da başka gruplardan bazı kişilerin bu konuda yaptıkları aceleci açıklamaları şaşkınlıkla takip ettiğini ifade etti.

Hamas ve İslami Cihad arasında ateşkesle ilgili görüşmelerin devam ettiğini ifade eden Şallah, Tony Blair’in Hamas’ı El-Fetih’i düşürdükleri oyuna düşürmeye kalkışması durumunda uyanık olacaklarını vurguladı.

Hamas ve İslami Cihad arasında ateşkesle ilgili görüşmelerin henüz tamamlanmadığını ifade eden Şallah “Filistinli ilgili karar alınırken hiçbir grubu kararın dışında bırakmama ve ortak bir tavır belirleme konusunda hemfikiriz” dedi.

Filistin Kurtuluş Örgütü

Filistin Kurtuluş Örgütü Uygulama Komitesi’ndeki istifalarla ilgili olarak Şallah, Filistin sahnesinde olayların 5 başlık etrafında şekillendiğini söyledi: “Kurtuluş Örgütü (FKÖ), reform, yönetim, direniş ve bölünme…”

Şallah FKÖ’nün İsrail’i tanıdığından beri karanlık bir kuyuya düştüğünü ve çok sayıda sorunla karşı karşıya kaldığını, örgütün meşruiyetinde bile sorun olduğunu ifade etti ve ekledi: “Bunları konuşmak bizim açımızdan da çok zor…”

FKÖ’nün Filistinli tüm grupları göz önünde bulundurarak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Şallah “Kahire’de bu hususta bir görüşme yapıldığını, ancak onların henüz buna göre hareket etmeye hazır olmadıklarını” ifade etti.

FKÖ’nün ve Filistin yönetiminin birlikte koordineli bir şekilde işgalcilere silah doğrultanların peşine düştüklerini söyleyen Şallah, direnişin olmazsa olmaz bir şart olduğunu vurguladı.

Üçüncü sorunun ise temsil sorunu olduğunu vurgulayan Şallah 1996’da iptal edilen sözleşmenin bugün yeniden gündemde olması karşısında şaşkın olduğunu, bu sözleşme sayesinde İslami Cihad, Hamas gibi grupların dışlanacağını söyledi.

Şallah sözlerini şöyle sürdürdü: “FKÖ’nün Oslo’dan sonra etkisizleştirilmesine rağmen hala isminin korunuyor olması iki sebebe dayanıyor: Birincisi yönetimin gücünü kaybetmesi durumunda yedek oyuncu olması… İkincisi: Filistin’de yerine bir alternatif oluşturulmaması için kuruluşun adını koruma altına almaları…”

Batı Şeria ve Üçüncü İntifada

Batı Şeria’da üçüncü intifadanın engellendiğini söyleyen Şallah, “Mahmud Abbas ve Filistin yönetimi intifadanın patlak vermesine izin vermiyorlar. İsrail karşıtı eylemde bulunan herkesi tutukluyorlar. Ancak ilerleyen günlerde yeni bir intifada hareketinin başlayacağı yönünde haberler geliyor” dedi.

Hareketin Uluslararası İlişkileri

İslamî Cihad’ın bölge ülkeleriyle ilişkileriyle ilgili olarak Şallah, İran’la ilişkilerinin iyi olduğunu, son olarak İran Dışişleri Bakanı’yla bir araya gelip Filistin’in durumunu değerlendirdiklerini, Filistin konusunu çok önemsediklerini söyledi. İran’ın Filistin’le ilgili tavrının şartlara göre değişmediğini, Filistin’e özel bir önem verdiklerini söyleyen Şallah hareketin Katar yönetimiyle de iyi ilişki kurduğunu ifade etti: “Özetle Filistin davası için herkesle olumlu ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Filistin davasına hizmet eden, destek veren herkesi de memnuniyetle karşılayacağımızı ifade etmeliyiz. Biz yalnızca direniş planı üzerine konuşmayı tercih ediyoruz.

Hareketin Suud’u ziyaret edeceği yönündeki iddiaları yalanlayan Şallah Türkiye’yle olan ilişkilerinin de eskiye oranla zayıfladığını ifade etti.

Hareketin yakın zamanda Kahire’ye bir ziyaret gerçekleştireceğini ve bu ziyarette çeşitli konuların ele alınacağını söyleyen Şallah, Gazze’nin Mısır’la sorunlarını çözerek hayatta kalabileceğini, Mısır’sız bir çözümün mümkün olmadığını söyledi. Refah Sınır Kapısının açılması gerektiğini de ısrarla vurguladı.

Suriye’yle ilgili olarak Şallah Suriye’de savaş yaşandığını, Suriye’nin de aynı, hareketin hedef alındığı gibi hedef tahtasına oturtulduğunu ifade etti. Suriye’de herkesin sıkıntı çektiğini belirten Şallah, Suriye için hayır temennilerinde bulundu ve küresel şeytani güçlerin Suriye’deki sorunun çözülmesini istemediklerini ifade etti.

Mülteci Kampları

Lübnan’da, Suriye’de vs. bulunan mülteci kamplarında yaşanan sorunlara da değinen Şallah “Herkes biliyor ki Lübnan’daki Ayn El-Hilva Filistin mülteci kampında Filistinliler insani şartlar altında yaşamıyorlar. Mültecilerin çalışması, ev sahibi olması, hatta ölülerini defnetmeleri yasak… Yaklaşık olarak 1 kilometre kare başına 100.000 Filistinli düşüyor” dedi.

Mülteci kampını haritadan silerek Filistinli mültecilerin geri dönüş haklarını ellerinden almaya çalıştıklarını ifade eden Şallah, İslami Cihad Hareketi’nin elinden gelen her türlü gayreti ortaya koyduğunu, bu konuda 2014 yılının Mart ayında başlatılan girişime İslami Cihad’ın öncülük ettiğini söyledi.

“Filistin davası, mülteciler sorunu yalnızca belirli bir gruba emanet edilmiş bir mesele değildir” diyen Şallah, Filistin yönetiminin düzenlemelere gidileceği yönündeki iddialarının henüz bir karşılık bulmadığını, bu yüzden artık bu yönde bir gelişmeden ümidi kestiklerini ifade etti ve ekledi: “Yönetimin direnişi engellemek için işgalcilerle ortak hareket etmesinin hiçbir açıklaması olamaz!”

02 Eyl 2015 - 00:00 - Ortadoğu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.