'Şengal düzelse de dönemeyiz'

IŞİD saldırılarından kaçarak Diyarbakır’a sığınan 4 bine yakın Ezidi, Irak’a dönemeyeceğini düşünüyor. Yaklaşık bin Ezidi, başka bir ülkeye iltica için Birleşmiş Milletler’e başvuru yaptı bile. Başvuramayanların ise Ankara'ya gidecek maddi gücü yok.

IŞİD saldırılarından kaçarak Diyarbakır’a gelen Ezidilerden yaklaşık 4 bini Diyarbakır’da Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan çadırkentte yaşıyor. Her aile bir çadıra yerleştirildi. Hayatlarında ilk kez kış aylarını çadırda geçiriyorlar.

Yiyecek, giyecek, ilaç ısınma gibi giderleri, gönüllülerin yardımları ve belediyeler tarafından sağlanıyor. Doğdukları topraklarda ise IŞİD ile çatışmalar tüm hızıyla sürüyor. Kürt güçleri Sincar’ın bir bölümünü denetim altına alsalar da, henüz tam olarak kontrolü sağlayamadılar.

Sincar ya da Kürtçe adıyla Şengal’de yaşanan bu gelişmeler, Diyarbakır’daki Ezidileri heyecanlandırmıyor. Sebebi ise; artık Sincar’a dönme umutlarının tükenmesi.

Gitmek mi zor kalmak mı?

Kampın Ezidi sorumlularının verdiği bilgiye göre, bine yakın Ezidi Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Ankara’daki bürosuna başvurarak, üçüncü bir ülkeye iltica etmek istediklerini bildirdi.

Başvuramayanlar ise Ankara’ya gidecek parayı bulamayanlar.

Sığınma başvurusu yapanlardan Hazım Murad da mevcut şartlarda Sincar’a dönmeyi düşünmüyor.

“Beni kabul eden olursa Şengal’e dönmem. Ama bizi hiçbir ülke kabul etmiyor.  Kimse bizi kabul etmezse, mecburen gideceğiz. Biz Ankara’ya gittik, BM’ye başvurduk. Bizi başka bir ülkeye göndermelerini istedik. Başka bir ülke bizi kabul ederse gideriz.”

5 aydır kampta yaşayan Muhayır Süleyman da, BM’ye başvuranlar arasında. Süleyman, doğduğu topraklara dönme umudunu tamamen kaybetmiş.

“Atadan dededen Şengal’deyiz. Bu savaşta birlerce kişi kaçırıldı, binlercesi öldürüldü. Oraya gidip yeniden savaşmamız lazım. Buna da gücümüz yok. Biz burada kalacağız, ölürsek de burada ölürüz.  Dönmek istemiyorum, başka ülkelerden bizi kabul etmelerini istiyoruz.”

Çoğu gitmek istiyor

Eşi ve iki çocuğuyla birlikte çadırda yaşayan Hikmet Salim de bir süre önce Ankara’ya giderek, BM’ye başvurdu. Elektrikli kaloriferle ısıttıkları çadırda kışı geçirmeye çalışıyorlar. Salim, Irak’ı unutmaları gerektiği görüşünde.

“Şengal’e geri dönmek zor. Irak’ta ne olursa olsun, zorluğunu Ezidiler çekiyor. Çünkü biz güçsüz bir milletiz. Şengal tamamen kurtulursa belki gideriz ama güvenemiyoruz. Biz çok kortuk, Şengal’in bir daha düzelmesi zor. Başka ülkeler bizi kabul ederse gideriz.”

.

 

Ezidilerin kış korkusu

Kamp sakinlerinin bugünlerdeki en büyük korkusu şiddetli bir fırtına, yoğun kar ve elektrik kesintisi. Fırtınanın çadırları yıkmasından endişe eden kamp sakinleri, elektrik kesintisi olması halinde nasıl ısınacaklarını bilmiyor.

Çadırlar üzeri, yağmur geçirmemesi için brandayla örtüldü. Havanın soğuk olmasına rağmen, kampta hâlâ yazlık kıyafet giymek zorunda kalanlar da var. Kampın temel ihtiyaçları gönüllü kuruluşlar tarafından karşılanıyor.

Kampta düzenli olarak gönüllü doktorlar birinci basamak sağlık hizmeti veriyor. Gerekli ilaçlar ise, bölge genelindeki eczacı odaları tarafından karşılanıyor.

Kampta çocuk sayısının yüksekliği de göze çarpıyor. Belediyenin kampta onlar için bir okul kurma hazırlığı da var.

BM'ye 39 bin başvuru

BM Mülteciler Yüksek Komiseliği (UNHCR) verilerine göre Ocak 2015 ortası itibariyle yaklaşık 39 bin Ezidi, UNHCR ya da Türkiye'deki uygulayıcı ortağı Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (ASAM)’ine başvurdu.

Türkiye'de uluslararası korumaya erişmek isteyen Iraklılar Türk makamlarının yanısıra, UNHCR’ye kalıcı çözüm için kayıt oluyorlar. UNHCR prosedürüne göre kalıcı çözümün üç yöntemi bulunuyor. Başvuranlar şartlar düzelmişse, ya kendi ülkelerine gönderiliyor, ya bulundukları ülkelere entegre olmaları sağlanıyor ya da üçüncü bir ülkeye gönderiliyor. Ancak bir çok sığınmacının hayali olan üçüncü ülkelere çok fazla kişi kabul edilmiyor.

26 Oca 2015 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.