Hazım Koral: Siyonistlerin oluşturduğu sömürü düzeninden bazı ABD'liler de rahatsız

İslami Analiz köşe yazarlarından Hazım Koral, "Bozguncu Kavim ve Mazlum Filistin Halkı" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İslami Analiz/Haber Merkezi

İslami Analiz köşe yazarlarından Hazım Koral, "Bozguncu Kavim ve Mazlum Filistin Halkı" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Koral'ın yazısındanbir kesit şu şekilde:

İslâm dünyası olarak, gerek bireysel, gerek sivil toplum kuruluşları ve gerekse siyasî liderler arasında elbette ki, Filistin davasına gönül verenler var. Ancak ümmet bünyesi genelinde bir değerlendirme yapacak olursak, duyarsızlığın da had safhaya ulaştığına tanık olacağız. Oysa sadece Kudüs ve Mescid-i Aksa değil, (Barekna havlehu) Rabbimiz’in çevresini mübarek kıldığı bütün Filistin toprakları İslâm ümmeti nezdinde mukaddes bir emanettir. Bu nedenledir ki, bir Müslüman için Kudüs ve Filistin toprakları “namus-u ekber” konumundadır. Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî ne ise Mescid-i Aksa da kutsiyet bakımından aynı konumdadır. Mescid-i Aksa Müslümanların ilk kıblesidir. Ayrıca Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.a) Mirac yolculuğundaki ilk durağı Mescid-i Aksa’nın bulunduğu yerdir ve buradan arş-ı âlâya çıkmıştır. İsra Sûresi’nde bu konu geniş bir şekilde anlatılmaktadır.

Kûr’ân-ı Kerim’i tetkik ettiğimizde, ibret alınması gereken hususlarda en çok İsrailoğulları’ndan söz edildiğini görmüş olacağız. Hainlik, entrika, bozgunculuk, faize dayalı ticaret, sahtekârlık, nankörlük, mızıkçılık, yalan, hile, fitne ve fücur hep onların karakteristik özellikleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Hele başlarında Harun aleyhisselam gibi bir peygamber olduğu hâlde tevhidi değerlerden uzaklaşıp altından yaptıkları buzağıya tapmaları tam bir ibret vesikası. Ayrıca Bakara Sûresi’nin 87’nci ayetinde belirtildiği üzere kendilerine gönderilen peygamberlerin bir kısmını öldürmeleri bu kavmin nasıl bir tıynete sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Kısacası bir kavim ve bir ulus olduklarından dolayı değil, kötü hasletleri sebebiyle Allah Teâlâ’nın lânetine uğramışlardır. (Bakara:88)

Şu hakikati bilmiş olalım ki, söz konusu ettiğimiz kötü hasletlere hangi toplum, hangi kavim sahipse, onlar da lâneti hak etmişlerdir. Konumuz Filistin olması hasebiyle biz Allah Teâlâ’nın lânetine uğramış Siyonist Yahudiler’den söz etmek istiyoruz.

...

Fitne ve entrika bu ulusun adeta genlerine işlemiş. Bu nedenledir ki, Rabbimiz Kûr’ân-ı Kerim’de onları bozguncu olarak tanımlamaktadır. “Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.” (Mâide: 64) Tarih boyu bu huylarından vazgeçmemişler. 70 küsur seneden beri mazlum Filistin halkına kan kusturmaktadırlar. Verdiğimiz sürgün örneklerinde olduğu gibi tarih boyu Batılılardan yemiş oldukları darbelere rağmen yine de entrikalarından vazgeçmemişler ve darb-ı meselde geçtiği gibi kapıdan kovulmalarına rağmen bacadan girmişler. Özellikle ABD’de yaptıkları yatırımlar, finans kaynaklarını ve borsayı ele geçirmeleri siyasette büyük inisiyatif sahibi olmalarını da beraberinde getirmiş.

Açıkçası ABD içerisinde yeni bir sömürü düzeni oluşturmaları aslında Amerikalıları da rahatsız etmektedir. Amerika’da bazı erdemli insanlar Siyonist Yahudilerin mazlum Filistin halkına yaptıkları zulümlerden de rahatsız olmaktadırlar. Bunlardan biri de Amerika – İsrail Dostluk Derneği’nde konuşma yapan bir şahıs. Bakınız nasıl eleştirilerde bulunuyor:

“Yahudilerin ABD’de lobisi olmasaydı, Filistin toprakları daha yaşanılası bir yer olurdu. Yahudilerin lobisi olmasaydı, ABD daha demokratik bir ülke olurdu. Uyuşturucu bağımlısı biri ile başa çıkmanın iki yolu vardır. O daha çok uyuşturucu alır ve size müteşekkir olur. İkinci yol ise onu bir rehabilitasyon merkezine yatırmaktır. Bu durumda uyuşturucu bağımlısı sizden nefret edecektir. Ama hangi yöntem onun için en doğru tedavidir? Peki aranızda İsrail’in işgal bağımlısı olmadığına inanan var mı? Tepki verilmediği süre bu böyle devam eder. İsrail toplumu kendisini kalkanların arkasında gizliyor. Sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da duvarlarla çevrelemiş kendisini. Bu durum artık uluslararası müdahaleyi zorunlu kılıyor. Çünkü İsraillilerin beyinleri yıkanmış ve yalanların içinde yaşıyorlar.. Gerçekle bağını kaybetmiş biri güvenli değildir. Bu özel bir kişi olabilir. Buna her hangi bir tedavi olmasını ya da hastaneye yatmasını tavsiye ederim. Gerçekle bağını kaybetmiş bir insan ya kendisine veya içerisinde bulunduğu topluma zarar verir. İsraillilerin vicdanları rahat olması için üç neden var. İsrailliler Tanrı nezdinde seçilmiş olduklarına inanır. Ve bu seçilmişliğin, her şeyi yapma hakkını kendilerine verildiğine inanırlar. İkinci olarak tarihte bu denli işgalci olmalarına rağmen kendilerini mağdur olarak tanıtan başka bir halk yoktur. Yalnızca mağdur değil, tek mağdurun kendileri olduğunu düşünürler. Üçüncüsü en tehlikeli olanıdır: Filistilileri insan olarak görmezler. İnsan olarak görmedikleri bu halka yapılan zulümler onları rahatsız etmez. Amerika bu İsrail’e müdahale etmediği süre, İsrail neden kendini değiştirsin ki? Gazze’nin bombalandığı esnada İsrail halkını görmeliydiniz. Üstlerinden geçen helikopterler Gazze’yi bombalamaya giderken, onlar sevinç çığlıkları atarak sahile doğru koşuyorlardı. İsrail televizyonları bombalama görüntülerini neredeyse hiç göstermedi. Gazeteler hiçbir şey yazmadı. Ben, yaptıkları katliam ve yıkımlardan dolayı, pilotların sorumlulukları hakkında tek bir makale yazdım. Ve korumalarım olmadan evimden çıkamaz oldum.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

23 Şub 2018 - 01:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.