Davutoğlu'ndan Rus Uçağı İçin 'Emri Ben Verdim' Açıklaması

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rus uçağı düşürüldükten sonra "Emri ben verdim" demesine dair "Burada bir art niyet var. Benim o anda emir vermem mümkün değil. Sadece Suriye uçakları değil hangi ülkenin uçağı olursa olsun vurulmalı denildi. İhlal yapan uçaklara angajman kuralı uygulanır" ifadelerini

Dün, NTV'de konuşan Davutoğlu’nun öne çıkan ifadeleri şu şekilde:

(Rus uçağı düşürüldükten sonra "Emri ben verdim" demesine dair) Bu söz çok tartışılan bir söz. Bunun bir arka planı var. Burada kesin bir art niyet var. Suriye'de uçağımız düştüğü, zaman silahlı kuvvetlere bundan sonra Suriye'de ülkemize yaklaşan her uçak tehdit olarak görülmeli ve vurulmalı kararı alındı. Bu uygulandı, bir helikopter düşürüldü. Eylül 2015'te Rusya arka arkaya saha ihlali yapınca istişare ederek bu angajman kuralını değiştirme durumu ortaya çıktı. Bu anlamda talimatı ben verdim diyorum. Yoksa o anda emir vermem mümkün değil. Genelkurmay Başkanı'na yeni talimat verildi, sadece Suriye uçakları değil hangi ülkenin uçağı olursa olsun vurulmalı denildi.

Bu başka bir ülke uçağı da olabilirdi. Sayın Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan), (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'i uyardı hava sahası ihlalleri konusunda. Burada devlet ortak olarak hareket etmiştir. Kurallar içinde yapılması gereken yapılmıştır. O angajman kuralları uygulanması konusunda kimse suçlu adledilemez. Orada hava sahamız savunulmuştur. Aradan 8 ay geçince bir şüphe oluşturmak doğru değildir. Açıklamayı angajman kuralları çerçevesinde yaptım. Hava sahası ihlal edilen ülke biziz ve biz suçlu değiliz. Öyle bir hava oluşturuldu ki angajman kurallarını uygulayacak herkeste şüphe olacaktı.

Şu anda yürütülen Rusya politikası doğrudur. Kazakistan'da Nazarbayev ile Türk-Rus ilişkilerinin nasıl düzeltilebileceğini konuştuk. Yürüyen bir süreç vardı, değişik kanallardan. Hava sahası ihlal edilen bir ülkenin suçlu gibi gösterilmesi güvenlik zaafiyeti doğurur."

'HERKES KADER GECESİNDE DOĞRU YERDE OLMAK ZORUNDA'

Günler vardır bir asra bedel… 15 Temmuz öyle bir gündü. Bu gece karanlık olabilir ama yarın Türkiye aydınlık bir güne uyanacak demiştim. O gün üst üste iki düğüne katılmak üzere Ankara'daydık. Sonra olağanüstü haberler bize de intikal etmeye başladı. Koruma müdürümüze güvenlik tedbiri alması talimatı iletildi.

Güvenlik koruma amirimizin tanıdığı bir eve gittik. Cumhurbaşkanı ve Başbakanımıza ulaşmak için çabalarımız oldu. TV kanallarına gece boyunca demeçler verdik. Herkes kader gecesinde doğru yerde olmak zorunda. Özellikle yabancı kanallara, izahat eksikliği olduğunu gördüğümde, açıklamalar yaptık. Bir algı oluşturulmaya çalışılıyordu.

Sabah tablo netleşinceye kadar hepimiz ayaktaydık. Zor bir geceydi. O gece bizim için bir onur gecesiydi.

Herkes kader gecesinde doğru yerde olmak zorunda.

'İLK İHBAR HAKAN FİDAN'A SUİKAST ŞEKLİNDE GELDİ'

Geçmişe dönük bakıldığında bir istihbarat bilgisi var. Ben geç ve doğal yollarla bilgi sahibi oldum. İlk ihbar Hakan Fidan'a suikast şeklinde geldi.

'ABD, BİR ÇETE REİSİNİN BARINMASINA İZİN VERMEMELİ'

Fethullah Gülen iade edilmeli. Bir çete reisinin ABD'de barınmasına izin verilmemeli. Dış dünya burada çok kötü sınav vermiştir. Bu düşmanlık üzerinden Türkiye'ye zarar veriliyor. Elimizde yeterli veri var. Bu çete Türkiye'de insanları katletmiştir. NATO'yu da zaafa uğratmak istemiştir.

28 Tem 2016 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.