Suudi Prens: İslam'ı yaymak için savaşmak görevimiz artık yok

Bin Selman, "şeytan üçgeni" olarak nitelendirdiği İran, İhvan-ı Müslimin ile El-Kaide ve DEAŞ'ın İslam'ı zorla yaymaya ve halifeliği geri getirmeye çalıştığını savanarak 'fakat Allah ve Peygamber, bizden bunu yapmamızı istemedi.' ifadelerinde bulundu.

Bin Selman, "şeytan üçgeni" olarak nitelendirdiği İran, İhvan-ı Müslimin ile El-Kaide ve DEAŞ'ın İslam'ı zorla yaymaya ve halifeliği geri getirmeye çalıştığını savanarak 'fakat Allah ve Peygamber, bizden bunu yapmamızı istemedi.' ifadelerinde bulundu.

ABD ziyaretini sürdüren Suudi Veliaht Prens Selman, İran'ın dini lideri Hamaney'i bir kez daha Hitler'e benzeterek "Hitler, Hamaney'in yanında daha iyi görünüyor. Hitler, Hamaney'in yapmaya çalıştığını yapmadı. Hitler, Avrupa'ya hükmetmeye çalıştı, bu kötü fakat Hamaney bütün dünyaya hükmetmeye çalışıyor" ifadelerinde bulundu.

'İslam'ı yaymak için savaşmak görevimiz artık yoktur'

Bin Selman ayrıca, "şeytan üçgeni" olarak nitelendirdiği İran, İhvan-ı  Müslimin ile El-Kaide ve DEAŞ'ın İslam'ı zorla yaymaya ve halifeliği tekrar geri getirmeye çalıştığını savundu.

Suudi Prens, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Bu şeytan üçgeni, bizlerin Müslüman olarak halifeliği tekrar kurması  gerektiği fikrini aşılamaya çalışıyor. İslam'ın zaferinin bir imparatorluk  zoruyla yeniden kurulması gerektiğini belirtiyorlar fakat Allah ve Peygamber,  bizden bunu yapmamızı istemedi. Allah sadece İslam'ı yaymamızı istedi. Bu görev  ise yerine getirilmiştir. Bugün her insan kendi inancını seçme hakkına sahiptir.  Her ülkede dini kitaplar tedarik edilebilir. Mesaj yerine ulaşmıştır. İslam'ı yaymak için savaşmak görevimiz artık yoktur fakat bu şeytan üçgeni, Müslümanların  böyle bir görevi olduğunu söyleyerek Müslümanları manipüle etmeye çalışıyor,  Müslümanların imparatorluğunun kurulması gerektiğini dile getiriyorlar."

İran'ın Şii ideolojisini yaymaya, İhvan'ın da demokratik yolları  kullanarak "gölge halifelikler" kurmaya çalıştığını öne süren Bin Selman,  El-Kaide ve DEAŞ gibi örgütlerin ise her türlü zorluğu kullanarak "İslam'ı  yaymaya çalıştığını" dile getirdi. Bin Selman ayrıca, El-Kaide, DEAŞ gibi  örgütlerin İhvan sayesinde ortaya çıktığını iddia etti.

"Şeytan üçgeni" olarak yaptığı nitelendirmenin karşısına Suudi  Arabistan, Mısır, Ürdün,Bahreyn, Umman, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)  ve Yemen'i koyan Bin Selman, bu ülkelerin Birleşmiş Milletler (BM) kriterleri  doğrultusunda "iyi ilişkiler" kurmaya çalıştığını savundu.

'Hamaney, Hitler'den daha tehlikeli'

Muhammed bin Selman, ABD gezisi bağlamında daha önceki röportajlarında  olduğu gibi The Atlantic dergisine verdiği mülakatta da İran'ın dini lideri  Ayetullah Ali Hamaney'i hedef aldı. Selman'ın sözleri Trump'ın İran'a yönelik sözlerinden farksızdı.

Hamaney'in Adolf Hitler'den daha tehlikeli olduğunu öne süren Bin  Selman, "Hitler, Hamaney'in yanında daha iyi görünüyor. Hitler, Hamaney'in  yapmaya çalıştığını yapmadı. Hitler, Avrupa'ya hükmetmeye çalıştı, bu kötü fakat  Hamaney bütün dünyaya hükmetmeye çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, The Atlantic dergisinden önce Time  dergisine verdiği röportajda, Amerikalı askerlerin Suriye'de "İran'ı durdurma"  noktasındaki son durak olduğunu savunmuş ve ancak bu şekilde İran'ın bölgedeki etkisinin artmasının engellenebileceğini belirtmişti.

Selman, "Amerikalı askerlerin Suriye'de uzun vadeli olmasa bile en  azından orta vadede kalması gerektiğine inanıyoruz. Suriye'deki ABD gücü,  Washington'un bu ülkenin geleceğinde söz hakkına sahip olmasına da imkan verecektir" ifadelerinde bulundu.

04 Nis 2018 - 00:00 - Suudi Arabistan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.