Hüseyin Akın’dan Masumlar Apartmanı eleştirisi

Hüseyin Akın, bugünkü yazısında Masumlar Apartmanı ve Kırmızı Oda gibi dizilere eleştiride bulundu.

Milli Gazete yazarı Hüseyin Akın, ”İzleyici bu dizileri izlerken ister istemez zihni bir genellemeye doğru kaymaktadır. Hasta bir toplum, psikolojisi bozuk bir kitle veya sanki uçsuz bucaksız bir tımarhanede yaşıyormuşuz intibaı hâsıl olmaktadır.” dedi.

Hüseyin Akın’ın, “ Hayatı onaran diziler nerede?” başlıklı yazısı şöyle;

“Masumlar Apartmanı, Doğduğun Ev Kaderindir, Kırmızı Oda, Camdaki Kız, psikolojik sıkıntıları, psikiyatrik vakaları işleyen dizi filmlere her gün bir yenisi ekleniyor… Ne var ki reyting aldıkça bu filmlere yeni ilaveler yapılarak senaryolar alabildiğine zorlanıyor. Bana kalırsa halkın bu zorlu günlerde ruhsal sıkıntılarını sürekli birilerinin psikolojik problemlerini ekrandan izlemek yerine rehabilite edici programlara ihtiyacı var.

Huzur verici, tedavi edici, ailevi değerleri hatırlatıcı programlar şu salgın günlerinde dar alana sıkışmış olan insanımıza eminim çok daha iyi gelecektir. Terapi özelliği olan mizahı yeniden diriltmek de mümkün. Kara mizah yerine aydınlık mizahı saklandığı yerden çekip çıkararak, bunu başarmak mümkün olsa gerektir. Bu dizilerin ikisini fırsat buldukça izlemeye çalışan birisi olarak şunu söyleyebilirim: İzleyici bu dizileri izlerken ister istemez zihni bir genellemeye doğru kaymaktadır. Hasta bir toplum, psikolojisi bozuk bir kitle veya sanki uçsuz bucaksız bir tımarhanede yaşıyormuşuz intibaı hâsıl olmaktadır.

Olumsuzu ve sorunluyu sürekli göstererek sorunu çözmeye hizmet etmiyorsunuz. Toplumun patolojik fotoğrafını çekiyorsunuz. İzleyicinin daralma yaşayabileceği hiç hesaba katılmıyor olmalı. Hâlbuki bu dizilerin senaryo aşamasında ve setlerde mutlaka bir psikolog ya da psikiyatr bulundurulması gerekir. Nasıl şiddet içerikli filmler izleyenler üzerinde negatif etkiye sahip olabiliyorsa psikolojik şiddet unsurları da aynı derecede ruhsal sıkıntılara sebep olabilir.

Pandemi süreci olağan bir süreç değildir. İnsanlar psikososyal ve sosyoekonomik noktada büyük kırılma ve travmalar yaşayıp nefes alabileceği bir “dışarısı”na kavuşma özlemi yaşarken, dışarıyla ve sosyal çevreyle tek irtibat noktası olan ekranları da nefes alınmaz hale getirmek salgına körükle gitmektir.

Dikkat edilirse söz konusu filmlerin kameralarını çevirdikleri yerlerin hepsi apartman, ev, oda ve cam gibi zor zamanların yegâne sığınak mekânlarıdır. Filmler hayatı onaramıyorsa, hayatın filmleri daha sağlıklı bir zemine yöneltip tedavi etmesi şarttır.”

22 Nis 2021 - 22:15 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.

03

Karadeniz - Endişelerinizde haklı olmakla beraber toplumda var olan birçok sorunun psikolojik temellerini bir nebzede olsa ortaya çıkarması açısından bu dizileri önemli görüyorum. Bu dizilerdeki karakterler bir çok insanın şöyle veya böyle yaşadığı aile içi travmaları yansıtıyor. Kaldıki dizilerin senaryoları gerçek hayatlardan esinlenme. Pandemi sürecinde yayınlanması hakkındaki görüşleriniz çok doğru. Selamlar.. Tarih: 05-01-1970

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Nisan 22:15
02

Ayfer - Hüseyin Akın bey Allah razı olsun, çok önemli bir konuya dikkat çekmiş. Belki çoğu insanımızın farkında olmadan bu dizileri izleyerek daha çok bunalıma girdiğine değinmiş. Tamda insanların nefes almaya ihtiyaçları olduğu bir zaman diliminde, Hüseyin Akın beyin de dediği gibi, insanları mutlu edecek, yol gösterecek görsellere ihtiyaç var

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Nisan 22:15
01

Isa HEMİŞ - Kesinlikle bu yazıdaki görüşlere katılıyorum. Zaten psikolojisi alabildiğine bozulan bir topluma, şu hassas günlerde, bu tip diziler seyrettirilmemeli. Hoş! Normal zamanlarda dahi seyri kardan cok daha fazl zarar getirecektir.Tarih: 05-01-1970

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Nisan 22:15