FETÖ Kumpası ve ABD'nin Brezilya'daki Örtülü Darbesi

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, takipsizlikle sonuçlanan "17 Aralık soruşturmasında'' kumpas kurulduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma sonucunda, aralarında FETÖ elebaşı Gülen ile eski emniyet müdürlerinin de bulunduğu 67 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, takipsizlikle sonuçlanan "17 Aralık soruşturmasında'' kumpas kurulduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma sonucunda, aralarında FETÖ elebaşı Gülen ile eski emniyet müdürlerinin de bulunduğu 67 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti.

Eski emniyet müdürlerinin de aralarında olduğu 67 sanıklı iddianamede, ABD’de Reza Zarrab’ı tutuklayan Savcı Bharara’ya bilgi ve belgelerin FETÖ üyelerince teslim edildiği belirtildi. 17 Aralık’ın Brezilya’daki 17 Mart operasyonuna benzerliğine de dikkat çekildi.

FETÖ’nün 17 Aralık 2013 darbe teşebbüsüne ilişkin hazırlanan iddianame, 14 Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte 30 müştekinin yer aldığı iddianamede, 67 sanık yer aldı.

1 numaralı sanığın Fethullah Gülen olduğu iddianamede, 2 numaralı şüpheli eski Emniyet Müdürü Yakup Saygılı, 3 numaralı şüpheli ise yine eski Polis Müdürü Nazmi Ardıç. 67 şüpheli hakkında, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan tarafından hazırlanan iddianamede, 17 Aralık’ın darbe teşebbüsü olduğu belirtildi. İddinamede, 17 Aralık girişiminin ‘yolsuzluk soruşturması’ kılıfında bir darbe girişimi olduğu, hükümetin, ulusal ve uluslararası baskı altına alınıp istifa etmesini sağlama amacına yönelik olduğu kaydedildi.

Darbe teşebbüsünün FETÖ/PDY yöneticilerinden alınan talimatlar doğrultusunda sahneye konulduğu anlatılan iddianamede, “Gözaltı listesinin yayınlanarak Başbakan’ın oğlunun isminin ortaya atılması ve Başbakan’ın terörle bağlantılı gösterilmeye çalışılması ile kamuoyunda hükümet üzerinde baskı aracı olarak kullanılmaya, bu şekilde hükümetin görevini yapmasının engellenmeye çalışıldığı ortadadır” ifadesi kullanıldı.

İddianamede, Reza Zarrab’ın ABD’de tutuklanmasına değinilerek, örgüt mensupları tarafından yurtdışına çıkarılan bilgi ve belgelerin ABD’de New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara’ya teslim edildiği, Zarrab üzerinden olayın yeniden sahneye konulmaya çalışıldığı belirtildi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İran ve Brezilya arasındaki doğalgaz ve petrol başta olmak üzere ticari ilişkileri hedef alan, bu sebeple de Türkiye Cumhuriyeti Devleti menfaatleri aleyhine olarak yürütülen saldırıda ABD ve ABD Savcısı ile işbirliğine giren FETÖ’nün bu planlamanın yerli ayağı olduğu dile getirildi.

İddianamede, 17 Aralık’ın Brezilya’da yapılan operasyona benzerliğine de dikkat çekildi. Reza Zarrab’ın Brezilya’daki karşılığının Alberto Yossuef, Halkbank’ın Brezilya’daki karşılığının dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Petrobras, Türkiye’de hedefe konulan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Brezilya’daki karşılığının Lula Da Silva ve ve Dilma Rousseff olduğu vurgulandı.

İddianamede, dönemin Başbakan’ı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile kızı Sümeyye Erdoğan’ın yurda giriş bilgilerinin ilgili POLNET projesinden sorgulandığı, bilgilerin KOM Daire Başkanlığı’nca 3 Haziran 2011 tarihli bir “değerlendirme raporu”na hukuksuz şekilde konu edildiği belirtildi.

TALİMAT DİZİDEN

17 Aralık darbe teşebbüsüne ilişkin talimatın, Samanyolu Televizyonu’nda yayınlanan Şefkat Tepe dizisinin “Karar Kurulu” isimli sahnesinin 28 Eylül 2013 tarihli 119. bölümünde verildiği de iddia edildi. Bu bölümde, “Seçimler, açılımlar, saçılımlar, ekonomi, demokratik paket derken işbaşındakileri paketleme zamanı geliyor” ifadesinin kullanıldığı kaydedildi. Gülen’in de “Herkül” adlı sitede, 17 Aralık’tan hemen önceki sohbetinde “Ne güzel, hakikaten bu bir altın, ne diyor? Vurma mı? Altın vuruş yaptı, bir altın vuruş yaptı” şeklindeki sözleri ile 17 Aralık girişiminin talimatını verdiği belirtildi. Gülen’in örgüt üyesi şüphelilerin tüm eylemlerinden sorumlu olduğu ifade edildi.

BREZİLYA’DA NE OLMUŞTU?

Brezilya’da 17 Mart 2014’te başlayan süreçte gerçekleştirilen yolsuzluk operasyonlarında, işadamı Alberto Yossuef gözaltına alındı. İşadamının, ülkenin en büyük kamu kuruluşu olan Petrobras’ın yöneticisi Roberto Costa’ya lüks bir otomobil hediye ettiği öne sürüldü. Bir çetenin, kamu ihaleleri yoluyla milyarlarca dolarlık haksız kazanç elde ettiği ifade edildi. Bu iddialar üzerine halk sokaklara inerek sorumlulardan hesap sorulmasını istedi. Kongre, yolsuzlukta adı geçen Devlet Başkanı Dilma Rousseff hakkında soruşturma kararı verdi. Rousseff’in görevden alınarak yüce divanda yargılanması kararlaştırıldı. Burada hedefin, dünyanın petrol üreten en büyük 5 kurumu arasına girmeyi hedefleyen Petrobras olduğu iddia edildi. Petrobras’ın hisseleri büyük oranda değer kaybetti. Olayların küresel güçler tarafından organize edildiği öne sürüldü.

14 Ağu 2016 - 00:00 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.