Merhum Akif Emre'nin son kitabı çıktı

23 Mayıs 2017'de hakka yürüyen gazeteci yazar Akif Emre'nin sağlığında hazırlık aşamasında olan son kitabı "Müstağrip Aydınlar Yüzyılı" okurla buluştu. Yazarın yayıncısı ve arkadaşı Mustafa Kirenci, Akif Emre'nin külliyatını tamamlayacaklarını söyledi.

Haber albümü için resme tıklayın

Yeni Şafak'ın haberine göre, Emre'nin yayıncısı ve dostu olan Mustafa Kirenci, yazarın vefatından önce birlikte hazırladıkları son çalışma olduğunu dile getirdi. Kirenci, "Muhafazakarlık üzerine olan yazılarını bir bütünlüğe kavuşturma çabası içindeydi. Tasnifler yaptı, paragraflar ilave etti, bazı yazıları birleştirdi, kitabı yedi bölüme ayırmış ve her bölümü başlıklandırmış olarak nihayet vefatından bir hafta önce teslim etti." şeklinde konuştu.

Kirenci, kitabın ismini 'İslamcılık yazıları' olarak belirlediklerini ancak bu adlandırmayı onun istemediğini ifade etti. Bu nedenle, Akif Emre'nin sadece bir sayfa yazabildiği taslak olan önsözü içerisinden "Müstağrip Aydınlar Yüzyılı-Gölgeli Kelimeler, Ödünç Alınmış Hayaller" başlığını çıkardıklarını belirtti. Akif Emre'nin sağlığında hazırladığı son kitabı, 1999-2016 tarihleri arasında yayımlanan yazılarından oluşuyor. Kitapta yer alan başlıklar ise şöyle: Bir Teklif Bir İtiraz, Nim-Demokrat Devrin Muhasebesi, Bir Yeryüzü Tasarımı, Sekülerleşme Sınavı, Muhafazakar Neyi Muhafaza Ediyor, Etnisite ve Muhasebe...

Büyüyenay Yayınları'nın "Akif Emre Kitapları" kategorisinin ilk kitabı "İz'ler", bir diğeri ise onun gezi yazılarının toplandığı “Çizgisiz Defter” idi. "Müstağrip Aydınlar Yüzyılı-Gölgeli Kelimeler, Ödünç Alınmış Hayaller" serinin üçüncü kitabı olarak yayınlandı. Mustafa Kirenci, Akif Emre'nin külliyatını tamamlama azminde olduklarını belirtiyor. Kirenci, onun bütün yazılarını sadece gazete değil, dergilerde yazdığı yazılar ve verdiği röportajları da kitaplaştıracaklar.

Kitapta Akif Emre'nin bilgisayarında kalan ve vefatından sonra bulunan tamamlayamadığı giriş yazısı da yer alıyor. Akif Emre şu ifadeleri kullanıyor: "Türkiye’de modern düşünce akımlarının kendi dillerini kuramamaları gibi bir sorundan bahsedilebilirse bu durumdan en fazla muzdarip olanlar İslâmi düşünce geleneğine bağlananlardır. İslâmcılık adı altında genellemeye tabi tutulan Müslümanca düşünme, yaşama, dünya görüşüne aidiyet duyanların iki türlü muzdarip oldukları söylenebilir. Biri kendilerini ifade etmede karşılaştıkları maddi, yasal zorluklar. İkincisi kendilerini anlatmada kullanmak zorunda kaldıkları dolaylı ifade biçiminin ortaya çıkardığı zaafiyeti, karşı tarafların sonuna kadar istismar etmesi…”

05 Kas 2017 - 01:00 - Kültür Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.