“IŞİD Ankara’yı karşısına almaktan çekiniyor”

Çok bilinmeyenli denklem, gölge örgüt niteliğindeki IŞİD'i ve Türkiye’nin Musul Konsolosluğu'na yapılan baskını yorumlayan Ortadoğu uzmanları, 'IŞİD, güç dengesini iyi biliyor ve Ankara'yı karşısına almaktan çekiniyor.” derken örgütün asıl hedefinin Tahran, Bağdat ve Şam’ın oluşturduğu bağlamı kırar

Irak-Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Musul'u ele geçirmesi bölgede dengeleri değiştirirken kentteki tek yabancı diplomatik misyon olan Türk Başkonsolosluğu personelini rehin alması bardağı taşırdı. Suriye'deki iç savaş ile Türkiye'nin gündeminde yer bulan IŞİD'in kim olduğu, nereden, hangi kaynaktan beslendiği belli değil ancak bu oluşumun arkasından ilginç yapılar ortaya çıkacak gibi gözüküyor. IŞİD'i ve yol açtığı yeni gelişmeleri Ortadoğu'yu yakından tanıyan ve bölgedeki örgütler üzerinde çalışmalar yapan uzmanlara soran Yeni Şafak'ın görüştüğü uzmanların hepsi bölgede çatışmaların giderek derinleşeceğini ifade etti. IŞİD güçlerinin çatışmadan ve ölümlerden imtina etmediği göz önüne alındığında ise ortaya çıkacak tabloyu hayal etmek çok da zor değil.

EL-KAİDE İLE IŞİD FARKLI

Irak'ta uzun yıllar geçirmiş ve Jamestown Foundation adlı düşünce kurumunda Ortadoğu analisti olarak çalışan Wladimir van Wilgenburg, IŞİD'in el-Kaide'den türemiş bir grup ve şu anda en güçlü kuvvet olduğunu belirtiyor. El-Kaide'nin kuruluşunu, gizli tarihini farklı kitaplarda yazan Ortadoğu'nun önemli gazetecisi Abdulbari Atwan ise el-Kaide'den türemiş olmalarına ve Ladin'in ideolojisini adapte etmelerine rağmen IŞİD'in farklı pratiklerle hareket ettiği kanısında.

MEZHEPÇİ VE PAN-İSLAMCI

Atwan, IŞİD'in el-Kaide'nin aksine mezhepçi bir ideoloji ile hareket ettiğini, Kaide'nin ise böyle bir anlayışı olmadığını belirtti. Suriye ekseninde yabancı cihatçıları kabul ettiği için IŞİD'in gençlere çekici geldiğini belirten Atwan, 'Nusra Cephesi yabancı savaşçı kabul etmezken IŞİD gençlere daha 'pan-islamist' geliyor ve maalesef bir cazibe merkezi' dedi.

İKİNCİ SURİYE RİSKİ

Atwan örgütün Kuzey Irak Kürt bölgesini hedef alması durumunda ilk iş olarak petrol boru hatlarını ve kuyuları ele geçirmeye ya da etkisiz hale getirmeye çalışacaklarını, bu durumun Kürt bölgesinin sonu olabileceğini belirtti. 'Irak ikinci bir Suriye olabilir. Bu durumda en çok sevinen de Batı'ya 'ben size demiştim' diyecek olan Esed olur' dedi.

ÖRGÜTÜN FİNANS KAYNAĞI

IŞİD'in mali olarak nereden beslendiği büyük merak konusu. Wilgenburg soygun, haraç ve Kuzey Suriye'de yani Rakka bölgesindeki petrol rafinerilerinden elde ettikleri gelirle kendilerini finanse ettiklerini belirtti. Atwan ise Irak'ta Maliki muhaliflerinin de örgüte maddi yardımda bulunduğunu söyledi. Atwan, '2013'ten önceki dönemde sayıları çok azdı, bu kadar silaha ve paraya ihtiyaçları yoktu. Soygunlardan ve adam kaçırma karşılığı fidyeden edindikleri gelir onlara yetiyordu' değerlendirmesinde bulundu.

Mikro devletler dönemi

El Cezire Araştırma Enstitüsü'nün önde gelen uzmanlarından Dr. Beşir Nafi Ortadoğu'nun çok karmaşık bir bölge olduğunu, IŞİD'in ise bölgedeki güç dengesini çok iyi bildiğini söyledi. Türkmenlerin özellikle hedef alındığı iddialarına ise 'IŞİD Türkmenleri direkt hedef alarak Ankara'yı karşısına almayı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin müdahil olmasını istemez. IŞİD Ankara'dan çekiniyor' cevabını verdi. I. Dünya Savaşı'nın Ortadoğu'ya dayattığı sistem çökerken bölge mikro devletler arasında daha büyük çatışmalara sahne olacak gibi görünüyor.

KÖRFEZ'DEN SICAK PARA

Nafi, ek olarak Körfezli bazı tüccarların IŞİD'e mali desteklerini sürdürdüklerini de ifade etti. Suudi Arabistan'ın tavrı için ise 'Bazı tüccarların IŞİD'i finanse etikleri biliniyor. Ancak Körfez ülkeleri devlet olarak böyle bir yardım yapmıyor. Bazı radikal din adamları da para topluyor' dedi.

Esed ile işbirliği

IŞİD'in finans kaynakları dışında örgütü destekleyen olası yapı ve oyuncular da merak uyandıran konulardan biri. Suriye'de Esed ile işbirliği yaptığı, İran'ın manipüle ettiği hatta Saddam rejiminin kalıntıları ile beraber 'Arap milliyetçisi' bir yol çizdiği söylentisini sıklıkla duymak mümkün. Jamestown analisti Wilgenburg IŞİD'i Baasçıların yönettiği söylentilerine dair 'Eski Baasçılardan IŞİD'e katılan oldu ama IRAK Ordusu ve Şii milislere de katıldılar. O nedenle IŞİD ve Baas ilişkisi çok bir şey ifade etmiyor' dedi.

IŞİD'in özellikle Musul'daki eylemleri için Dr. Nafi de 'Bu IŞİD'in tek başına yaptığı birşey değil. Musul'da Maliki'ye karşı yaklaşık 3-4 grup birleşti. Bu gruplardan biri de Nakşibendi Erleri grubu ki Irak'taki ABD kalıntılarına direnen gruplar bunlar' dedi. Nakşibendi Erleri isimli silahlı örgüt Saddam'ın vaktiyle ikinci adamı olduğu iddia edilen İzzet İbrahim el-Duri'nin kurduğu Baasçı ve İslamcı bir örgüt. Atwan ise Baas söylentilerine itibar etmedi.

Maliki'nin çaresizliği

Dr. Beşir Nafi 'Obama bölgede hiçbir yere müdahale modunda değil. Bu nedenle ABD'nin direkt bir hamle yapması beklenmiyor. Stratejik anlaşma gereği Maliki'ye sadece para ve silah desteği yapacaktır' dedi ve yaşanan sürecin Maliki'nin yaptığı yanlışların bir sonucu olduğunu sözlerine ekledi. Atwan ise Maliki'nin son dönemde ABD'ye karşı kendince bazı restler çektiğini bu nedenle ABD'nin sürece sadece silah ve parayla yardım edeceğini, Maliki'ye 'Sen istediğin zaman değil, biz istediğimiz zaman buraya geliriz' mesajı vermek istediğini belirtti. Belki insansız hava araçları (İHA) ile bazı müdahaleler yapabileceğini söyledi.

Hedef Sünni devlet

Irak Şam İslam Devleti IŞİD, bir taraftan Suriye'de üç seneyi aşkın süredir devam eden iç savaşı büyük bir avantaja dönüştürme çabasındayken öte taraftan da 'de facto' (fiili) bir oluşum ya da devlet kurmak çabasında. Bu nedenle özellikle petrol zengini bölgeleri ya da boru hatlarının geçtiği bölgeleri hedef alan örgüt uzmanlara göre Akdeniz'den Musul'a uzanan, ‘Şii hilali’ denen aksı kıran bir Sünni devlet oluşturmak için kanlı eylemlerini sürdürüyor.

Bilinmeyenli denklem

Irak Şam İslam Devleti örgütü IŞİD'in kim olduğu, ne olduğu, kimin finanse ettiği uluslararası kamuoyu için bilinmezlikten başka bir şey değil. Kimisi İran destekliyor dedi, kimi Esad'ın adamları, kimi Saddam'ın kalıntıları, Türkiye'deki bazı unsurlar ise 'Türkiye destekliyor' dezenformasyonunu yaydı. Bağımsız bir mikro organizma gibi gözüken bu örgütün arkasından sürpriz yapıların çıkacağı beklenirken el-Kaide ve Irak konusunda uzman kişilerin ortak kanaati, bölgenin bir çok yeni gelişmelere gebe olduğu yönünde.

13 Haz 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.