Brezilya'da ABD darbesiyle devrilen Rousseff'in mali kuralları ihlal etmediği kanıtlandı

Brezilya’da ABD yanlısı sağcı muhalefetin yolsuzluk suçlamaları nedeniyle geçici olarak görevinden uzaklaştırılan Devlet Başkanı Dilma Rousseff’in, iddia edildiği gibi bütçe açığını saklamak için mali kuralları ihlal etmediği açıklandı.

Brezilya’da ABD yanlısı sağcı muhalefetin yolsuzluk suçlamaları nedeniyle geçici olarak görevinden uzaklaştırılan Devlet Başkanı Dilma Rousseff’in, iddia edildiği gibi bütçe açığını saklamak için mali kuralları ihlal etmediği açıklandı.

Brezilya Senatosu'nun atadığı bağımsız denetçiler, geçici olarak görevinden uzaklaştırılan Devlet Başkanı Dilma Rousseff'in bütçe açığını saklamak için mali kuralları ihlal etmediğini açıkladı. Denetçiler tarafından hazırlanan rapor, Rousseff'in devlet bankasına ödemeleri ertelemediğini ortaya çıkardı.

Rousseff'in Kongre'nin onayına ihtiyaç duymadan ek kredi vermek için ‘hiçbir tartışma olmadan’ dört kararname çıkardığını belirten denetçilere göre, tüm kararnameler yasal olarak yapıldı. Denetçiler, raporda Rousseff'in görevinden uzaklaştırılmasına yol açan suçlamaların hiçbirini işlemediğine dair savunmasının doğruyu yansıttığına işaret etti.

Açıklamanın Rousseff’in azledilesiyle ilgili süreci nasıl etkileyeceği bilinmiyor. Diğer yandan Rousseff'in yerine 6 aylığına devlet başkanlığı koltuğuna oturan Michel Temer'in destekçileri, Senato tarafından istenen raporun Rousseff'in göreve dönme ihtimalini artırmadığını savundu.

Rousseff'in suçlu bulunması durumunda Temer, devlet başkanlığını 2018'de düzenlenecek seçime kadar yürütecek. Temer'in adı da devlete ait Petrobras şirketiyle ilgili yolsuzluk iddialarında geçiyor.

Ülkenin seçilmiş başkanı Dilma Rousseff 

2014'te yeniden iktidara geldiği genel seçimler öncesinde, kamu açığını gizlemek amacıyla bütçede usulsüzlük yapmakla itham ediliyordu.

Rousseff'e azil davası açılması yönünde karar alınması ve böylece Rousseff otomatik olarak görevden uzaklaştırılmasıyla 2011'den bu yana iktidarda bulunan Rousseff'ten boşalan görevi, Devlet Başkanı Yardımcısı Michel Temer üstlendi.

Başkanlık sarayından ayrılmadan önce kısa bir konuşma yapan Rousseff, azil davası kararını 'darbe' olarak değerlendirmişti.

Rouseff, "Hatalar yapmış olabilirim ancak hiçbir suç işlemedim" ifadelerini kullanmıştı.

Rousseff, 1960, 70 ve 80'li yıllardaki askeri yönetime gönderme yaparak, "Bu ülkede bir kez daha bir darbeyle mücadele etmenin gerekeceği hiç aklıma gelmezdi" demişti.

ABD'nin darbelerden sorumlu büyükelçisi

Halkın seçtiği cumhurbaşkanı olmasına rağmen, kongre senatosunda yapılan oylama ile görevinden alınan Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff’in yaşadıklarının bir benzerini 2012 yılında Paraguay devlet başkanı Fernando Lugo da yaşamıştı. Amerikan emperyalizmine karşı duruşlarıyla bilinen bu iki ismin farklı zaman diliminde yaşadıkları sırasında aynı kişinin, Amerikan büyükelçisi olarak görev yapmış olması dikkat çekti.

Özellikle Dilma Rousseff’in yerine senato tarafından vekaleten atanan ismin Wikileaks belgelerinde bir Amerikan casusu gibi muhbirlik yapmış olduğu bilgisinin yer alması ve aynı süreçte Amerikan büyükelçisi olarak görev yapan Liliane Ayalde’nin 2012 yılında Paraguay’daki görev süresi içinde de Paraguay’da benzer bir darbe sürecinin yaşanması, Latin Amerika ülkelerine yönelik olarak Amerikan komplolarının ne denli somut bir hal aldığını ortaya koyar nitelikte.

19 Tem 2016 - 00:00 - Amerika


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.