Necmettin Çalışkan: BOP'a ve Ilımlı İslam Projesi'ne ne yüzle destek verildiğini kimse sorgulamıyor

Saadet Partisi Genel İdare Kurul Üyesi ve Hatay Milletvekili Adayı Necmettin Çalışkan, Milli Gazete’deki köşesinde Ak Parti döneminde yapılan yanlışların kimsenin umurunda olmadığını, hatta sorgulanmaya bile gerek duyulmadığını dile getirdi.

İslami Analiz/Haber Merkezi

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ve Hatay Milletvekili Adayı Necmettin Çalışkan, Milli Gazete’deki köşesinde Ak Parti döneminde yapılan yanlışların kimsenin umurunda olmadığını, hatta sorgulanmaya bile gerek duyulmadığını dile getirdi. Çalışkan, Ak Parti’nin BOP kapsamında yaptığı yanlışlara değindiği yazısında “Irak’ı Türkiye’den kalkan uçakların bombaladığı, Mısır’ı yanlış yönlendirdiği, Libya’nın yerle bir edilmesine İzmir’i üs verdiği kimsenin umurunda değil. 1915 Ermeni tehciriyle suçlanan bir ülkenin, 100. Yılında Suriye’den yerli halkın tehcirine katkı sağladığını kimse görmek bile istemiyor. Hatta kan dökülmesin diyenleri Beşşarcılıkla suçluyor” ifadelerini kullandı.

Çalışkan’ın yazısı şöyle:

Fazilet Partisi’yle 1999 yılında girdiğimiz seçimlerden bu yana, yani son 15-16 yıldır ilk defa bu kadar rahat ve huzurlu seçim çalışması yürütüyoruz. Öz tabanımız olan seçmenin, “Onlar da Milli Görüşçü! Aranızda ne fark var ki? Oyları bölüyorsunuz! CHP’nin ekmeğine yağ sürüyorsunuz! Zaten barajı aşamazsınız ki!” demediği, diyemediği bir seçim. Yıllarca beraber siyaset yaptığın, birlikte zorlu mücadeleler verdiğin, köy köy dolaştığın kardeşinin, seni düşman gibi gördüğü, aşağıladığı bir seçim artık yok! Birlikte mücadele ettiğin, ama araya kara kedilerin girdiği, “Siz hâlâ dava peşinde misiniz? Bırakın bu işleri!” diyemediği bir seçim. Partisine ve başkanına taparcasına teslim olmuş, yaptığı her yanlışta hikmet arayan, her hataya kılıf bulan seçmen kitlesinin olmadığı bir seçim.

***

Acı olan şu ki; yasaklayacağı yerde içki fabrikası açtığı, kumarı çeşitlendirdiği, kilise imar ettiği, eşcinsel özgürlüğü(!) getirdiği, zinayı serbest bıraktığı, domuza izin verdiği, faizi -bereketlendirip dünya gerçeği- diyerek meşrulaştırdığı için kimse rahatsız değil!

Müslümanlarda vurdumduymazlık, toplumda yozlaşma, , boşanma, cinayet, gasp ve her türlü kötülük artması kimsenin gündeminde değil. Irak’ı Türkiye’den kalkan uçakların bombaladığı, Mısır’ı yanlış yönlendirdiği, Libya’nın yerle bir edilmesine İzmir’i üs verdiği kimsenin umurunda değil. 1915 Ermeni tehciriyle suçlanan bir ülkenin, 100. Yılında Suriye’den yerli halkın tehcirine katkı sağladığını kimse görmek bile istemiyor. Hatta kan dökülmesin diyenleri Beşşarcılıkla suçluyor.

AB Bakanlığı, patriot füze kalkanları kimsenin aklına bile gelmiyor. Halen orta yerde duran; “iktidar, para ve asker, bürokrasi ve basın engellerinin temizliği” karşılığında; İsrail, BOP ve ılımlı İslam (1400 yıllık İslam’ı değiştirme) projesine neden, ne yüzle destek verildiğini kimse sorgulamıyor bile. Tepkiler tamamen duygusal(!) ekonomik nedenlerden. Kredi kartı borçları, işsizlik, esnaftaki durgunluk, bakanların yolsuzluğu, şatafatlı israf milletin gündeminde.

***

İktidar taraftarlarının canıyla dişiyle çalıştığı, büyük gövde gösterileri yaptığı bir seçim yok. Mitinglerinde katılım düşük, heyecan yok. Çift başlı vesayet rejimini kimsenin canı çekmiyor. Karşımızda işsizlere iş vaadi veren, herkese umut dağıtan bir yapı yok. Kiminin ihaleyle, kiminin şube müdürlüğü, kiminin gelecek seçimlerde aday gösterilme vaadiyle ikna edildiği veya kandırıldığı bir seçim artık çok gerilerde kaldı. Geçmiş seçimleri hatırlarsınız.

2002 yılıydı. Hele bir de bunları deneyelim dendi. Umutlar boş çıktı. 2007 yılıydı. Hele bir de Cumhurbaşkanını seçsinler dendi. Umutlar boş çıktı. 2011 yılıydı. Hele bir de anayasa değiştirsinler dendi. Umutlar yine boş çıktı.

Artık söyleyecek söz kalmadı. Hep ötelenen umutlarla devam eden iktidara destek süreci, çok büyük ölçüde kırılmış durumda.

Artık “Oy verin anayasa değiştireceğiz!” diyemiyorlar. Çünkü biliyorlar ki, anayasa değişikliği demek, sadece “tek adam dönemi” pardon başkanlığa geçiş demek. Başka bir hedefleri, hayalleri yok. Gittikleri yerlerde “yolsuzluk, hırsızlık, gemicik, yüce divan, saat, saray, uçak, parsel, israf” gibi kelimeler duydukları an, yüzleri kızarıyor, toplantıyı bitirip kaçma derdine düşüyorlar.  Tam da vaktinde gerçekleşen Saadet Partisi çatısı altıdaki Milli İttifak, milletin umudu oldu. Eski seçimlerin alışkanlığıyla “Bunlar bize oy vermez” diyerek hiçbir yere gitmezlik etmemeli. Mümkün olan her yere girilmeli, gerçekten bu seçim çok farklı. Saadet ekipleri, çok zamandır ilk defa seçmenden bu kadar sıcak ilgi görüyor. Zaten bundan sonra dört yıl seçim yok, bu fırsat iyi değerlendirilmeli. Bu seçimde gümbür gümbür gelerek barajları patlatacak olan “Milli İttifak” bir sonraki seçimde tek başına iktidar olacağı beklentisi, pek çok seçmenin ortak fikri.

Haydi, hep beraber, birlikte Saadete!

21 May 2015 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.