Yargıtay, Soma Maden İşçilerinin İşe İade Kararını Bozdu

13 Mayıs 2014’te Soma ‘da 301 madencinin hayatını kaybettiği faciadan sonra Soma A.Ş.’ye ait madende hayatta kalan işçilerden 2831’i de işten çıkarılmıştı. İşten çıkarılan madencilere hafta içerisinde kötü haber geldi. Yargıtay 22. Dairesi, alt mahkemenin verdiği işe iade kararını bozdu.

13 Mayıs 2014’te Soma ‘da 301 madencinin hayatını kaybettiği faciadan sonra Soma A.Ş.’ye ait madende hayatta kalan işçilerden 2831’i de işten çıkarılmıştı. İşten çıkarılan madencilere hafta içerisinde kötü haber geldi. Yargıtay 22. Dairesi, alt mahkemenin verdiği işe iade kararını bozdu.

Yargıtay 22. Dairesi’nin davaya ilişkin kararı ise Çarşamba (7 Eylül) günü tebliğ edildi. Karara göre Yargıtay, işverenin haksız fesih yaptığını kabul etse de Soma A.Ş. ile Türk Maden İş arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 55’inci maddesini gerekçe göstererek işe iade talebini reddetti. Ayrıca işten çıkarma konusunda Soma A.Ş.’nin facianın ardından maddi olarak zorluk çektiği gerekçesini de kararına ekledi.

'ŞİRKET EKONOMİK GÜÇLÜK İÇİNDE'

Yargıtay kararında 55’inci madde dayanak gösterildi. Şu ifadeler ise dikkat çekti:

“4857 sayılı Kanun’un 18. Maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

Somut olayda davacının iş sözleşmesinin maden kazası sonucu yaşanan süreç ve bunun şirkete çok büyük ekonomik yük getirmesi gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket temyiz dilekçesinde mücbir sebebe dayanmış ise de, gerek fesih sebebinin değiştirilemeyeceği kuralı, gerekse somut olay özelinde bir mücbir sebepten bahsedilecekse bunun işçi açısından söz konusu olabileceği göz önünde bulundurularak davalının bu beyanına itibar edilmemiştir.

Bununla beraber davalının dayandığı sebep geçerli neden ağırlığında bir sebeptir. Nitekim davalıya karşı maden kazası sonucunda çok sayıda dava açıldığı, davacıların çalıştığı Eynez Ocağı’nın iş güvenliği kapsamında yapılan denetimler neticesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kapatıldığı, yine fesih tarihinden önce Eynez Ocağı’nın kesin kabulünün davalı Türkiye Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye sözleşme uyarınca devredildiği, davalının ekonomik güçlük içerisinde bulunduğu görülmektedir.

Davalının iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebebi bulunmaktadır. Bundan sonra davalının bu feshi usulüne uygun kullanıp kullanmadığı üzerinde durulmalıdır. Davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin 55. Maddesinde liyakat, kıdem sicil, başarı ve benzeri dikkate alınarak son giren ilk çıkar kuralı göz önünde bulundurularak toplu iş çıkarımının gerçekleştirileceği kararlaştırılmıştır. Söz konusu maddeye bakıldığında liyakat, kıdem ve sicil gibi hususların dikkate alınacağı belirtilirken yine fesihte son giren ilk çıkar kriterinin göz önünde bulundurulacağı belirtilmiştir.

Toplu iş sözleşmesinin 55’inci maddesine bakıldığında ilk cümlenin işten çıkarmada kriter olarak gerek nicelik olarak gerekse nitelik olarak işverene takdir yetkisi verdiği görülmektedir. Buna göre örneğin liyakatlı bir işçi kıdemi daha düşük olsa ve en son girse bile bu hükme göre toplu iş çıkarımında işten çıkarılmayabilecektir. Davacı tarafından işverenin toplu iş sözleşmesinin 55’inci maddesine aykırı olarak işçi çıkarımında bulunduğu, bu konuda sahip olduğu takdir yetkisini kötüye kullandığı da iddia ve ispat edilemediğinden davalının yaptığı feshin geçerli sebeple yapıldığı kabul edilmelidir.”

YEREL MAHKEME OLUMLU KARAR VERMİŞTİ

İşçilerin avukatlarından Sercan Aran, Yargıtay kararına tepki göstererek Hürriyet’e şunları söyledi:

“Davaya bakan yerel mahkeme işe iade kararı vermişti. Ancak Yargıtay bilirkişi raporu olmadan karar verildiği için eksik inceleme nedeniyle geri göndermişti. Bilirkişi raporu işçilerin lehine geldi. Mahkeme tekrar işe iade kararı verdi. Ancak dün elimize ulaşan tebligatta işe iadeyi iptalin gerekçesi de elimize ulaşmış oldu.

Yargıtay işverenin haksız fesih yaptığını kabul ediyor, feshin iş kanuna aykırı yapıldığını kabul ediyor ancak işveren ve sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 55 .maddesini gerekçe göstererek işten atmalar haklıdır diyor. Ancak şöyle bir durum var: Toplu iş sözleşmesi hükümleri iş kanuna aykırı olamaz. Olsa dahi kanun uygulanır. Kararda çelişkili ifadeler bulunmakta. Tamamen siyasi bir karar olarak yorumlayabiliriz. Yargıtay, 2831 işçinin umutla beklediği kararında işten atılan işçilerin tekrar işe dönüş umutlarını yok etmiştir. Bu karar hukuki bir karar değildir. Burada 2831 işçinin alın teri yerine sermayenin çıkarları gözetilmiştir. Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız.”

11 Eyl 2016 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.