Bir kız çocuğundan cezaevindeki babasına yürek dolu bir mektup

28 Şubat sürecinden sonra İslami faaliyetler dolayısıyla tutuklanan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan, yaklaşık 14 yıldır cezaevinde bulunan ve bir de ağır hastalıkla boğuşan Yasin Demir’e kızından hüzün yüklü mektup var.

İslamî Analiz/Haber Merkezi

28 Şubat sürecinden sonra İslami faaliyetler dolayısıyla tutuklanan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan, yaklaşık 14 yıldır cezaevinde bulunan ve bir de ağır hastalıkla boğuşan Yasin Demir’e kızından hüzün yüklü mektup var.

Dört duvar arasındaki bir babanın kızının dilinden okuyacağı mektubun kalbinde bırakacağı sızının acısını da göz ardı etmeden, bu mektubu cezaevlerindeki Müslümanları hatırlatmak için bir vesile olması amacıyla İslamî Analiz okurları için Doğruhaber Gazetesi’nden iktibas ediyoruz.

İşte o mektup:

“Medresemin duvarlarını aşıp koşarak gelmek istedim

Ankara F Tipi’nin acımasız zindanına,

Ama olmadı, gelemedim sana baba

Yıllar, aylar, günler ve tağutlar izin vermiyor sana kavuşmaya,

Ümitliyim yüce Rabbimden yana, Fakat tahammül sınırlarımın sonlarındayım, baba artık zor geliyor seni beklemek,

Her gece hayal ile yanına gelmekten, başımı bağrıma koyup şefkatli ve mahzun gözlerine bakmaktan usandım!…

Çünkü ben seni artık “Hayal bahçeleri”nde değil,

Hakiki bahçelerde görmek istiyorum,

Kokunu yalnızlık… Değil, yanımda koklamak istiyorum.

Yaz gecelerinde göğün küçük yıldızımın yerine seni izlemek;

Başımı omzuna yaslayıp o yıldızı beraber seyre dalmak istiyorum her gece…

Her sabah fotoğrafını elime alıp bakmak yerine; minik bir el ile uyanıp, bakmak istiyorum o gül güzeli güzel yüzüne,

Sensiz, kanadı kırık bir kuş gibiyim baba…

Sensiz, yağmurun altında ıslanan ve bir an önce dönmesini bekleyen üşümüş minik bir serçe gibiyim,

Sensiz, hayatım tozlu ve bulutlu…

Keşke seni vahşet bekçilerinden ve zindanlardan kurtarabilsem…

Özlemin büyüyor baba,

Sığmıyor artık kalbimin derinlerindeki en değerli küçük kutucuğa

Gizleyemiyorum artık gözyaşlarımı kimseden baba,

Hasret denizimin dalgaları azıyor sensizlik girdabında.

Gözlerim hasret ırmağını kasıyor, mektup satırlarıma damla damla,

Kalemim artık kifayetsiz kalıyor özlemini yazmaya…

Yüreğim artık hükmedemiyor, benliğimden taşan özlemini yutmaya…

Hıçkırıklar teslim alıyor beni, yalnız gecelerdeki efkârlı anlarımda…

Baba;

Neden konuşamıyorum seninle doya doya,

Neden sadece seni vakte ecel giydirilmiş bir saatlik zaman diliminde görüyorum zindanın soğuk duvarları arasında.

Neden sadece sana hayal bahçelerimde sarılabiliyorum baba?

Neden ağladığımda yoksun yanımda baba?

Neden hep arkadaşlarım teselli ediyor, senin yerine beni baba?

Nedenler böyle uzayıp gidiyor işte baba…

Ama unutma;

Bıraktığın dava mesuliyetini tekrardan yüklenip müneffis bir hâle getireceğim zalimlerin inadına…

Kalkındıracağız İslam davasını bi-inayetillah siz Yusufların hayır dualarıyla.

Hasretinle bize miras bıraktığın davamı seviyorum baba.

Davam; huzur kaynağım, güven tesisim…

İtimat edebileceğin en kavi meskenim…

Bu davaya mutluluklarımız, canlarımız feda.

Bu dava uğruna erimeli bin bir insan daha.

İlay-ı kelimetullah için olunca, mutluluklar yaşanmamış ne fayda,

Allah razı olduktan sonra, dünya umurumuzda olmaz bir damla

Ey karanlık dehlizlerimiz inci,

Beklemekteyim seni…

Ne zaman olduğumu bilmeden ümitle temenni ediyoruz seni,

Bir gün gelir, çıkarsın diye yaşlı gözlerle bekliyoruz seni,

Babam, kanayan yaram…

14 yıldır sessizce süzülüyor bu kan bağrımdan.

Dilerim;

Hasta bedenin ile devirdiğin karanlık zindan geceleri

Keffaret-i zünüb olur Rahman katından.

Ey rüyalarımın güzel yüzü ile ziynetlerinden, bir ırmak gibi çağlayan ilim deryam,

Nasihatlerin ile ihya olmaya çalışıyorum durmadan.

Yanında olmak istiyorum her an ve bekliyorum o günün gelmesini hiç usanmadan.

Dua ediyorum Mevla’ya;

Fettah mucibince, bir bedenin azaları olan tüm Müslüman fertlere, biran önce Zindan kapılarını açsın diye.

Çünkü sen gelince, belki yaralı olan bir uzvum iyileşecek ama diğerleri hep ağrıyacak ve sızlayacak…

Selam olsun;

Musibet mektebinde, sabır tahsilini gören tüm kahraman neferlere

Ve selam olsun;

Bir elmanın iki yarısı gibi olan azizlerin,

Yıllardır hasretlerini zindan kapılarında ve kara toprakla gidermeye çalışan tüm mahkûm ve şehit goncalarına…

Dua talebi ile… Vesselam

14 yıldır zindanda bulunan Yusufî bir  kardeşinizin evladı Meryem Demir”

01 Tem 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.

01

Bilinmeyen - Biz hep dusermiydik yanılır mıydık şu koca dünyada acı neydi kim bilir kalbinin bin kere kırılmasını biz insanoğlu yaralarını saramayan insanogullari olur da bir gün yaralarımızı gecirirseniz nasıl geçtiğini bana da söyleyin o zamana kadar başım dik omuzumda yükle yoluma nefes almadan devam edicem.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Temmuz 00:00