Hindistan’ın Cemaat-i İslami Genel Başkan Yardımcısı: Diyalog süreci başlatmalıyız

Hindistan’ın Cemaat-i İslami Genel Başkan Yardımcısı Arif Ali Thottancheri, ümmetin sorunlarını istişare ederek, çözüm önerilerini gündeme taşıdı.

Hindistan’ın Cemaat-i İslami Genel Başkan Yardımcısı Arif Ali Thottancheri, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın, ‘İslâm Birliği’nin tesisi için başlatmış olduğu Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’nde Millî Gazete’nin sorularını yanıtladı.

Thottancheri, ümmetin sorunlarını istişare ederek, çözüm önerilerini gündeme taşıdı.

Thottancheri, 'Müslüman ülkeler ve topluluklar arasında bir diyalog süreci başlatmamız gerekir. Her ülkenin iç ve dış problemleri var. Bu problemleri ise önyargı ile değil, bir araya gelerek, konuşarak ve tartışarak çözebiliriz. Müslümanların birleşmesi gerekir. Tabii tüm bunların mümkün seviyede gerçekleşebilmesi için ‘İslâm Birliği’nin kurulması adına adımlar atılmalıdır. Bu konuda Türkiye kilit ülke olabilir. Türkiye öncülüğünde Müslümanlar ‘İslâm Birliği’ni kurabilir. İnanıyorum ki aramıza atılan fitneleri akademik ve dini eğitim sayesinde bertaraf edebiliriz. Bu konuda çok iyi çalışmamız gerekiyor” dedi.

MÜSLÜMANLARIN DİRLİĞİ İÇİN SÜREKLİ BİR ARAYA GELMELİYİZ

- Başkanım ESAM tarafından düzenlenen Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’ni nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu kongrenin Müslüman ülkeler için öneminden biraz bahseder misiniz?

- Bana göre bu tür uluslararası kongreler Müslümanların birliği ve dirliği için çok büyük önem arz etmektedir. Üzülerek ifade etmek isterim ki, günümüz dünyasında Müslümanlar birbirlerinden kopuk ve uzaktalar. Müslümanların içinde bulundukları bu ayrılığı ve parçalanmışlığı tamir edecek organizasyon maalesef pek bulunmamaktadır. Bu yüzden bu kongrenin İslami hareketler ve Müslüman komiteleri için bulunmaz bir fırsat olduğunu belirtmek isterim.

- Bildiğiniz üzere İslâm coğrafyası kan ağlıyor ve hemen hemen tüm Müslüman ülkelerde ya savaş hali ya da zulüm baş göstermekte. Suriye ’de, Irak’ta, Yemen’de, Filistin’de, Arakan’da ve daha birçok Müslüman ülkesinde Emperyalist ve Siyonist düzenin ortaya çıkardığı krizler var. Biz Müslümanlar olarak aramıza atılan bu fitneleri ve krizleri nasıl yok edebiliriz? Neler yapmamız gerekir?

- Yapmamız gereken çok şey var, ama başlangıç olması adına Müslüman ülkeler ve topluluklar arasında bir diyalog süreci başlatmamız gerekir. Her ülkenin iç ve dış problemleri var. Bu problemleri ise önyargı ile değil, bir araya gelerek, konuşarak ve tartışarak ancak bunlardan kurtulabiliriz. Tabii bu diyalogların en önemlisi, olmazsa olmazı ‘Şiiler ve Sünniler’ arasında başlatılmasıdır. Bunun dışında Suudi Arabistan- Katar , Suriye-Irak, Yemen-Suudi Arabistan diyalogları da İslâm coğrafyasının geleceği için büyük önem taşıyor. Müslümanların bir lider arkasında birleşmesi gerekir. Bu konuda Türkiye kilit ülke olabilir. Türkiye öncülüğünde Müslümanlar ‘İslâm Birliği’ni kurabilir. Tabii bunların dışında biz Müslümanların birtakım eksiklikleri var. Görüyoruz ki birçok Müslüman ülkede henüz eğitim sistemi oturmuş değil. İnanıyorum ki aramıza atılan fitneleri akademik ve dini eğitim sayesinde bertaraf edebiliriz. Bu konuda çok iyi çalışmamız gerekiyor.

'NECMETTİN ERBAKAN, BİZE EN GÜZEL REFERANSTIR'

- Efendim, biliyorsunuz, katılmış olduğunuz bu kongre Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız tarafından ‘İslam Birliği’nin tesisi için başlatıldı. Necmettin Erbakan ve Millî Görüş hakkında neler söyleyebilirsiniz?

- Allah rahmet eylesin. Necmettin Erbakan adını ilk olarak çocukluk yıllarımda duymaya başladım. Her şeyden önce şunları bilmek gerekir ki; Cemaat -i İslami 1941 yılında Ebu’lA’lâ el-Mevdudî tarafından kurulmuştur. 1947’de Hindistan’ın Britanya’dan bağımsızlığını kazandı. Bağımsızlığın kazanılması sonrası Hindistan bölündü. Ebu’lA’lâ el-Mevdudî ise Pakistan ’a gitti. Hindistan’da kalanlar ise Cemaat-i İslami Hareketi’ni reforme ettiler. Ben küçüklüğümde cemaat medreselerinde okuyordum ve Necmettin Erbakan adını sürekli duymaya başladık. Tabii Erbakan kitaplarını ve konuşmalarını kendi dilimiz olan Maleyala’ya çevirdik. Okudukça kendisini sevmeye ve takip etmeye başladık. Ben şahsi olarak kendisini çok seviyorum. Allah ondan razı olsun. Ebu’lA’lâ el-Mevdudî ve Necmettin Erbakan bizlere güzel referanslardır. Onları sadece sevmekle kalmamalı, bize bıraktıkları bu davayı sırtlayıp daha da ileri gitmeliyiz. İnşallah biz hak yolunda ter döktükçe, doğru yoldan sapmadıkça Allah bize yardım edecektir.

'CEMAAT-İ İSLAMİ OLARAK ÖNCELİĞİMİZ DAVAMIZ'

- Peki, ülkeniz Hindistan’da Cemaat-i İslami olarak ne gibi çalışmalarınız var? Bize bunlardan bahsedebilir misiniz?

- Hindistan, bilindiği üzere en fazla nüfusa sahip olan ülke ve yaklaşık olarak 1.3 milyar popülasyona sahip. Ayrıca Hindistan yaklaşık olarak 200 milyon Müslüman’ın evidir. Endonezya’dan sonra en fazla Müslüman’ın yaşadığı ülke konumundayız. Bunun dışında biz Müslümanlar Hindistan’ın yalnızca % 15’ini oluşturuyoruz. Azınlık olduğumuzdan dolayı bizim güvencemiz Hindistan yasalarınca garanti altına alınmıştır. Müslümanlar olarak özgür ve rahat yaşamak için bize verilmiş olan haklar var, fakat İslâm düşmanlığı denen fitneden diğer Müslümanlar gibi biz de, Hindistan’da bunun etkilerine maruz kalıyoruz. Cemaat-i İslami olarak önceliğimiz sonsuza dek savunacağımız davamızdır. İkinci önceliğimiz ise ‘İslahbeynelMüslimin’ yani Müslümanlar arasında huzur ve barışı sağlamak, onları birleştirmek ve hak olan yolda eğitmektir. Bunların dışında 2007’de başlattığımız 10 yıllık eğitim, sağlık, ekonomik kalkınma, insan hakları aktiviteleri ve finans programlarını 2017 yılı itibarıyla 10 yıl daha uzatarak hedefimizi 2027 olarak belirledik.

- Sayın Thottancheri, Türkiye’den biraz konuşalım isterim. Türkiye Doğu ve Batı arasında önemli bir konuma sahip, sizce Türkiye Ortadoğu’ya barışı ve huzuru getirebilir mi? Türkiye’nin rolü nedir?

- Hiç şüphesiz Türkiye’ye çok önemli bir rol düşmektedir. Hem stratejik konumu itibarıyla hem de tarihinin verdiği güç ile bu görevi yerine getirebileceğini düşünüyorum. Doğu-Batı arası diyalog sağlayabileceği gibi Şii-Sünni taraflarını da tek çatı altında toplayabilir. Tabii tüm bunların mümkün seviyede gerçekleşebilmesi için ‘İslâm Birliği’nin kurulması adına adımlar atılmalıdır.

20 Kas 2017 - 01:00 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.