İlhami Güler yazdı: ‘15 Temmuz Darbesi’nin Düşündürdükleri’

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. İlhami Güler, 15 Temmuz darbe girişimine dair görüşlerini ifade ettiği bir yazı kaleme aldı.

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. İlhami Güler, 15 Temmuz darbe girişimine dair görüşlerini ifade ettiği bir yazı kaleme aldı.

Yazıdan bir kesit şöyle:

Kur’an’da başından sonuna kadar varit olan tartışma, düşünme, soru sorma, itiraz etme tarzının, İslam’ın erken dönemlerinde “Rey Ehli” olarak kristalleştiği; kitlelerde yaygın olan teslimiyet, taklit, otoriteye körü körüne boyun eğme eğiliminin ise, “Ehlu’l-Eser/Hadis ve Sünnet”  olarak, Mezhep ve Ekol olarak kristalleştiği ve Abbasilerin ortalarından itibaren(Mütevekkil-850) Rey taraftarlarının tasfiye edilerek Hadis Ehlinin kendini “Ehl-i Sünnet” adı ile devletin Resmi İdeolojisi haline getirdiği malumdur. İkinci yüzyılda kristalleşmeye başlayan Tasavvufun, giderek üçüncü yüz yıldan itibaren Sünniliğe eklemlendiği de bilinen bir husustur. Sünniliğin “Ulema”ya dayanan “otorite”si yerine, Tasavvufta “Tarikat” örgütlenmesi ve Veli, Gavs, Kutup, Ricalu’l- Gayp, Şeyh, Mehdi, İmam… gibi Batıni ilham ve Rüyaya itibar eden kişilerin “Manevi-Ruhani” otoritesinin kaim olduğu da bilinen bir husustur.

Sünniliğin tarihi süreç içerisinde siyasal ünitesinin, Cahiliyye Araplarında ortaya çıkmış ve Kur’an tarafından da siyasal işlerin çözümünde bir yol olarak müminlere önerilmiş “Şura” ve “Liyakat(ehliyet)” ilkeleri yerine; Perslerden ve Bizanslılardan etkilenerek “Zıllullahi Fi’l-ard” olarak “Hilafet” ve “Saltanat”a;  İlmi ünitesinin ise “Mezhep İmamları”nın katı ve dogmatik iradesine teslim olduğu da bilinmektedir.

On dokuzuncu yüzyılın sonuna ve yirminci yüzyılın başlarına geldiğimizde bu yapıların İslam toplumlarını taşıyamayarak çöktüğü bilinmektedir. Modern dönemde İslam toplumları teolojik bir Tecdid/Rönesans/Yenilenme/Up date yapamadan, Ulus–Devletler olarak kuruldular. Teolojik bilinci “Muhafazakâr” olarak kalan toplumlar, modern seküler devlet yapılarından duydukları rahatsızlıklarını hafızalarına yaslanarak kadim teolojiye göre(Akide ve Şeriat) yenilemeye çalıştılar. Humeyni, Cemaat-i İslami, İhvan, Hizbu’t-Tahrir, Milli Görüş, Hamas, Hizbullah, Nahdatu’l- İslam… ve hareketleri, bunun örnekleridir. Post-modern dönemde ise(1970’ler sonrası), Taliban, El-Kaide, DAİŞ, Boko-Haram, Eş-Şebap…gibi örgütler, İslam Dünyasının Batı tarafından sıkıştırılmasına karşıt olarak “şiddet” içerikli örgütler olarak tezahür ettiler.

Türkiye’de Sünnilik, Modern Ulus Devlete karşı memnuniyetsizliğini başlıca üç tarzda tezahür ettirdi. 1-Tarikatler, 2-Cemaatler, 3-Siyasal Parti. Tarikatlar, nispeten apolitik olarak kalırken; Cemaatlerden “Süleymancılık” apolitik olarak varlığını sürdürdü; Nurculuk ise, zamanla Sait Nursi’nin sivil teolojik-politik söyleminden Fetullah Gülen’in domine ettiği sivil-cemaat görünümlü post-modern “Politik” bir harekete dönüştü. Milli Görüş hareketi ise, Necmettin Erbakan önderliğinde iki binli yıllara kadar” dini” bir politik hareket; ondan sonra ise, Erdoğan önderliğinde “Muhafazakâr” bir politik harekete dönüştü ve iktidar oldu. Seküler elitlerin bir kültür devrimi ile kurdukları devleti “ele geçirme” veya “devlete sızma”, her iki Sünni politik hareketin teolojik-politik ortak hedefi olmuştur. The Cemaat/Hizmet Hareketi/Paralel Yapı, bu işi devlete “sızma” taktiği ile yaparken; Muhafazakâr Ak Parti, demokratik örgütlenme yolu ile bu hedefini gerçekleştirmeye çalıştı. Sünni siyasal kültür-kod(Halife-Sultan-Padişah), Milli Görüş ve Ak Parti’de(Necmettin Erbakan-Tayyip Erdoğan) “Karizmatik Lider” şeklinde “tek-adam” olarak tezahür ederken; Paralel yapıda “Mehdi-İmam-Gavs-Kutup” (Fetullah Gülen) olarak tezahür etti. Rey Ehlinin genel tutumu olan düşünme, eleştiri, sorgulama yerine Hadis Ehlinin genel tutumu olan teslimiyet, itaat, taklit, boyun eğme, her iki politik hareketin genel nitelikleri olarak sayılabilir. Ancak, Paralel yapının Batınî niteliklere haiz “Tarikat” ve “Tasavvuf” kültürüne daha yakın olması, onu kapalı-hiyerarşik-dogmatik bir yapıya dönüştürürken; siyasal yapıların(Milli Görüş-Muhafazakârlık) “Parti” tarzı örgütlenmesi, onları daha açık kılmaktadır. Paralel Yapının girişmiş olduğu, son “Darbe” teşebbüsü, bu yapının öğreti/teoloji ve örgütlenme tarzının, İslam’ın genel kardeşlik, vatan, millet, insaf, hakkaniyet, ümmet, adalet… değerlerinden uzaklaşarak; yabancı güçler ile kolayca işbirliğine girişebilerek,  hedefine/ütopyasına ve liderine körü körüne kitlenerek nasıl hoyratlaşabileceğini gösterdi. Evrensel dini değerler olan barış, sevgi, merhamet, dürüstlük, insaf ve adalet yerine; fanatiklik, yobazlık, taassup, kin, nefret, şiddet ve güç istencinin kontrolüne girdiklerini gösterdi. Bunların IŞİD’den hiçbir farkı yoktur. Sünniliğin, erken dönemde boğduğu “Rey Ekolü”nün ortalıkta olmayışının ceremesini Selçuklularda Hasan Sabbah; Osmanlılarda Şeyh Bedrettin-Kadızadeliler, Türkiye Cumhuriyeti’nde de Fetullah Gülen hareketlerinin yarattığı korkunç tahribat ile ödemekteyiz. Bugün İslam’ın siyasal ünitesinde Kur’an’ın tavsiye ettiği “Şura” ilkesine(Demokrasiye); teolojik ünitesinde ise, mevcut Sünniliğin itaat, boyun eğme, teslimiyet, taklit, dogma, kör-inanç kodlarından, Rey ekolünün(Mutezile, Malikilik, Hanefilik ve Maturidilik) düşünceye, sorgulamaya, gerekçeye, hikmete adalete… dayanan kodlarına geri dönmek zorundayız.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

20 Tem 2016 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.