Başbakan Erdoğan Maltepe mitinginde konuştu: Akıttıkları kanda boğulacaklar

Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan, İstanbul'da Başbakan olarak yaptığı son mitinginde milyonlarca vatandaşa hitap etti. İstiklal Marşı'nı okuyarak başladığı konuşmasını Fatiha suresi ile bitiren Erdoğan 'İnşallah 10 Ağustos yeni Türkiye için bir milad olacak' dedi. Erdoğan bunun bir veda olmadığını belirt

CUMHURBAŞKANI adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Köşk seçimi öncesi Maltepedeki yeni miting alanında halka hitap etti. Konuşmasına İstiklal Marşını okuyarak başlayan Başbakan Erdoğan, Gazzeye dikkat çekerek, "Bugün burada, İstanbulda, Maltepedeki bu muhteşem meydanda sadece 10 Ağustos mitingimizi yapmıyoruz. Bugün buradan Iraka Biz buradayız diyoruz. Bugün buradan Suriyeli, Somalili, Mısırlı, Libyalı kardeşlerimize "Biz işte buradayız diye haykırıyoruz. Buradan Gazzenin çocuklarına selam gönderiyoruz. Gazzenin mazlumlarına, masumlarına selam gönderiyoruz. İstanbulun annelerinden, Türkiyenin tüm annelerinden Gazzenin annelerine dayanışma mesajları gönderiyoruz. Biz, işte buradayız Gazze" diye konuştu.

Başbakan ayrıca, konuşması devam ederken, miting alanında rahatsızlanan ve sedye ile önünden geçirilen bir kadının da elinden tutarak, bir süre sohbet etti.

"AKITTIKLARI KANDA BOĞULACAKLAR"

Konuşmasının başında Gazzedeki İsrail saldırılarına değinen Erdoğan, "Şimdi rahatsız eden bir cümleyi söylüyorum: Hitler, Almanyada nasıl ari bir ırk oluşturmaya çalıştıysa, İsrail devleti de şu an orada aynı hedefin peşinden koşuyor. Bana Türk-Amerikan Dostluk Grubu, mektup yazıyor. Mektubunda da güya beni tehdit ediyor. Aynı şekilde yazılı cevabını alacaklar, o ayrı. Ama ben şimdi buradan sesleniyorum: Kadınları öldürüyorlar ki, Filistinli doğurmasınlar. Bebekleri öldürüyorlar ki, büyümesinler. Erkekleri öldürüyorlar ki, vatanlarını savunmasınlar. Kundaktaki bebeklerden bile korkuyorlar. Parklarda, sahillerde oynayan çocuklardan dahi korkuyorlar. Hastanedeki yaralıdan, tekerlekli sandalyedeki engelliden dahi korkuyorlar. İnanın öldürdükçe daha da korkacaklar. Kan akıttıkça akıttıkları kanda boğulacaklar. Hiçbir zulüm ebedi değildir. Gün gelecek zulümlerinin hesabını mutlaka verecekler. Hesap gününün gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu bebek katillerinin, bu İsrail yönetiminin er ya da geç yaptıklarının hesabını hukuk içinde vereceğini biliyoruz" dedi.

"FİLİSTİNDE 10 GAZETECİ ÖLDÜRÜLDÜ, NEDEN SUSUYORSUN?"

Başbakan Erdoğan, Filistinde hayatını kaybeden basın mensuplarına dikkat çekerek, "Filistinde şu ana kadar, bu son saldırıda 10 gazeteci hayatını kaybetti. Bizim oradaki Anadolu Ajansı büromuza 2 kez saldırı yapıldı. Gazeteciler yaralandı. Hiç dünyadan tepki var mı? Ey uluslararası basın, ey basın örgütleri, neredesiniz? Türkiyede terör suçluları için gazeteciler tutuklu diye ayağa kalkarsınız, Filistinde ölen gazetecileri neden görmüyorsunuz? Ey Kılıçdaroğlu, senin gidecek yerin var mı ya? Ey Bahçeli, senin gidecek yerin var mı ya? Şimdi yanınıza bir tane de sipariş, ithal bir monşer aldınız. Üçlü bir koalisyon. Ama ne diyorlar? 10 tane parti beni destekliyor. Kardeşlerim, kırk çürük yumurtadan bir sağlam yumurta etmez. Kılıçdaroğlu, İsrailde basın özgür diyordun. Kendi ülkeni dünyaya şikayet ediyordun. Filistinde 10 gazeteci öldürüldü, neden susuyorsun? Konuş, konuş, niye susuyorsun?" ifadelerini kullandı.

"MAVİ MARMARA OLAYINDA DA BUNLAR İSRAİLİN YANINDA YER ALMADI MI?"

Gazzedeki olaylar ile ilgili hükümetin tutumunu eleştiren muhalefete cevap veren Erdoğan, şunları söyledi:

"7 Temmuzda Gazzede katliam başladığından itibaren Türkiyede de muhalefet hükümete karşı saldırılarını, yalan ve iftiralarını artırdı. Dışarıda bazıları kadar içeride de bazıları bizi susturmak, bizi oyalamak, bizim Gazzeden dikkatimizi çekmek yani İsrailin işini kolaylaştırmak için hücuma geçtiler. Kim bunlar? Siz bunları iyi tanıyorsunuz. Pensilvanya ve onun medyası bu işte başı çekiyor. Çünkü onların otoritesi o. Bu Pensilvanya ihanet çetesi, biliyorsunuz otoriteden izin almadan, talimat almadan iş yapamaz. Mavi Marmara olayında bunlar İsrailin yanında yer almadı mı? 7 Temmuzda bir kez daha otoritelerinden talimat aldılar, bize karşı hücuma geçtiler. Başka kim? Pensilvanyanın oyuncağı olan CHP, MHP bir de onların monşer adayı. Ne diyorlar? Gazzeyi bırak, Türkmenlere bak. Ama benim Türkmen kardeşlerim bunlara gereken cevabı önceki gün bir kez daha verdiler. Çünkü onlara verdiğimiz desteği onlar çok iyi biliyorlar. Onlar bu işin farkında. Adanada Milli İstihbarat Teşkilatının Suriyedeki Türkmen kardeşlerimize insanı yardım götüren o TIRlarını kim çevirdi? Pensilvanya. Emniyet ile maalesef Silahlı Kuvvetlerin içerisindeki grup, paralel yargı, el ele verdiler ve Milli İstihbarat Teşkilatının mensuplarını yerlerde süründürerek de dövdüler. Bunların hepsinin kayıtları bizde."

"BUNLARIN MİLLİYETÇİLİĞİ DE, HALKÇILIĞI DA SAHTEDİR"

Konuşmasında Ekmeleddin İhsanoğlunu da eleştiren Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:

"Bu monşer aday, zaten bu işlerden hiç anlamaz. Suudi Arabistan, bunu çekin diye bize söyledi. Mevcut Cumhurbaşkanımız Abdullah Beye söyledi. Dışişleri Bakanımıza söyledi. Bu adamı alın buradan, dedi. Biz de dedik ki, seçim yapıldı, seçimle geldi. Seçimle geleni alma imkanımız, malum yok. Biz sizi bu noktada gücendirmek istemeyiz ama, böyle bir imkan yok. Bu bize ne dedi, biliyor musunuz? Benim arkamda durmuyorsunuz dedi. Tamam da, sen başarısızsın, beceriksizsin. Seni bundan dolayı istemiyorlar. Bu bir vaka. Diyor ki Bana nişan taktılar. Sana gidesin diye nişan taktılar ama, artık o kadar oyaladın ki, süre doldu. Ondan sonra da zaten ayrılmak durumunda kaldı. Utanmadan, sıkılmadan bir ifade kullanıyor. Bize ahlak dersi vermeye kalkıyor. Sen önce ahlak dersini beraber şu anda hareket ettiğin kişilerle konuş. Sen bizi nasıl olur da IŞİDin saldırılarından, yani 10 Hazirandan, bunlardan bizi kalkıp da sorumlu tutarsın? Bu MHPnin milliyetçiliği fasondur, fason. Bunların milliyetçiliği de halkçılığı da sahtedir, sahte."

"HİSSELİ HARİKALAR KUMPANYASI"

Erdoğan, İhsanoğlunun İstiklal Marşını Çanakkale Destanı ile karıştırdığını belirterek, "Babası merhum Akifin arkadaşıymış. Baban çok muhterem bir insan da, sana faydası yok ki. Sonuç, İstiklal Marşını bile tanımayan, bilmeyen bir monşer. İstiklal Marşı ile Çanakkale Şiirini birbirinden ayırt edemeyen bir monşer. Üstelik bir de bunu inkar ediyor. Sadece monşer değil. CHPnin genel müdürü gibi bu da çarkçı. Bir çarkçı Kemalimiz vardı, şimdi bir de artık çarkçı Ekmelimiz var. İki etti. Dün Hatayda konuşuyor. Dünyayı ne kadar tanıdığını, uluslararası ilişkilerde ne kadar usta olduğunu övüne övüne anlatıyor. Bu da çok enteresan. Çekoslovakya Devlet Başkanı arkadaşım diyor. Yahu Ekmel, Çekoslovakya diye bir devlet mi kaldı? Artık Çek Cumhuriyeti var, Çekoslovakya diye bir devlet var mı ya? Sen nasıl tanıyorsun bunları? Çekoslovakya iki ayrı devlet oldu, 21 sene oldu. Yarın da çıkıp Yugoslavya derse şaşırmayın. Öbür gün çıkıp Sovyetler Birliği derse, ona da şaşırmayın. CHP genel müdürü ile MHP Genel Başkanı milleti eğlendiriyordu. Şimdi yanlarına bir kafadar daha buldular. Hisseli Harikalar Kumpanyası. Ne diyor? Cumhurbaşkanlığı makamı devletin sigortasıdır. Daha seçime bir hafta var. Monşerde sigortalar attı." diye konuştu.

"BUNLARDAN DAVACIYIZ"

Başbakan, konuşmasında paralel yapıya da değindi; "Devletin içinde paralel devlet olmaz. Yenikapıda ne dedim? İnlerine gireceğiz dedim. Dedim mi? Girdik mi? Daha bitmedi. Bu işin başı. Devam edecek. Daha çok çözülecek işler var. Çünkü bunlardan davacıyız. Beni dinlediler. Bakanlarımı dinlediler. Uluslararası görüşmelerimizi dinlediler. Hiçbir hakim, hiçbir savcı, bir başbakanın, bir bakanının uluslararası görüşmesini dinleme hakkına sahip değildir" dedi.

"Sizin manşetleriniz bize işlemez" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sizin tehditleriniz bize işlemez. Sizin kurşunlarınız, sizin suikast planlarınız, sizin işaret ettiğiniz darağacı yolları bize işlemez. Allaha hamdolsun işlemedi. Muhtar bile olamaz diye manşetler attılar. O manşetler bize tesir etmedi. Nice suikast girişimlerinde bulundular. O tehditler bizi yolumuzdan çevirmedi. Pınarhisara girdik ve çıktık. Bir es demiştik. Bir mola, bir durak demiştik. Nerede kalmıştık diyerek ara verdiğimiz noktadan yeniden başladık."

04 Ağu 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.