Hariri’nin Hizbullah’la Hükümet Kurma Sinyalleri Üzerine, Ahmet el-Esir “Sünni Hâmiliği”ne Soyundu

Hizbullah karşıtlığıyla bilinen Lübnanlı Selefi Şeyh Ahmet el-Esir, uzun zamanlı sessizliğini bozdu. Sayda şehrindeki olaylarda başrol oynadığı için aranan firarî şeyh, Saad Hariri’nin Hizbullah’la hükümet kurabileceklerine dair verdiği mesaj üzerine; Sünnilerin hâmiliğine soyundu.

İslamî Analiz/Haber Merkezi

2014’ün başında, Hizbullah karşıtlığıyla bilinen Lübnanlı firari şeyh Ahmed El-Esir, sosyal medya ağları üzerinden tweetler ve sesli mesajlar göndererek bir geri dönüş yaptı.  Bu günlük mesajlar, onun Ağustos ayından beri ortalarda görünmemesini telafi etmeyecek olmasına rağmen, bazıları onun Sünni lider eksikliğini(!) doldurabileceği kanaatinde.

Çoğu çevreler, El-Esir’in yükselen imajını Sünni düş kırıklığının bir işareti olarak değerlendiriyor.  Sadece birkaç hafta içerisinde, yerel dikkatleri üzerine çekti ve medya çılgınlığı yarattı.

El-Esir ilk olarak Suriye Devrimi’nin avukatı olarak belirdi, fakat gelen aşırı şöhretle birlikte kendini, Lübnan’dan Somali’ye ve Burma’ya kadar, “Baskı altındaki Sünnilerin” sözcüsü ilan etti.  Suriye’nin savaş cepheleri ve Mısır’ın meydanları bu yükselen “şampiyonu” coşkuyla selamlıyordu.

Birçok etken El-Esir mitine katkıda bulundu.  Şeyh, mezhep kartını iyi oynadı ve Sünni lider eksikliğini avantajına kullandı.  Bugün, El-Esir “Parti silahlarını bırakmaz veya Suriye’den çekilmezse, Hizbullah Hükümeti’ne katılmayacağını beyan eden, fakat sonra sözünden dönen” Lübnan eski başbakanı Saad El-Hariri’yi istismar etme planı peşinde.

El-Esir, geçen haziran ayında, Abra Savaşı’ndan sonra, Hariri ailesini ve onların “Gelecek Hareketi”ni ağır şekilde eleştirdi.  Dün yolladığı bir tweette, alaycı bir şekilde “Partinin(Hizbullah’ın) silahları karşısında barışçıl direnişin ilk neticesi, Lübnan’da ve Suriye’de suçlarını örtbas edecek kapsayıcı bir hükümete katılmak üzere anlaşmak oldu” şeklindeydi.

El-Esir “14 Mart gençliği, devrimi liderlerine teslim etmekle yanlışa düştü.  Liderleri önce talepleri topladı ve sonra ise vazgeçti.  Çünkü, onlar dışarıdan gelecek emirleri takip ediyor.” şeklinde konuştu.  El-Esir; Hariri ve seçilmiş Lübnan başbakanı Tammam Salam’a ortaya koymaları tavsiyesinde bulunduğu Sünni bakanlığın karakterini alaycı şekilde şöyle sıraladı: “Meclis Başkanı Nebih Berri’nin ve Hizbullah Genel Sekreteri General Hasan Nasrallah’ın egemenliği, Michel Aoun’un fırsatçılığı ve Velid Canbolat’ın kıvrak zekâsı ortasında; zilletin ve utancın bakanlığı, öyle mi? ”

El-Esir, saklandığı yerden hayatının sonuna kadar zulme karşı mücadele edeceğinin sözünü verdi!

El-Esir, “Gelecek Hareketi”ni Abra Savaşı’ndan önce bile “genç Hariri’nin iyi bir hayat sürdüğü ve sürekli yurtdışında bulunması” üzerinden ağır bir şekilde eleştirmişti.  El-Esir, hatta Hariri’nin, kendisine ‘savaş öncesi ve sonrası’ çok açık şekilde sempati beslemelerine rağmen -iki Sayda milletvekili- Bahia El-Hariri ve Fuad Sinyora’yı bağışlamadığını” söyledi.

El-Ahbar Gazetesi’ne telefonla demeç veren Kudüs Camisi İmamı Şeyh Mahir Hammud ise, bu firari şeyhe, “tweetlerine ‘aptal’ kelimesini eklemesi” tavsiyesinde bulundu.  Hammud; El-Esir’in, kendisini Sünnilerin veya herhangi bir grubun lideri olarak takdim etmeye çalışmasını son derece aptalca bulduğunu dile getirirken, kendisinin geçmiş tecrübelerinden dersler çıkarması ve tövbe etmesi gerektiğini dile getirdi.

Hammud şu an Hariri ailesinin liderliğinin sallantıda olduğunu, “Onlar itidal ile aşırılık arasında şaşkın bir vaziyetteler.  El-Esir’e cevap vermeyerek gelecek seçimlerde %20 civarında oy almayı başarabileceklerine inanıyorlar.” sözleri ile ifade etti.

Hammud ayrıca “Rahmetli başbakan Refik Hariri liderliği, boşluğu dolduramadı ve bütünleyici değildi.  Geçici ve menfaat odaklıydı.  Onun liderliği, hayal kırıklığı yaşanan bir zamanda, politik boşluğun olduğu bir dönemde geldi.  Bu arada, Lübnan’daki geleneksel Sünni liderliği; daima, ‘rahmetli Cemal Abdunnasır ve Yaser Arafat’la Arap yayılmacılığına sahipti.” şeklinde konuştu.

Hammud “Gerçek Sünni liderliği, İslam’ın sesini yansıtan ve bütünleyici temelde, milletin sorunları ile ilgilenen bir liderliktir.  Bu liderlik, Filistin’i destekler ve bölge üzerindeki Birleşik Devletler hegemonyasına karşı durur” dedi.

El-Esir bir önceki tweetinde “Abra’da, Bilal Bin Rabah Camisi’nin bulunduğu bir mahallede son insanlar arasından ayrıldığını” ileri sürdü ve “Ben yüzümü kollarımla gizleyerek çıktım.  Çocuklar ve kadınlar olmasaydı, ayrılmazdım” dedi.

Bir vaiz ve manevi rehber rolüyle tekrar devreye sokulan El-Esir, “Sünni âlimler ve politikacılar, Hizbullah’ın bize karşı –partisi yoluyla veya Lübnan ordusunun araçları vasıtasıyla- işledikleri suçları gündeme getirsinler” dedi.

03 Şub 2014 - 00:00 - Ortadoğu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.