ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu çalışanı Mete Cantürk ve ailesine FETÖ davası

ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nda çalışan Nazmi Mete Cantürk, eşi ve kızı hakkında FETÖ üyeliği suçlamasıyla dava açıldı. 10 yıla kadar hapisleri istendi. Cantürk, ev hapsinde. İlk duruşma 25 Haziran’da.

ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nda güvenlik şefi yardımcısı olarak çalışan Nazmi Mete Cantürk, 31 Ocak 2018’de FETÖ üyeliği suçlamasıyla savcılığa ifade vermeye çağrıldı. Sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliğince ev hapsi uygulanarak serbest bırakıldı.

Medyascope'tan Canan Coşkun’un haberine göre Cantürk, savcılıkta verdiği ifadesinde, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini söyledi. Örgütle herhangi bir irtibatının olmadığını belirten Cantürk, bir dönem Zaman gazetesine abone olduğunu da aktardı. Cantürk, konsoloslukta mekân ve makam koruma, güvenlik soruşturması yürütme gibi görevleri bulunduğunu anlattı.

Savcılığa göre savunma değil inkâr

İddianamede, Cantürk’ün sahip olduğu telefonuyla gerçekleştirdiği iletişim ile ilgili HTS (Historical Traffic Search) kayıtlarına da yer verildi. Buna göre, Cantürk’ün, FETÖ/PDY üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan polislerin de aralarında bulunduğu 231 kişiyle görüştüğü belirtildi. Cantürk, bu kişilerle işi gereği ya da vize müracaatında bulunan kişilerle ilgili görüşmüş olabileceğini söyledi. İddianamede, bu açıklamaların mantıklı olmadığı öne sürüldü. İddianamede, Cantürk’ün “örgütsel tavırla atılı suçu inkara yönelik beyanlarda bulunduğu” iddia edildi.

Metin Topuz tanık yapıldı

İddianamede, Cantürk gibi ABD İstanbul Başkonsolosluğu’nda Amerikan Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi’ne (DEA) çalışan ve tutuklu yargılanan Metin Topuz’un da beyanına başvuruldu. İddianameye göre, Topuz, Cantürk’ün Zaman gazetesi okuduğunu, çevresinde dini sohbetler yaptığını, FETÖ/PDY sempatizanı olduğunu söyledi.

İddianamede, Cantürk’ün FETÖ/PDY içerisinde çeşitli ve yoğun şekilde tespit edilen eylemleriyle örgüt ile organik bağ içerisine girip örgüt talimatları doğrultusunda faaliyetlerinin bulunduğuna dair delillerin elde edildiği öne sürüldü.

Banka hesabındaki 700 TL’lik artış

Cantürk’ten aylar önce önce gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eşi ve kızı da soruşturmanın şüphelisi yapıldı. Eşi Sevim Cantürk’e Bank Asya hesabındaki artış, suçlama olarak yöneltildi. Artışın 700 TL olduğu belirtilen iddianamede, bunun Cantürk’ün örgüt talimatı ile hareket ettiğinin işareti olduğu kaydedildi. Cantürk’ün de eşinde olduğu gibi telefon görüşmeleri suç delili yapıldı. Cantürk’ten el konulan hafıza kartının içinde Fethullah Gülen’in yazdığı bir kitabın fotoğrafının bulunduğu da eklendi.

Yasaklı olmayan yayın suç delili oldu

Cantürk’ün kızı ise bir devlet hastanesinde doktor. Telefon görüşmeleri onun hakkında da suçlama konusu yapıldı. Aynı zamanda arama sırasında, kapatılan Feza Yayıncılık’tan basılan “yasaklı yayınlardan olmayan 27 kitabın ele geçirildiği” belirtildi.

30 Nis 2019 - 17:57 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.