Ömer Karaoğlu Sakarya'da konuştu: Sanatımız hakka şahitlik etmelidir; son devrin en büyük operasyonu Müslüman bireyleri sisteme entegre etmektir

Sakarya’da faaliyet gösteren Diriliş Saati Dergisi ve Erdemli Toplum Derneği’nin çatı kuruluşu olan İkra İlim ve Kültür Merkezi, iki haftada bir düzenlediği konferanslar serisinin üçüncüsünde Sanatçı-Akademisyen Ömer Karaoğlu’nu ağırladı.

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Sakarya’da faaliyet gösteren Diriliş Saati Dergisi ve Erdemli Toplum Derneği’nin çatı kuruluşu olan İkra İlim ve Kültür Merkezi, iki haftada bir düzenlediği konferanslar serisinin üçüncüsünde Sanatçı-Akademisyen Ömer Karaoğlu’nu ağırladı.

Sanat Bizde 'Ney'in Nesidir?” başlıklı konferansta Karaoğlu, Müslüman bireylerin sanat anlayışını Tevhid’in belirlemesi gerektiğine işaret ederek “Varlığımız ve ölümümüz Allah içinse, varlık ve ölüm arasındaki yaşantımızı da Allah belirleyecekse, Müslüman bireyler olarak sanat için bir tanım aramamız gerekmemektedir” dedi.

Kitle-iletişim araçlarının bilgiyi ucuzlattığının altını çizen Ömer Karaoğlu “İletişim ve teknoloji bilgiyi o kadar ucuzlattı ki, hiçbir şey vermeyenlerle hiçbir şey almayanların olduğu bir pazara dönüştü bilgi. Batılı bir sanat anlayışının da bizi getireceği yer farklı değildir. İletişim dünyasının araçları bizi bize yabancılaştırıyor” dedi.

Müslümanların sanatla Allah’a iman arasındaki bağının koptuğuna vurgu yapan Karaoğlu “Müslüman bireyler olarak vahiy ile sanat arasındaki köprüyü yeniden inşa etmemiz gerekir” dedi.

Ömer Karaoğlu’nun  “Sanat Bizde 'Ney'in Nesidir?” başlıklı konferansından satır başları şöyle:

*Bizim Allah merkezli bir anlayışımız/kavrayışımız olmalıdır.

*Bizdeki olması gereken sanat algısını Tevhid belirler.

*Bizim iki hayatımız yok ki, birinde Müslüman olalım diğerinde sanatçı.

*Biz yürekleri/zihinleri bulanmış bir neslin evlatlarıyız.

*Müslümanların sanatla Allah’a iman arasındaki bağı kopmuştur.

*İletişim ve teknoloji bilgiyi o kadar ucuzlattı ki, hiçbir şey vermeyenle hiçbir şey almayanların olduğu bir pazara dönüştü bilgi.

*Boşa yaratılmamıştır sanatçı.

*Varlığımız ve ölümümüz Allah içinse ve bu ikisi arasındaki yaşamımızı Allah belirleyecekse, sanat için bir tanım aramamız gereksizdir.

*Sanat Müslüman için haddini bilmekle yakından ilgilidir.

*İnsan eksik ve kusurlu bir varlıktır.

*Müslüman alınıp satılamayan adamdır.

*Olması gerekenlerle olan arasındaki uçurum bizim işimizi zorlaştırıyor.

*İletişim dünyasının araçları bizi bize yabancılaştırıyor.

*Bizler televizyona şeytanın kutusu derken, bir Batılı televizyona şeytanın kendisi diyor.

*Biz hüzünlerinden direniş besleyen ümmetin evlatlarıyız.

*Geleneği tekrar ederek sanat yapmış olamazsınız.

*Sanatçı yaşadığı çağa tanıklık eden kişidir.

*Sanat tebliğ aracı değildir. Sanat fıtri duygularınızı ve kalbi seliminizi harekete geçirir.

*Politik rüzgârlar ve sahip olduğunuz koltuklar sanatınızı etkilememelidir.

*Son devrin en büyük operasyonu Müslüman bireyleri sisteme entegre etmektir.

*Hakkı net bir biçimde haykıran adamlara ihtiyacımız var.

*Kültürümüz, sanatımız, ticaretimiz hakka şahitlik etmelidir. Bu şahitlik hayata müdahil olmakla mümkündür.

29 Kas 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.