Mursi’nin danışmanlığını yapan profesörden Kassam komutanına mektup: “Beni de orduna kabul et” (Özel Haber)

Mısır’ın darbe ile devrilen cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin danışmanı ve Kahire Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Dr. Seyf Abdulfettah, Kassam Tugayları genel komutanı Muhammed ed-Dayf’a yazdığı mektupta, kendisini de Kassam askerleri arasına kabul etmesini talep etti.

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Mısır’ın darbe ile devrilen cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin danışmanı ve Kahire Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Dr. Seyf Abdulfettah; “Mısr el-Arabiyya”da 3 Ağustos Pazar günü yayımlanan makalesinde Kassam Tugayları genel komutanı Muhammed ed-Dayf’a hitaben kaleme aldığı mektubunda, kendisini de Kassam askerleri arasına kabul etmesini talep etti.

Mektubun tam metnini İslamî Analiz okuyucuları için tercüme ettik:

“Sevgili kardeşim Muhammed ed-Dayf! Senin İslam medeniyetinin değerlerini damla damla akıtan konuşmanı dinledim. Kardeşim, sen beni temsil ediyorsun. Beni sana tabi olanlardan biri olarak kabul eder misin? Evet, ben senin ordundan; senin tugayındanım. Beni askerlerinden biri olarak kabul et.

Sevgili ed-Dayf kardeşim;

Sen beni askerlerinden bir asker olarak kabul edinceye kadar, sizin yaptığınız gibi suçlulara cezasını veremeyecek; onları izzetli Gazze’den ve yeryüzünün herhangi bir bölgesinden kovamayacağım. Ben sadece zayıf ve cılız bir kaleme sahip “Seyfüddin(dinin kılıcı)”im. Ancak sana söz veriyorum; o kalemle direnişçileri savunacağım ve işgal ve gaspla sizi öldürmeye çalışan Siyonistlerin göğsüne isabet edecek kurşunlar atacağım.

Kalemimin kurşunları sizin kurşunlarınız gibi değil, fakat fayda edecektir.

Sevgili kardeşim; ben zayıf bir “Seyf”im, şeker hastalığım ve göz tansiyonum var. Yaşım da 60’a dayandı. Fakat bende mücahidlerin kalbi, direnişçilerin aklı ve Allah’tan hakkın savunucusu olmasını dilediğim bir dil var.

Ed-Dayf kardeşim; senden bir şey talep etmeme izin verir misin?

Ben direniş erlerindenim. Ancak onlarla benim aramda uzun bir mesafe var. Ülkemizi kontrol edenler ve halkı istibdat ile yönetenler, bu mesafeyi daha da açıyor. Bu yöneticiler intifada, direniş ve izzet anlamına gelebilecek herhangi bir sızıntıdan korkuyorlar. Şüphesiz ki onlar, Firavunlar icat ederek, sürüler ve korku sandıkları üretiyorlar, aşağılamayı, hor görmeyi, acizliği ve güçsüzlüğü kutsallaştırıyorlar. İzzet, onur ve haysiyete giden yolu keserek haydutluk yapıyorlar.

Çok yakın olmamıza rağmen aramıza aşılması güç mesafeler koyuyorlar. İzzet ve direniş toprağı olan Gazze’de, sizin yanınızda olmayı o kadar çok istiyorum ki… Direnişçilerin ayaklarını ve alınlarını -alınlarından önce ayaklarını- öpmem için beni bir temsilci olarak tayin eder misin?

Onlara de ki: Şu fakir “Seyf” de sizin gibi haksızlığı ve zilleti kabul etmiyor; ancak onun yaşı ve sağlığı sizin yaptıklarınızı yapmaya el vermiyor. Ben, sizin katil Siyonistlerin izini süren izzetli adımlarınızı ve ayaklarınızın bıraktığı sesi seviyorum. ‘Onları bulduğunuz yerde öldürün.’(Bakara 191)”

07 Ağu 2014 - 00:00 - Ortadoğu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.