Atasoy Müftüoğlu: Koşullar, hakikatin çocuklarını, çıkarların çocuklarına dönüştürüyor

Atasoy Müftüoğlu: Koşullar, hakikatin çocuklarını, çıkarların çocuklarına dönüştürüyor

İslamî Analiz/Köşe Yazıları

İslamî düşünceden güncel meselelere kadar farklı konularda ufuk açıcı yazılarıyla İslamî Analiz okuyucularına hitap eden üstad Atasoy Müftüoğlu, kaleme aldığı 'Edilgen Çaresizlikler' başlıklı yazısında itaat ve sadakate koşullandırılan genç kuşakların, bu yolla kişisel çıkar mücadelesi yürütülebileceğini öğrendiğini ve koşulların, hakikatin çocuklarını, çıkarların çocuklarına dönüştürdüğünü belirtti. Müftüoğlu, hakikat mücadelesinin yerini, çıkar mücadeleleri, İslami mücadelenin yerini milliyetçi/mezhepçi mücadelenin aldığını ifade etti.

Yazıdan bir kesit şöyle:

"Bugünün sürekli olarak değişen dünyasında, hiçbir alanda değişim mahiyeti öngörülemiyor. Bu nedenle de her alanda istikrarsızlıklar derinleşiyor. İslam dünyası toplumlarında her zaman hakim olan duygusal söylemler, kitleleri gerçek sorunlara yabancılaştırıyor. Sözünü ettiğimiz duygusal söylemler aracılığıyla çoğu kez teknik, bürokratik, idari, güncel kimi politik konular bile hayati önemi olan konular gibi toplumun zihin dünyasını ele geçirebiliyor. Milliyetçi çıkar çatışmaları, duygusal söylemler aracılığıyla kitleler nezdinden meşrulaştırılabiliyor. Duygusal söylemlerin hakim olduğu toplumlarda, kültürlerde nitelikli sosyal ve kültürel güçlerin oluşması bir geciktirilmiş oluyor. Nitelikli sosyal ve kültürel gücün etkili olmadığı toplumlarda, her şey itaat ve sadakat zemininde değerlendirilerek, itaat ve sadakat ödüllendiriliyor. İtaat ve sadakate koşullandırılan genç kuşaklar, bu yolla kişisel çıkar mücadelesi yürütülebileceğini öğreniyor. Koşullar, hakikatin çocuklarını, çıkarların çocuklarına dönüştürüyor. Hakikat mücadelesinin yerini, çıkar mücadeleleri, İslami mücadelenin yerini milliyetçi/mezhepçi mücadelenin aldığı toplumlarımızda; sömürgeci ihtiraslar, sömürgeci projenin gereği olarak, Ortadoğu'da bölgenin ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel yapısını altüst etmeye devam ediyor. Filistin'e yönelik, Kudüs'e yönelik amansız/acımasız ırkçı sömürgeci uygulamalar karşısında, politik irade/bilinç zaafı sebebiyle açıkça edilgen çaresizlikler sergileniyor. Böyle bir dönemde partizan Müslümanlar, Müslüman aparatçıklar, yerel-milli-konjonktürel-mevsimlik kısmi bir "İslamcılığın" hangi ölçüde mümkün olup olmayacağını tartışıyor, tartışma konusu yapabiliyor."

Yazının tamamını okumak için tıklayınız

23 Şub 2017 - 01:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.