Uluslararası Af Örgütü: Suudi Arabistan'da tutuklu aktivistlere işkence yapılıyor

Uluslararasu Af Örgütü, “Suudi Arabistan'da gözaltına alınan erkek ve kadın aktivistlerin işkenceye ve cinsel tacize maruz kaldıklarını” belirten bir rapor yayınlayarak raporunda, “Tanıklar, Suudi erkek ve kadın aktivistlerin Zehban cezaevinde elektrik şokuna, kırbaçlanmaya ve cinsel tacize maruz ka

İslâmî Analiz/Haber Merkezi

Uluslararası Af Örgütü, bu yıl içerisinde Suudi Arabistan’ın tutuklamış olduğu ve aralarında kadınların da bulunduğu Suudi aktivistlere yönelik sorgulama yapılırken, cinsel taciz ve işkenle yaptıklarını ifade etti.

İnsan Hakları Örgütü üç ayrı ifadeye dayanan bir raporunda, Mayıs ayından beridir ülkenin batısındaki Kızıl Deniz sahilinde bulunan Zehban cezaevinde tutuklu bulunan aktivistlerin devamlı olarak elektirik şokuna maruz kaldıkları ve kırbaçla kamçılandıkları, bazılarının yapılan işkenceler sonrasında ayakta durmaya ya da yürümeye dermanlarının kalmadığı sözlerine yer verdi.

Af Örgütü, aktivistlerden birisinin tavandan asıldığını, bir kadının da yüzlerini kapattıktan sonra cinsel tacize maruz kaldığını belirtti.

Rapor, Suudi Arabistan'ın Suudlu gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın 2 Ekim'de İstanbul'daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürülmesinden dolayı yoğun uluslararası eleştiriyle karşı karşıya kaldığı bir döneme denk geliyor. Bu da, Krallığı en kötü diplomatik krizlerinden birine maruz bırakıyor.

Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu Direktörü Lynn Maalouf şunları söyledi; “Cemal Kaşıkçı'nın acımasızca öldürülmesinden sadece birkaç hafta sonra ortaya çıkan, işkence, cinsel taciz ve diğer kötü muameleri gösteren bu korkunç raporlar, eğer teyit edilirse, Suudi yetkililer tarafından işlenen yüz kızartıcı insan hakları ihlallerini daha da açığa çıkaracaktır.”

Tutuklu kadınlar

Suudi Arabistan’ın aktivistleri gözaltına alması hakkında Maalouf şunları da söyledi; "Aktivistlerin görüşlerini barışçıl bir şekilde ifade etmelerine rağmen, onları korkunç fiziksel acıya maruz bırakıyorlar."

Geçen Mayıs ayında Suudi yetkililer, 17 tanınmış kadın hakları aktivistine yönelik tutuklama operasyonu başlatmıştı. Bu aktivistler özellikle, kadınların araba kullanması ve erkeklerin vasiliğine son vermeye yönelik çalışmalar yapıyorlardı.

24 Haziran’da Suudi Arabistan’daki kadınlar, ıslahat ve toplumsal değişim hamlesi kapsamında yürürlüğe giren kanunla birlikte caddelerde araba kullanmaya başlamışladı.

Suudi yetkililer bu aktivistleri, "Krallığın yüksek çıkarlarına zarar vermekle ve yurtdışındaki düşmanca unsurlara maddi ve manevi destek vermekle" suçladılar.

Hükümet yanlısı medya aktivistleri "hainler" ve "elçiliklerin ajanları" olmakla suçluyor.

Kadınların araba kullanma hakkını savunmasından ve erkeklerin kadınlar üzerindeki velayetlerinin bitirilmesini talep etmesinden dolayı gözaltına alınan eylemciler arasında şu isimler var: "Lucin  el-Hezlul, İman el-Nefcan ve Azize el-Yusuf."

Suudi yetkililere göre, soruşturmanın bitimine kadar tutukluların sekizi geçici olarak serbest bırakıldı. Ancak Uluslararası Af Örgütü'ne göre Lucin el-Hezlul ve Azize el-Yusuf gözaltında tutuluyorlar.

El-Yusuf, Kral Fahad Üniversitesi'nden emekli bir profesördü. El-Hezlul ise, 2014 yılında Suudi Arabistan ile BAE  sınırı arasında araba kullanma girişiminde bulunduğu için tutuklanarak 73 gün hapiste tutuldu.

Londra merkezli Suudi tabanlı insan hakları örgütü “el-Kast”, tanınmış bir insan hakları savunucusu olan Hetun el-Fasi'nin kadınlara araba kullanma izni verildikten birkaç gün sonra tutuklandığını söyledi.

Örgüt bu tutuklamaları, aktivistlere tek başına değişimin motoru olduğuna dair net bir sinyal göndermenin yanı sıra, yenilik hareketlerinden rahatsızlık duyan din adamlarını yatıştırmak için devlet içinde geniş bir nüfuzu olan Prens Muhammed Bin Selman tarafından hesaplı bir şekilde yapılan hareketler olarak kabul ediyor.

Af Örgütü ise, çok sayıda aktivistin suçsuz bir şekilde tutuklu olduğunu ve yasal olarak da temsil edilmediklerini belirtiyor.

Maalouf şunu belirtti; “Suudi yetkililer, insan hakları alanındaki barışçıl çalışmalarından dolayı gözaltına alınan insan hakları savunucularını derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakmalılar.”

Maalouf şunu da sözlerine ekledi: “Riyad, raporlarda belirtilen aktivistlere yönelik bu kötü muamelelerin sorumlularını hesaba çekmek için hızlı, kapsamlı ve etkili bir soruşturma yürütmeli.”

22 Kas 2018 - 01:00 - Suudi Arabistan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.