İshak Koç: Pisliğe bulanmış ilişkilere hevesle bakabilirseniz, insanlık adına ne iddianız olabilir?

Milli Gazete Yazarı İshak Koç, bugünkü köşesinde mafyatik ilişki ağlarına dair değerlendirmelerini paylaştı.

Milli Gazete Yazarı İshak Koç, bugünkü köşesinde mafyatik ilişki ağlarına dair değerlendirmelerini paylaştı.

Koç, bu ağa dahil olanlarla ilgili ‘Bulundukları ülkeyi büyük bir şirket addetmiş ve tüm iş alanlarını kendi akrabaları arasında paylaştırmayı becermişlerdir. Yasal iş alanlarından elde edilen kâr marjı düşük görününce bu kez tanıdıklarla, yandaşlarla ve soydaşlarla birlikte illegal işlere el atmak iktiza eder. Uluslararası ticaretin omurgasını oluşturan silah, uyuşturucu, fuhuş, kaçakçılık, kumar gibi ticari faaliyetler; mafyatik tipler, suç örgütleri, aşırı yasal şirketler arasında paylaştırılır. Nitekim bunları bu sıfatlarla anmak dahi yasaktır; onlara iş pay eden liderlerinin buyurduğu şekilde ‘hayırsever iş adamı’ denir’ diye yazdı.

Abiler, kardeşler, kazançlı işler

İllegal işlerle iştigal eden insanlar zaman zaman hesaplaşır. Bu hesaplaşma, yapılan işten kimin daha kârlı, kimin zararlı çıktığından öte birbirlerinin kanını dökmeye yahut ayrı düştüğü işteşini rezil etmeye kadar gider. Çirkin de olsa aralarında bir racon dili vardır ve taraflar sadece o dilden anlar. Etek giydirmek, tasma takmak, kibrit kutusuna sokmak, iğne deliğinden geçirmek vb. tehdide dönük eril sözler bir yana, birbirlerine karşı saygıya yönelik hitaplar söz konusu raconun gereğidir. Kimilerine karşı “lan, ulan” şeklinde seviye belirten sıfatlar kullanıldığı gibi kimilerine de “abi, kardeş, reis, müdür, gözüm” nevinden aralarındaki samimiyete müstenit saygı belirten hitaplar kullanılır. Üstelik herkes yerini, konumunu, gücünü bilir; örneğin ‘suç örgütü lideri’ diye bir sıfatı üstlenmek istemez. Mensubiyeti kabullenir ancak liderliğin bir başkasına ait olduğunu; iş paylaşımının, kâr bölüşümünün, icraat bilişiminin kendilerinden daha güçlü ve söz sahibi biri eliyle yapıldığını işaret eder. O kişi genelde ‘abi’ olarak anılır. Bütün işteşler de ‘kardeş’tir.

Abiler kendilerini küreselcilerin insan kanından beslenen devasa ailelerinden biri gibi düşünürler. Zaten tüm sitemler ve ağlak haller de o ailelerin, aralarına büyümekte olan aileleri almıyor oluşuna yöneliktir. Söz konusu hanedanlar, bulundukları memleketlerin yeraltı yerüstü kaynaklarını paylaşmakla kalmamış, cümle memalikte ne türden iş alanı varsa bünyelerine katmışlardır. Onlardan biri olma hevesiyle memleketin kanını emip toprağını hallaç pamuğu gibi savuranlar, bulundukları ülkeyi büyük bir şirket addetmiş ve tüm iş alanlarını kendi akrabaları arasında paylaştırmayı becermişlerdir. Yasal iş alanlarından elde edilen kâr marjı düşük görününce bu kez tanıdıklarla, yandaşlarla ve soydaşlarla birlikte illegal işlere el atmak iktiza eder. Uluslararası ticaretin omurgasını oluşturan silah, uyuşturucu, fuhuş, kaçakçılık, kumar gibi ticari faaliyetler; mafyatik tipler, suç örgütleri, aşırı yasal şirketler arasında paylaştırılır. Nitekim bunları bu sıfatlarla anmak dahi yasaktır; onlara iş pay eden liderlerinin buyurduğu şekilde ‘hayırsever iş adamı’ denir. Evet, bunlar hiç şüphesiz hayırseverdir; çoğu insanın aklından bile geçmeyen dünyanın öbür ucundaki bir ülke için maske ve test kiti, burnunun dibindeki ülkeler içinse envai çeşit silah yardımında bulunurlar. Ama işte hayırsever de olsalar sonuçta iş adamıdırlar ve yardımda bulundukları ülkelerle ticaret yapmak isterler, iş bağlarlar. Yani patron, şey, pardon, ‘abi’ buna yol vermişse kim ne diyebilir?

İtiraf, ihbar ve ibraz edilmesine rağmen illegal faaliyetlere yönelik herhangi bir girişimde bulunulmuyorsa, tüm bunların duyan, gören, bilen millet nezdinde meşrulaşması, doğal hale gelmesi isteniyor demektir. Hayır, bu pek saygın iş adamları için iştigal ettikleri uğraşlar zaten meşrudur. Ama şu zamana değin milletin gözünde gayrimeşru olarak görülen faaliyetler; üstüne konuşulabilen, farklı kurgular yapılabilen ve herhangi bir iş alanı diye anlaşılan doğal ticaret yollarından biri oluverir. Zaten kolay yoldan köşeyi dönmek dışında bir amaç taşımayan insanların, tıpkı bankacılık faaliyetlerinde olduğu gibi ‘fetvasını aldık, büyüklerimizden gördük, bize yol verildi’ diyerek bu kirli döngülere dâhil olması işten değildir. Nitekim katar katar, sürü sürü, grup grup kefenleriyle gelirler, baş koyarlar, ömürlerini ve dahi gönüllerini verirler! Büyük resmi görmüşlerdir, başları göğe değmese de hibrit roket halini alıp uzaya sert iniş yapmıştır.

Onlar, aralarında kimin daha kirli, kimin daha temiz olduğunu tartışadursun, beri yanda bir dava güttüğünü belirten yahut kendisi üstüne öyle kanaatler hâsıl olan insanlar, mezkûr kirli işler uzmanı abilerin, abisinin abisi olmaya soyunur. Alayının abi, reis, başkan olarak tanıdığı şahıs, kendisine kardeş gözüyle bakan ve aralarında dayanılmaz, öngörülmez, kaçınılmaz bir hukuk olduğu gün yüzüne taşınan abisini dinleyecek, böylece üstünde yaşanan topraklara hak, adalet, kardeşlik falan hâkim olacaktır. Abilerin abisine ‘kafayı mı yediniz’ ihtarında bulunan yoktur, öyle bir hadsizliğe kimse cüret edemez. Doğrusu bu abi, kardeş, amca, dayı türünden akrabalık ilişkilerini irdelemenin de bir manası yoktur. Sadece denebilir ki onlar birbirlerinin kardeşidir yahut abisidir; sizi kimse tanımaz. Hem de sizler, adamakıllı pisliğe bulanmış ilişkilere hevesle bakabilirseniz, insanlık adına ne iddianız olabilir?

08 Haz 2021 - 10:09 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.