Uğur Kurt davasında ailenin avukatı: Amirinin 5 kez ‘sıkma’ dediği polis taksir kalkanına sığınamaz

Okmeydanı Cemevi'nde cenaze beklerken başından vurulan Uğur Kurt'un ölümüne neden olan polis memuru Sezgin Korkmaz hakkında "taksirle öldürme" suçlamasıyla iddianame düzenlenmesine ailenin avukatı Turgut Kazan sert tepki gösterdi.

Kurşunlama olayının görüntülü olarak saniye saniye incelendiği basın toplantısında konuşan avukat Kazan, "Yolsuzluk dosyaları kapatılıyor, destan yazan polis korunuyor. Amiri tam 5 kez 'sıkma' diye uyarıyor, polis ateş ediyor. Uğur Kurt olayı taksir kalkanına sığdırılamaz. Polisin bu kadar kolay ateş edip insan öldürmesine seyirci kalmayacağız" dedi.

İzlenen görüntülerde silah çektiği an saniye saniye yansıyan sanık polisi, polis olan babası olaydan sonra azarlarken de görülüyor. Basın toplantısına 2 yaşındaki oğlu Kemal ile katılan Uğur Kurt'un eşi Narin Kurt, adalet isterken gözyaşı döktü.

''Amiri 5 kez sıkma diyor ama!''

Basın toplantısına ailenin avukatları Turgut Kazan, Aslı Kazan, Serdar Laçin ile öldürülen Uğur Kurt'un eşi Narin Kurt, 2 yaşındaki oğlu Kemal, annesi, babası ve amcaları da katıldı. Avukat Kazan, ekrana yansıyan görüntülerin saniye saniye incelendiği toplantıda şunları söyledi:

"İddianame onaylanmadığı için biz henüz görmedik. TCK 85/1 gereği ceza istenmiş. Olacak şey değil. Saat 11.37.59'da başlayan molotof atma olayında son molotof 11.38.07'de atılıyor. Molotof atanlar yan sokağa kaçıyor. Aynı saatte şüpheli polis memuru şortlandın içine girip kendini koruyabilecekken, şortlanddan silahını alıp dönüyor, silahına mermi sürüyor.  Ve saat tam 11.38.09'da polis amirlerinin tam beş kez 'Sıkma' diye bağırdığı duyuluyor. Saat 11.38.10'da üçüncü bir kişi molotof atıp hemen yan sokağa dönüp kaçmaya çalışıyor, görüntüler açık. Molotofu atan kaçıyor ama şüpheli polis saat 11.38.12'de ateşe başlıyor. Bu sırada üçüncü kişi kaçmış, görüntüden çıkmıştır. Ama Uğur Kurt vurulmuş ve yaşamını yitirmiştir.

''Taksir iddiası polisi kurtarma operasyonu''

Olay yerindeki çok sayıda polis ve amirlerinin gayet sakin olduğunu görüyoruz. Hepsi cemevini izliyor, müdahale gereği duymuyor. Hatta 11.38.10'daki üçüncü molotof atmadan önce ve hemen sonra, "Sıkma, Sıkma" diye onu uyarıyorlar. Amirler şüpheli polise 14-25 metre mesafedeler, duyuyor ama durmuyor, ateş ediyor. Asıl önemlisi kendi beyanına göre şüphelinin elinde bir F1N silah ve şortlandda 4 gaz bombası bulunduğu anlaşılıyor. Yani ölüme yol açmayacak silahları kullanma imkanı varken, arabadan tabancayı alıp ateş etmesi, meşru müdafaa ve orantılı saldırı sayılamayacağı gibi, taksirli ölüme sebebiyet de sayılamaz. Olaylarda destan yazdığı kabul edildiği için, şüpheliyi koruma arayışıyla soruşturma başlatılmıştı. Savcılığın meşru müdafaa ve orantılı saldırı vurgusuyla soruşturma izni istemesi, polisi kurtarma operasyonu. Soruşturmayı memur suçları bürosu yerine ısrarla ve inatla Terör Suçları bürosunda yürütmenin tek nedeni, destan yazan polisi korumaktı. Olay medyaya yansımasıydı, meşru müdafaa ve orantılı saldırı sayıp hep yaptıklarını yapacak, takipsizlik kararı verip kapatacaklardı. Tedbirsizlikle dava açmış olup, geçiştirmek istiyorlar. Terörle mücadelede görevli bir polisin, molotof atanlar kaçarken, atış yönü ve açısına göre silahını böyle kullanması kesinlikle tedbirsizlik sayılamaz. Polisin bu kadar kolay ateş edip insan öldürmesine seyirci kalmayacağız. Hiç boyun eğmeden görevimizi yapıp, adaletin gerçekleşmesini ağlamaya çalışacağız. "

Ben oğluma nasıl anlatacağım?

Toplantıda söz alan gözü yaşlı eş Narin Korkmaz, kucağında 2 yaşındaki oğlu Kemal gülümserken "Oğlum babasının öldürüldüğünü bilmiyor, ben ona nasıl anlatacağım. Savcılığa sesleniyorum. Devlete güveniyorum, adalet istiyorum" dedi.

İddianamede tek şüpheli olarak Uğur Kurt'u vuran silahı kullanan polis Sezgin Korkmaz yer aldı.

Olayda 'kasıt' olmadığını öne süren savcılık, polis hakkında "taksirle öldürme" (dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan, istemeyerek gerçekleştirilen suç) suçundan 3-6 yıl hapis cezası istiyor.

24 Eki 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.