''Nişasta bazlı şeker kotasını yüzde 5'ten 2.5'e düşüren hükûmet bu konuda ne kadar samimi?''

Millî Gazete köşe yazarı, Sadettin İnan, hükûmetin nişasta bazlı şeker (NBŞ) kotası hakkında aldığı kararla ilgili bir yazı kaleme aldı.

İslâmî Analiz/Haber Merkezi

Millî Gazete köşe yazarı, Sadettin İnan, hükûmetin nişasta bazlı şeker (NBŞ) kotası hakkında aldığı kararla ilgili bir yazı kaleme aldı.

Alınan kararın olumlu olduğunu ifade eden İnan, hükûmetin bu kararda samimi olduğunu göstermesi için birkaç şey daha yapması gerektiğini belirtti.

İnan'ın bahsi geçen yazısı şu şekilde:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nişasta bazlı şekerlerin (NBŞ) kotasının yüzde 5’den yüzde 2,5’e indirileceğini açıkladı. Bilindiği üzere geçtiğimiz yıl fabrikaların özelleştirilme kararının hemen ardından nişasta bazlı şekerlerin kotası ilk kez yüzde 10’dan yüzde 5’e indirilmişti. Yüzde 5’in ardından kotaların tekrar düşürülmesi sektörde büyük bir sürpriz oldu. Ne pancar tarafı ne de nişasta üreticileri böyle bir şeyi beklemiyorlardı.

Yıllardır yaptığımız haberler ve yazılarımızla nişasta bazlı şekerler konusunda ülkenin ihtiyacının çok üstünde bir kota uygulaması bulunduğuna dikkat çekerek, bu durumun pancar üretimine ve kamu şeker fabrikalarına zarar verdiğini belirtmiştik.

Son kararından dolayı sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a öncelikle teşekkür ediyorum. Hatadan 16 yıl sonrada olsa geri dönülmüş oldu. Ancak şunu da belirtmem gerekiyor, eğer şeker fabrikalarına karşı uygulanan yanlış özelleştirme politikasından vazgeçilmezse nişasta bazlı şekerlerin kotasının yüzde 2.5’e indirilmesinin tek başına ülke adına bir önemi olmayacaktır. Onun için nişasta bazlı şekerlere karşı bu milli kararın, satılmayan kamu fabrikalarının dünya örneklerinde olduğu gibi yeniden yapılandırılmasıyla perçinlenmesi gerekiyor.

Bu yapılmadığı takdirde, geçtiğimiz yıl yapılan özelleştirmedeki hataların benzerinin Türkşeker’in bünyesinde kalan 15 şeker fabrikasına yönelik de tekrar edilmesi durumunda bugün toplum sağlığı düşünülerek yapılan kota indiriminin hiçbir anlamı olmayacaktır. Çünkü özel sektöre devredilen şeker fabrikalarında 5 yıl sonra nasıl bir tabloyla karşılaşacağımızı kimse bilmiyor.

Şeker pancarında üretimin sürdürebilirliğinin altın kuralı, çiftçi ve işçinin mutlaka üretim sürecine ortak edilmesi gerekiyor. Devlette üretim sürecine ortak edilen çiftçi ve işçiyi sağlam bir şekilde denetlemelidir.

Eğer nişasta bazlı şekerlerin kotası, halk sağlığı düşünülerek indirilmişse dünyada uygulanan bu modelin hiç vakit kaybetmeden Türkiye’de de hayata geçirilmesi gerekiyor. Yok, eğer kotalar özelleştirilen şeker fabrikalarını alan firmaların şeker kotalarını artırmak için indirilmişse o zaman vay halimize!

Ben buna ihtimal vermek istemiyorum. Fakat hükümet şimdi şeker konusunda tam bir samimiyet testinden geçecek. Hükümetin halk sağlığı ve şeker pancarı üretiminde ne kadar samimi olduğu, şeker fabrikalarına yönelik bu modeli hayata geçirip geçirmemesiyle ortaya çıkacak.

01 Şub 2019 - 01:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.