Radikal yazarı: Gül Erdoğan’ın fiili yarı başkanlığına karşı

Radikal gazetesi yazarı Eyüp Can bugünkü köşe yazısında Abdullah Gül’ün Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasına destek veriyor ama cumhurbaşkanlığının yarı başkanlık sistemine çevrilmesine karşı.

İslâmî Analiz/Haber Merkezi

Radikal gazetesi yazarı Eyüp Can bugün çok konuşulan Çankaya senaryoları hakkında bir yazı kaleme aldı. Can’a göre Abdullah Gül Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına ‘hakkınız’ diyerek destek verirken, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını fiili yarı başkan olarak yürütmesine ise karşı çıkıyor.

Can, Abdullah Gül’ün Köşk’ten inmesinin ardından AKP Genel Kongresi’nde parti liderliği koltuğunu almayı hedeflediğini söylerken, “Eğer partiye hâkim olamazsa zaten halk tarafından seçilen yeni cumhurbaşkanına karşı ‘güçlü ve icracı bir başbakan’ olamayacağını kendisi de çok iyi biliyor.” ifadelerini kullandı.

Eyüp Can’ın Çankaya değerlendirmesi şu şekilde:

AK Parti’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Başbakan Tayyip Erdoğan mı? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül mü?

Sadece Ankara’da değil tüm Türkiye’de hatta Türkiye’yi yakından takip eden uluslararası çevrelerde cevabı en çok merak edilen soru bu.

Bu yüzden ortalık senaryodan geçilmiyor.

Ancak geçen hafta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan’la buluştu ve artık Çankaya senaryosu biraz daha netleşti.

Siyasette bir gün bile uzun bir süredir. Bu yüzden kesin bir dille konuşmak istemem ancak her türlü senaryonun havada uçuştuğu şu an için benim edindiğim bilgiler şu yönde:

Bir kere Abdullah Gül ile Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimi için karşı karşıya geleceğini bekleyenler hayal kuruyor. Çünkü Erdoğan ve Gül son yaptıkları görüşmelerde Çankaya’ya kimin çıkacağı konusunda uzlaştı. Erdoğan aday olmak istiyor, Gül de Erdoğan’ın bu tercihine ‘Hakkınız’ diyerek destek veriyor.

Yani Çankaya konusunda Gül ve Erdoğan arasında bir çatışma yok.

AK Parti adına Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı çok kısa bir süre içinde açıklanacak. En geç mayıs başı Çankaya meselesi kamuoyuna ilan edilecek.

Tabii bu noktada en çok merak edilen ikinci soru şu: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Çankaya’dan inince ne yapacak?

Bu konuda da çok fazla senaryo üretildi…

Gül’ün BM ya da NATO gibi çokuluslu bir kurumda görev alabileceğinden siyaseti tamamen bırakmak istediğine kadar çok şey söylendi.

Hiçbiri doğru değil.

Abdullah Gül siyasete tekrar dönmek konusunda çok kararlı.

Bu düşüncesini açıkça Başbakan Erdoğan’la da paylaşmış.

Kurucusu olduğu partiyi ve Türkiye’nin demokratikleşmesi adına başlattıkları son zamanlarda hayli yara alan reform sürecini ortada bırakmaya hiç niyeti olmadığını açıkça söylüyor.

Bu yüzden ağustos ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra görevi yeni seçilecek kişiye devretmeye ve eylül/ekim ayında yapılacak olağanüstü parti kongresinde AK Parti Genel Başkanlığı için mücadele etmeye hazırlanıyor.

Eğer Tayyip Erdoğan birinci ya da ikinci turda seçilirse hem başbakanlığı hem de parti genel başkanlığı son bulacak.

Abdullah Gül milletvekili olmadığı için istese de hemen başbakan olamıyor.

Zaten Gül de milletvekilliğinden önce AK Parti Genel Başkanı seçilmeyi daha çok önemsiyor. Çünkü Erdoğan’dan sonra bileğinin hakkıyla seçilerek AK Parti’nin başına geçmek ona başbakanlığın yolunu da doğal olarak açacak.

Eğer partiye hâkim olamazsa zaten halk tarafından seçilen yeni cumhurbaşkanına karşı ‘güçlü ve icracı bir başbakan’ olamayacağını kendisi de çok iyi biliyor.

Bu yüzden Erdoğan bundan sonra Çankaya planları yaparken Gül AK Parti Kongresi’ne odaklanıyor.

Başbakan Erdoğan’ın, halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanı olması durumunda fiili yarı başkanlık uygulamasına gitmek istediği sır değil.

İşte bu noktada Gül ve Erdoğan ayrışıyor.

Çünkü Gül, cumhurbaşkanı ilk defa halk tarafından seçiliyor olmasına rağmen parlamenter sisteme ve icracı başbakanlığa inanıyor.

Bu yüzden Erdoğan’ın, Çankaya’ya çıkarsa AK Parti’yi ‘perde arkasından’ kendisine rağmen dizayn etme projesine hiç sıcak bakmıyor.

Beklentisi herhangi bir pazarlık ya da çatışmaya girmeden Çankaya yolunu açtığı Erdoğan’ın, eğer cumhurbaşkanı olursa resmi sınırları içinde yani partisiyle hiçbir ilişkisi olmadan Çankaya’ya çıkması.

Yok eğer olmazsa Abdullah Gül AK Parti’nin olağanüstü kongresinde genel başkanlık için karşısına kim çıkarsa çıksın bayrak açmaya, mücadele etmeye kararlı.

Şimdilik Ankara’dan görünen senaryo bu…

Gül’ün perşembe günü TÜSİAD toplantısında, bu konuda da önemli mesajlar vermesi mümkün.

Ama dediğim gibi daha cumhurbaşkanlığı seçimlerine 4 ay var ve siyasette bir gün bile uzun bir süre.

15 Nis 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.