Carba: Yabancı ve radikal savaşçı istemiyoruz

SMDK Başkanı Ahmet el-Carba, Suriye’de hiçbir radikal örgüt ve yabancı savaşçı istemediklerini bu örgütlerin ülkelerini terk etmeleri gerektiğini söyledi

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Ahmet el-Carba, Suriye’de Nusra Cephesi de dahil yabancı unsurları istemediklerini belirterek “Suriye’de bir tek yabancı istemiyoruz. El Kaide, El Nusra Cephesi, Hizbullah, İran’ın paralı askerleri, Devrim Muhafızları hiçbirini istemiyoruz.” dedi.

SMDK Başkanı Carba, ilk kez geldiği Washington temasları kapsamında ABD Kongresi’nde de bazı görüşmelerde bulundu. Carba, beraberindeki heyetle, Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Menendez ve bazı komite üyeleriyle görüştü.

Kongre binasında basına kapalı düzenlenen görüşmeden çıkışında, AA muhabirinin de aralarında olduğu kısıtlı sayıda gazeteciye konuşan Carba, şeffaf bir görüşme yaptıklarını söyledi. Suriye’deki dramı net bir şekilde anlattıklarını belirten Carba, Menendez ve komite üyelerinin kendilerini dikkatle dinlediğini kaydetti.

Carba, Obama yönetimi ve Kongre üyeleriyle çok sayıda görüşme yapmak için geldiklerini ifade ederek, rejim güçlerinin hava güçleriyle ve varil bombalarıyla mücadelede kullanmak üzere kendilerine silah yardımı yapmaya ikna etmeye çalıştıklarını belirtti. Carba, “Hem yönetimle hem de Kongre kısmıyla görüşmelerimiz devam ediyor ve inşallah bu hedefimize ulaşacağız” diye konuştu. Carba, Washington’daki yetkilileri silah yardımları için ikna edebilme noktasında “kötümser” olmadığını dile getirdi.

Carba, bir soru üzerine, Suriyeli muhalifler arasında şiddetli bir ayrılığın olmadığını söyledi. Bazı görüş ayrılıklarının geçmiş dönemlerde varolduğunu, ancak bugün bunları geride bırakarak yeni bir aşamada olduklarını belirten Carba, “Uluslararası toplum koalisyonumuzu siyasi olarak kabul etti” dedi.

SMDK’nın Arab Birliği, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın da aralarında bulunduğu bir çok kuruluş tarafından desteklendiğini vurgulayan Carba, tüm çabalarının Suriye’deki felaketi sonlandırmak için olduğunu kaydetti.

Bir soru üzerine Suriye’de haziranda yapılması beklenen devlet başkanlığı seçimlerine de değinen Cabra, “Suriye halkı bu seçimi bundan 3 yıl önce reddetti. Uluslararası toplum da bu konuda dik durmak zorunda çünkü bu Suriye halkı için bir hakarettir” ifadesini kullandı.

Carba, Suriye’nin hem tüm dinlere inanan insanları hem de farklı etnik kökene sahip birçok halkı bünyesinde, barış içinde uzun yıllar barındırdığını belirterek, Esad rejimi altında son yıllarda bu durumun değiştiğini dile getirdi. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın azınlıkları koruduğuna dair söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Carba, Esad’ın kendilerini de terörist olarak adlandırdığını hatırlattı.

“Biz terörist değil, Suriyeliyiz” diyen Carba, “Terörist, kendi halkının bebeklerini öldüren Esad’tir. Terörizm Esad’in birinci elden ürettiği birşey. Amerikalılar bunu Irak’ta çok iyi gördü. El-Kaide şimdi Suriye’de Esad rejiminden dolayı ortaya çıktı. Esad ile Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) arasında büyük bir işbirliği var. Ancak bunun yanında Suriye’de halkı hergün sistematik bir şekilde öldüren terör organizasyonu var; Hizbullah. İran tarafından desteklenen Hizbullah” ifadelerini kullandı.

El Nusra Cephesi’ne de en başından beri mesafeli durduklarını, bu grubu tanımadıklarını ifade eden Carba, Suriye’deki radikal unsurlar ve El-Kaide ile her zaman mücadele içinde olduklarının altını çizdi. Carba, “Biz El-Kaide ideolojisine karşıyız, bu konuda çok samimiyiz. El-Kaide, Suriye’ye birçok sorunu da beraberinde getirdi. Biz El-Kaide ile ilgisi olan tüm gruplara karşı bir koalisyonun içerisinde bulunuyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Carba, bugüne kadar hep siyasi bir çözümden yana olduklarını anlattı. Ancak Esad ailesinin iktidardayken ülkede akan kanı durdurmanın zor olacağına işaret eden Carba, “Bu süreç, halkını 3 yılı aşkın olarak süredir halkını öldürmeyi sürdüren bir insanla olmayacaktır” dedi.

Carba, son günlerde Humus’ta yaşanan olaylara da değindi. Humus’un muhalifler için bir sembol şehir olduğunu vurgulayan Carba, Humus’ta olan muhaliflerin çok sıkı bir kuşatmaya maruz kaldığını, ilaç ve gıda ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını dile getirdi. “Humus’ta olanların diğer şehirlerde olması çok zor” diyen Carba, “Bu dünyanın sonu değil. Ancak Humus bizim için çok önemli. Muhaliflerin azmi, kararlılığı açısından önemli. Bu, bir şehri kazanmak veya kaybetme meselesi değil. Bu tüm bir savaşın parçası” diye konuştu.

Carba, Humus’un kontrolünü kaybetseler de sahil kıyısında muhaliflerin yeni yerler kazandığını bildirdi.

Suriye’nin Esad rejiminden en kısa zamanda kurtulması halinde, ülkenin sorunlarının yüzde 75’inin de sona ereceğini belirten Carba, rejimi yenmek için silahlara ihtiyaçları olduğunu belirtti.

Esad rejiminin hava güçleriyle mücadele etmek için Batı’dan silah isteğinde bulunan Carba, şunları söyledi:

“Biz Batı’dan, ABD’den ve Doğu’dan onların bizim ülkemize oğullarını göndermesini istemiyoruz. Biz, hiçbir Amerikalının Afganistan’da ve Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de ölmesini istemiyoruz. Onların terörizmle karşı karşıya olmalarını istemiyoruz. Bunu biz hiçbir zaman istemedik. ABD’li savaş gemilerinin Suriye limanlarına gelmesini hiçbir zaman istemedik. ABD’nin bizi siyasi olarak desteklemesinden memnuniyet duyuyoruz hem BM Güvenlik Konseyi’nde olsun hem diğer platformlarda. Rusya’nın devam eden vetolarına rağmen ABD, bizi her zaman BM’de herhangi bir tasarıda destekledi. İnsani dram açısından da ABD birçok şey yaptı. Bu noktada bizi desteklemeye devam edeceklerini de düşünüyorum. Ancak rejimin hava güçleriyle ve varil bombalarıyla sıkıntılar yaşıyoruz. Bu bizim hayatımızı kabusa çeviriyor. Bu nedenle biz rejimin hava gücünü etkisiz duruma getirmek için silah istiyoruz. Biz çok sayıda silah istemediğimizi daha önce de ifade ettik. Bizim etkili ve tesirli silahlara ihtiyacımız var.”

Cabra, Washington'daki temasları kapsamında bugün de ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile bakanlıkta biraraya gelecek.

08 May 2014 - 00:00 - Amerika


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.