Ali H. Haksal: Türkiye’yi yönetenlere itirazımız Suriye'deki emperyalist oyuna dahil olmalarındandır

Milli Gazete köşe yazarı Ali Haydar Haksal, "İnsanlığın Öldüğü Yüzyıl" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İslami Analiz/Haber Merkezi

Milli Gazete köşe yazarı Ali Haydar Haksal, "İnsanlığın Öldüğü Yüzyıl" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Haksal, Ortadoğu'daki gelişmeleri ele aldığı yazısında, yeryüzünün egemenlerinin 'acımasız' oyunlarına dikkat çekerken, Müslümanların bu oyunda yönetici olmak bir kenera dursun bir kukla bile olmadığını, doğrudan güdülen kesiim olduğunu belirtti ve dün Irak'ın işgali sırasında ortaya atılan kimyasal silah iddialarının bir benzerinin bugün Suriye'de yaşandığını, Müslümanların geçmişten ders alması gerektiğini ifade etti.

Yazının tamamı şu şekilde:

Yeryüzünün egemenleri acımasız oyunlarını sürdürüyorlar. Onların kuklaları ise sadece zavallılar. Oyunlar öylesine ustaca oynanıyor ki, sonuçları değil anlık duygu ve etkileri çok daha önem kazanıyor. Oyunlar oynanıyor, insanlar ölüyor, cinayetler işleniyor insanın ruhunu karartan bu süreçlerde sağlıklı düşünmenin zamanı bile olmuyor.

İletişim araçlarının yaydığı haberlerden çok o haberleri yayan merkezlerin neresi olduğu, ne dolapların döndüğü ve ne oyunların oynandığı bilenemiyor. Eğer olay çok büyük ise egemenleri doğrudan etkiliyor ise o zaman oyunların nedenleri zamanla anlaşılabiliyor. Olayların üzerinden geçecek olan zaman önemli onlar açısından. Ama mağdur ve mazlumların bu oyunda hiçbir önemi yok, çünkü onların ölmesi gerekiyor. Oyunun kuralları böyle.

Olayların nedenleri ve niçinleri bilinemediğinden insanlığın kafası karışık. Suçlu bulmak, belli ülkeleri, insanları günah keçisi yapmak, hedef göstermek çok kolay. Otuz yıla yaklaştığı hâlde Irak’a saldırı gerekçesi oluşturulan kimyasal saldırıların ya da olmayan kimyasalların bugün için hiçbir önemi yok. Çünkü o zaman böyle bir oyun gerekliydi ve bir sonuca varıldı. Ama nedense aynı bölgelerde süregelen oyunlar benzerleriyle yeniden yaşanıyor.

Afganistan’da katledilen ve şehit olan hafız çocukların ölümü hiçbir etki bırakmıyor insanlık üzerinde. Çünkü olay sıradan egemenler için. Ölümlerin etkisizliği, duyarsızlıkların ölümü anlamına gelmesin. İnsanlık medya üzerinden öylesine yönlendiriliyor ve sıradanlaştırılıyor ki, bu ölümler anlamsız hâle geliyor. İşin tuhafı Müslümanların kanıksamış olduğu bir süreç. Yüz kişinin üzerindeki bu acımasızlık üzerinden bir hafta geçmeden unutuluverdi. Unutulması için çok daha acımasız bir sahne gerekiyordu. Suriye’de Guta’da atılan kimyasalların dalgası var şu anda. Bundan eminiz ki bu kuklalardan çok egemenlerin bir oyunu. Biz bunları çoktan beri yaşayageliyoruz.

Abede ile Rusya’nın veya diğer Avrupa ülkelerinin çekişmeleri de oyundan ibaret. Müslümanlar oyunun yönetenleri değil, güdülenleri, birer kukla bile değildirler.

Suriye olayı bizi bütün İslâm coğrafyasını doğrudan ilgilendiriyor. Önemli bir konumda ve yerde. Yanı başında sınırlarını genişletmek isteyen bir İsrail var. Kudüs’ün başkent yapılma düşünce ve niyeti ile doğrudan bağlantılı. İsrail, gerektiğinde arada bir saldırılarda bulunuyor. Filistin’in yalnızlaştırılması Suriye olayı ile doğrudan ilgili. Türkiye’nin bilerek ya da bilmeyerek olayların içinde olması, meşguliyeti, etiksizliği anlamında önemli. Türkiye’yi yönetenlere itirazımızın nedeni de budur. Bu oyuna dahil olunması hem bölgeyi bir yıkıma sürükledi hem de Türkiye’nin başındaki gaileleri artırdı. Oynanan veya oynanacak oyunların sonuçlarını sezememek elbette ki siyasilerin sorumluluğunda. Ancak aydınların, düşünürlerin sorumluluğu çok daha fazla. Uyarıcılık görevleri var. Eğer onlar siyasanın güdümüne giriyorlarsa o zaman ihanet söz konusu oluyor. Çünkü itiraz ve eleştiri sesinin çok ve yüksek olması gerekiyor. Yönetenleri yönlendirmesi için bu zorunlu. Suriye’de atılan kimyasallar basit olarak geçiştirilemez.

Suriye’nin bütünlüğü ya da yeniden var olması istenmiyor emperyalizm tarafından. Amerika emperyalizmi Suriye’ye çıkmamak üzere konuşlandı. Bir de dalga geçer gibi, bu girişimin maliyetini de ne yazık ki Araplara yüklüyor. Beyler buyuruyor ki Suudi Arabistan bütün bunların giderlerini karşılasın. Amerika giderlerini de onlara yüklüyor. Onlar da can korkusu, iktidarlarını yitirme endişesiyle tam anlamıyla teslim olmuş durumdadırlar. Şu “Ilımlı İslâm” diye belirtilen süreç şu anda Suudi Arabistan üzerinden yürüyor. Onlar da alabildiğine saçıldılar, kendilerini kaptırdılar. Kâbe imamının artık Abede ile birlikte dünyayı yönetme ifadesi tam bir zavallılık. Dahası şu poker oyunu ve festivali de işin trajikomik yanı. Suriye’de atılan kimyasallar ya da Afganistan’da öldürülen hafızlar, Filistin ile Kudüs ve daha niceleri onların umurunda mı? Yeter ki saltanatları sürsün, tek dertleri bu.

09 Nis 2018 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.