Sakarya 511. hafta: Ortadoğu'da çatışmanın dili değil, barışın dili hakim olmalıdır!

Sakarya 511. hafta basın açıklamasında Ortadoğu'da barışın dilinin hakim olması gerektiği mesajı verilirken, Amerikalı eşcinsel müzik topluluğunun Türkiye'de konser vermesine tepki gösterildi.

İslami Analiz/Haber Merkezi

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu 511. hafta basın açıklamasını Diriliş Saati Dergisi’nden Muhammed Emin Duman okudu. Açıklamada Ortadoğu’da devam eden çatışmaların son bularak barışın dilinin İslam coğrafyasına hakim kılınması gerektiği mesajı verildi.

Ortadoğu’yu kasıp kavuran Arap Baharı sürecinin tek galibinin Amerika, İsrail ve Batılı müttefikleri olduğunu belirten Duman, bölge halklarının içine düştüğü açmazdan kurtulmasının yolunun bölgesel aktörlerin Amerikasız bir şekilde birbirleriyle konuşmaları olduğunu ifade etti.

Türkiye’de akıbeti belirsiz hale gelen Çözüm Süreci’nin yeniden diriltilmesi çağrısı yapan Duman, “Yeni iktidar halkların kardeşliği, adaletin sağlanması gibi temel erdemler üzerinden sorunu yeniden okumalı, HDP ise Doğu ve Güneydoğu’yu kurtarılmış bölge yapma hevesinden vazgeçerek çok sesli siyasetin ve hoşgörünün bölgede önünü açmalıdır” dedi.

Duman, Yemen’deki gelişmelere de değinerek Türkiye’deki muhafazakar medyanın Yemen’deki Suud-ABD zulmüne kayıtsız kalmasına tepki gösterdi. Ak Parti Hükümeti’nin Mısır ve Gazze’de Suud-ABD Cephesi’ne karşı dururken, Yemen ve Suriye’de bu eksenle birlikte hareket ettiğine dikkat çeken Duman, Türk dış politikasının yapıcılarının bu çelişkileri sorgulaması gerektiğini dile getirdi.

Açıklamada, Amerikalı eşcinsel müzik topluluğunun Boğaziçi Üniversitesi’nde bugün vereceği konsere de tepki gösterilerek, “Kur’an-ı Kerim’in eşcinsellikle ilgili hükümlerinin açık olmasına rağmen halkımızın duyarlılıklarını hiçe sayarak bu organizasyonu yapanlar en hafif deyimle provakatördür. Hükümetin bu provakasyona engel olması gereklidir. Müslümanlar eşcinselliği bir hastalık ya da sapkınlık olarak telakki ederler. Eşcinselliği bir tercih olarak gören anlayış İslam ile taban tabana zıttır. Bu davranış bozukluğuna meşruiyet sağlamaya çalışan çevreleri buradan uyarıyoruz. Provakatif duruşunuz ile istenmeyen olaylara sebebiyet verebilirsiniz ve bunun vebalini asla ödeyemezsiniz” ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

ORTADOĞUDA ÇATIŞMANIN DİLİ DEĞİL, BARIŞIN DİLİ HAKİM OLMALIDIR!

Suriye sınırındaki hareketlenme haftaya damgasını vurdu.

Türkiye ile PYD arasındaki güven sorunu bölgeyi germeye devam ediyor.

Bölgemizdeki birçok sorunun veya oldu-bittinin büyük ölçüde bir üst akıl tarafından planlandığını, bu üst akıl devreden çıkarılmadıkça huzurun ve barışın sağlanamayacağını artık hem Türkiye hem de diğer bölgesel güçler çok net olarak görmek zorundadır.

Amerika’nın ve Batılı müttefiklerinin bir üst akıl olarak devrede olduğu açıktır. Acı olan ise hem Türkiye’nin, hem PYD’nin, hem de HDP’nin Amerika ile diyalog halinde olmalarıdır.

Amerika’nın bölgeyi yeniden dizayn etmek adına şaibeli 2001 İkiz Kule saldırıları sonrası başlattığı operasyonları doğru okumak zorundayız. Şu anda Irak’tan Libya’ya kadar tüm Ortadoğu coğrafyası kan ve gözyaşına boğulmuş durumdadır. Milyonlarca insan katledilmiş, on milyonlarca insan ise mülteci konumuna düşmüştür.

Arap Baharı da dahil bölgedeki hareketlenmenin galibi hiç şüphesiz Amerika, İsrail ve Batılı müttefikleri olmuştur. Amerika, İsrail ve Batılı müttefikleri haricindeki herkes kaybetmiştir. Özellikle de tüm Ortadoğu halkları kaybetmiştir.

Etnik ve mezhebi ayrışmanın zirve yaptığı ve bu ayrışma üzerinden her tür çatışmanın körüklendiği bir süreci yaşıyoruz.

Ortadoğu’da halklar birbirine düşman kılınmıştır. Bu düşmanlık bazı yerlerde etnik kökenlidir, bazı yerlerde ise mezhep kökenlidir.

Son bir haftadır gündemimizde olan Kuzey Suriye’deki gelişmeleri de yukarıdaki büyük fotoğraf çerçevesinde okumak zorundayız.

Bölgesel aktörlerin Amerikasız bir şekilde birbirleriyle konuşmaları ve birbirlerini anlamaya çalışmaları gerekmektedir. Bunun için öncelikle tüm bölgesel güçlerin akl-ı selim ile hareket etmesi, bölgeyi kendilerine muhalif olanlardan ya da farklı etnik gruplardan temizlemeye dönük operasyonlardan ya da baskılardan kaçınmaları zorunludur. Kısacası adaletin ve vicdanın tam olarak devrede olduğu, emperyalizmin oyunlarının bozulduğu bir güven ortamına ihtiyaç duyuyoruz.

Çözüm süreci de yukarıda izah edilen çerçevede tekrar diriltilmelidir. Yeni iktidar halkların kardeşliği, adaletin sağlanması gibi temel erdemler üzerinden sorunu yeniden okumalı, HDP ise Doğu ve Güneydoğu’yu kurtarılmış bölge yapma hevesinden vazgeçerek çok sesli siyasetin ve hoşgörünün bölgede önünü açmalıdır.

Eşcinsellerden oluşan Amerikalı bir müzik topluluğunun Ramazan ayında Türkiye’de konser vereceği haberi Müslüman halkımız tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Bütün tepkilere rağmen Boğaziçi Üniversitesi’nin organizasyonuyla bu konserin bugün gerçekleştirileceği çeşitli medya organlarınca ifade edildi.

Kur’an-ı Kerim’in eşcinsellikle ilgili hükümlerinin açık olmasına rağmen halkımızın duyarlılıklarını hiçe sayarak bu organizasyonu yapanlar en hafif deyimle provakatördür. Hükümetin bu provakasyona engel olması gereklidir.

Müslümanlar eşcinselliği bir hastalık ya da sapkınlık olarak telakki ederler. Eşcinselliği bir tercih olarak gören anlayış İslam ile taban tabana zıttır.

Bu davranış bozukluğuna meşruiyet sağlamaya çalışan çevreleri buradan uyarıyoruz. Provakatif duruşunuz ile istenmeyen olaylara sebebiyet verebilirsiniz ve bunun vebalini asla ödeyemezsiniz.

Müslümanların Ortadoğu’da kanayan yeni yarası Yemen…

Yemen’de üç aydır devam eden bombalamalarda binlerce insan katledildi. Senelerce Suudi Arabistan’ın arka bahçesi kılınmış, Amerika’nın güdümünde kalmış Yemen’in şerefli halkı bağımsızlık adına ayağa kalkmanın bedelini ödüyor.

Amerika ve Suud’dan oluşan şer cephesi Yemen’i kan ve gözyaşına boğmaya Ramazan ayında da devam ediyor.

Türkiye ve Batı medyasında Yemen’deki zulme dair haberlere yer verilmiyor. Özellikle de Türkiyeli muhafazakar medyanın Yemen’i ıskalaması ibret verici cinsten…

Türkiye’deki Ak Parti iktidarı ve kendisine yakın duran medya Ortadoğu’yu okurken yaşadığı çelişkileri hala görmezden geliyor. Suriye’de Amerika ve Suud ile birlikte hareket eden Türkiye; Mısır’da, Gazze’de Amerika-Suud eksenine karşı çıkıyor ve bu çelişki ile politika üretmeye devam ediyor. Aynı Türkiye, Yemen’de Amerika-Suud ekseninin yanında yer alacağını açıklıyor. Allah iktidarın dış politika yapıcılarına akıl fikir versin, hakikatle yüzleşmelerini sağlasın diye dua etmekten başka çaremiz yok…

Yeni kurulacak hükümetin bu yanlış gidişe son vermesini umut ediyoruz.

                                                 Adalet ve Özgürlükler Platformu Adına Diriliş Saati Dergisi

                                                                                                                    

27 Haz 2015 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.