İsrail tarafından tazminat talepleri reddedilen Rachel Corrie’nin ailesi: Soruşturmanın usulsüz yürütüldüğü çok açık (Özel Haber)

Siyonist Rejim Yüksek Mahkemesi 2003 yılında Gazze’de ezilerek öldürülen ABD’li aktivist Rachel Corrie’nin ailesinin tazminat talebini reddetti. Corrie’nin ailesi tarafından yapılan açıklamada “Rachel’in öldürülmesini takip eden gün, İsrail Başbakanı Ariel Şaron ABD Başkanı George Bush’a güvenilir,

İslâmî Analiz/Haber Merkezi

Siyonist Rejim Yüksek Mahkemesi 2003 yılında Gazze’de ezilerek öldürülen ABD’li aktivist Rachel Corrie’nin ailesinin tazminat talebini reddetti.

Mahkeme ret kararına "Ordunun, savaş halinde ev yıkım çalışmaları yaptığı, dolayısıyla da Corrie'nin ölümünün sorumluluğunun devlete yüklenemeyeceği" gerekçe gösterdi.

Rachel Corrie’nin ailesi ise söz konusu karara karşı bir açıklamada bulundu. Açıklamada “ Rachel’in öldürülmesini takip eden gün, İsrail Başbakanı Ariel Şaron ABD Başkanı George Bush’a güvenilir, eksiksiz ve şeffaf bir soruşturma yürütüleceği konusunda güvence vermişti. Oysa hukuki sürecin bu şekilde işlemediği çok açık.” ifadeleri kullanıldı.

Rachel Corrie’nin ailesi tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

Bugün avukatlarımız İsrail Yüksek Mahkemesi’nin kızımız ve kardeşimiz Rachel Corrie’nin ölümünden dolayı talep ettiğimiz tazminat talebini reddettiğini bildirdi. Ailemiz hayal kırıklığına uğramış olsa da şaşırmadı. Her ne kadar süreç içerisinde yaşadığımız tecrübeyle İsrail’deki bütün kurumların İsrail ordusunun ‘cezadan muafiyetine’ dair ‘kesin kanaatlerinin’ derinliğini gözlemlemiş olsak da, başka bir sonuç çıkmasını ümit ederdik.

Söz konusu kararı İngilizce olarak okuyabilmemiz ve mahkemenin tüm dediklerini anlayabilmemiz biraz vakit aldı. Sonuç olarak bu kararın 2012 yılının Ağustos ayında ilk derece mahkemesi tarafından verilen, işledikleri insan hakları ihlallerine ve adaletsizliklerine rağmen İsrail ordusunun masumiyet ve hatasızlığını yargısal bakımdan onaylama kararını onadığı açık.

İsrail Yüksek Mahkemesi’nin verdiği bu karar silahlı çatışmalarda sivillerin ve insan hakları savunucularının korunması gerektiğine ilişkin uluslararası hukuk normlarını ve uluslararası hukuk tarafından kabul edilen ‘etkili bir şekilde yargılanma hakkı’nı ağır bir şekilde çiğniyor.

Mahkeme Dr. Yehuda Hiss ve Ebu Kabir Kurumu aleyhine Rachel’in otopsisisin hukuka aykırı şekilde yapıldığına dair açtığımız iki ayrı dava hakkında ise, davanın yeniden ilk derece mahkemesine döndürülmesi kararını verdi. Biz yaşanan olayların tespiti ve Rachel’in cenazesinin ülkesine döndürülebilmesi için halen yeni bir dava açılması gerekliliğinin belirtilmesi karşısında şaşkınlık ve dehşet içinde bulunuyoruz. İlerleyen aşamalar hakkındaki kararlar avukatlarımızdan aldığımız öneriler çerçevesinde bizim tarafımızdan verilecek.

Mahkemenin olumsuz kararına rağmen, ailemiz bu hukuki süreci sürdürmekle hata yaptığını düşünmüyor. Rachel’in öldürülmesini takip eden gün, İsrail Başbakanı Ariel Şaron ABD Başkanı George Bush’a güvenilir, eksiksiz ve şeffaf bir soruşturma yürütüleceği konusunda güvence vermişti. Oysa hukuki sürecin bu şekilde işlemediği çok açık. ABD yönetimi İsrail’e bu yönde çağrıda bulunmaya devam ediyor. Tarafımızca açılacak herhangi bir hukuk davası devlet tarafından yürütülecek tarafsız bir soruşturma ve kamu davasının yerine geçemez. Fakat devlet kurumları devreye girmediğinde bir ailenin daha fazla bilgi edinmek ve süreci ilerletmek için yapabileceği geriye kalan tek şey de bu.

Rachel’ın dava süreci İsrail yargı sisteminin hesap verebilirlikten ne kadar uzak olduğuna dair bir diğer örneği teşkil ediyor. Biz yalnızca ABD hükümetine değil, bir bütün halinde uluslararası topluma, uluslararası adaletin temel ilkelerinin temini için insan hakları ihlallerinin mağdurlarının tarafında ve cezadan muafiyete karşı durulması konusunda ısrar ediyoruz.

Bu davada avukatlığımızı yürüten Hüseyin Ebu Hüseyin’e ve onun bütün ekibine de Rachel’in davası için 10 yılı aşkın süredir verdikleri ve halen vermeye devam ettikleri bütün emekleri için ziyadesiyle minnettarız. Filistin’de, İsrail’de ve geri kalan herhangi bir yerde bulunan ve çeşitli yollarla çabalarımızı destekleyen bütün dostlarımıza da teşekkür ediyoruz.

Bu yolda çok sevdiğimiz, kaybettiğimiz ve halen özlediğimiz kızımız ve kardeşimiz Rachel için yürüdük. Onun ruhu halen hayatta. Bizim bütün eylemlerimize ilham oluyor ve olmaya da devam edecek.

--

Bilindiği gibi Rachel Corrie 16 Mart 2003 yılında Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına karşı koymaya çalışırken İsrail buldozerlerince ezilerek katledilmişti. Corrie’nin ailesinin Hayfa Bölge Mahkemesi’nde açtığı dava ‘ordunun olayda kusuru olmadığına’ dair hüküm kurulmasıyla sonuçlanmış, aile söz konusu kararı İsrail Yüksek Mahkemesi’ne götürmüştü.

13 Şub 2015 - 00:00 - Ortadoğu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.