Yargıtay'dan emsal karar: Anneler de nafaka ödeyecek

Yargıtay, çocukların velayetinin babaya bırakılması halinde, annenin çocuklar için iştirak nafakasından sorumlu tutulacağına karar verdi.

Yargıtay, çocukların velayetinin babaya bırakılması halinde, annenin çocuklar için iştirak nafakasından sorumlu tutulacağına karar verdi. Emsal kararla birlikte; çocuklarını babalarına veren anneler, ekonomik durumu göz önünde bulundurarak belirlenecek aylık bir miktarla iştirak nafakası ödeyecek.

Aile Mahkemesi'ne müracaat eden bir kişi, eşinden boşandığından iki çocuk için iştirak nafakası talep etti. Davacı baba; mahkemenin iki çocuğunun velayetinin kendisine bırakıldığını, davalı annenin çocukların giderlerine katılmak zorunda olduğunu belirterek, müşterek çocuk 8 yaşındaki çocuk için aylık 600 TL, 12 yaşındaki çocuk için aylık 450 TL iştirak nafakasına hükmedilmesini talep etti.

Emsal nitelikte bir karara imza atan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, velayeti babaya verilen çocuklar için kadının iştirak nafakasından sorumlu olduğuna hükmetti. Kararda; Türk Medeni Kanunu'nun 327/1.maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlandığı hatırlatıldı. Ana ve babanın bakım borcunun, çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceği vurgulandı.

Kararda şu ifadeler yer aldı:

— Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Somut olayda; davacı babanın eldeki dava ile müşterek çocuklar için iştirak nafakası talebinde bulunduğu ortadadır. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile sosyal ekonomik durum araştırmasına göre, davacı babanın abisi ile birlikte kuyumcu dükkanı çalıştırdığı, davalı annenin ise ev hanımı olduğu, babasının kendisine aldığı evden aylık 800 TL kira geliri bulunduğu anlaşılmaktadır.- Davalı annenin başkaca bir gelirinin olmadığı ortadadır. Buna göre, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocukların yaşları ve ihtiyaçları ile özellikle nafaka yükümlüsü davalı annenin gelir durumu nazara alındığında; hükmedilen iştirak nafakası miktarları biraz fazla olup, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; nafaka yükümlüsü annenin ekonomik durumu ile çocukların yaşı, eğitim durumları ve ihtiyaçları da gözetilerek, TMK'nın 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınmak suretiyle daha uygun miktar nafakaya hükmetmek olmalıdır. Mahkeme hükmünün davalı yararına bozulmasına oy birliğiyle karar verildi.

19 Oca 2019 - 01:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.