Nurettin Canikli: İstanbul Sözleşmesi'ni parlamentoda onaylayan ilk ülkeyiz!

Milli Gazete Yazarı Ekrem Şama, ‘İnadı bırakın dönün’ başlıklı yazısında son 17 senedir AB’ye girilmek için toplumu ifsada sürükleyecek politikalara imza atıldığını dile getirdi.

İslami Analiz/Haber Merkezi

Milli Gazete Yazarı Ekrem Şama, ‘İnadı bırakın dönün’ başlıklı yazısında son 17 senedir AB’ye girilmek için toplumu ifsada sürükleyecek politikalara imza atıldığını dile getirdi. Şama, aileyi ortadan kaldırmayı amaçlayan İstanbul Sözleşmesi imzalanırken bakan Nurettin Canikli'nin sarf ettği sözleri de hatırlattı.

Yazının tamamı şöyle:

Köprüyü geçene kadar ABD ve AB’ye dayı diyerek ve takiyye yaparak güçleneceğiz. Sonra da onlara dirsek atıp “Yeni Türkiye”yi kuracağız avuntusu ile ne büyük tahribatlar yaptınız!

Ey 17 yıldır yasama ve yürütme ile görevli AKP yönetici ve milletvekilleri! Kiminiz bilerek ve isteyerek, kiminiz iyi yapıyorum zannederek ne büyük ifsatlara imza attınız!

Daha çiçeğiniz burnunuzda iken önünüze konulan en büyük ifsat yasasını, hiç biriniz okumadan, anlamadan 2003 yılında yasalaştırıverdiniz. Toprak bütünlüğümüzü tehlikeye sokan “ikiz yasalar”dan bahsediyoruz. Günü ve saati gelince patlatılacak olan bu bomba yasalar eliyle ülkemizin bölünme olayı her an başımıza büyük dertler açacak.

Avrupa Birliği’ne hemen giriyoruz avuntusu ile 2004 yılında Türk Ceza Yasası’nda değişiklik yaparak zinayı suç olmaktan çıkardınız. Ahlaki yozlaşmanın, aile bağlarını gevşetmenin ve sokaklarda aleni rezil fiilin işlenmesinin önünü açarak, toplumumuzu ifsat yönünde önemli bir adım attınız.

2006 yılında ise sizin dışınızda herkesi hayretler içinde bırakan “domuzu kasaplık hayvan” statüsüne alarak, domuz mamullerinin de marketlerde raflarda yer alarak sofralarımıza kolayca getirilebilmesinin önünün açtınız. Bu ise gıda yolu ile toplumumuzu ifsat etmek için attığınız çok önemli bir adım idi.

Bütün bunları Avrupa Birliği’ne takiyye gereği yaptığınızı fısıltı yoluyla yaymak için çabaladınız. Ama asıl takiyyeyi bu millete yapıyordunuz. Bu yanlış adımları geri almanızı beklerken, 2011 yılında ifsat yönünden dev bir adım daha attınız. Bu sefer aile bağlarını hedef almıştınız. Kadına karşı şiddetin önlenmesi, kadın erkek eşitliğinin sağlanması gibi son derece cilalı ve cafcaflı bir paketin içine gizleyerek attığınız bu ifsat bombası ile Avrupalıların bile hayran olduğu bu toplumun binlerce yıldan beri en sağlam temeli olan aileyi sarsmaya başladınız. Zamanın Bakanı Canikli bunu şöyle savunuyordu: “Türkiye, sözleşmenin hazırlanmasında ve sonuçlandırılmasında öncülük eden 13 ülkeden biridir. Parlamentosunda onaylayan ilk ülkedir.” Eşleri birbirleri ile kanlı bıçaklı hale getiren, çocukları ana babaya düşman eden, boşanmaları delil ve belge aramaksızın kadının iki dudağı arasına bağlayan, çocukları adeta sokakta bırakan bir ifsat bombasından bahsediyoruz. Cinsel yönelişlerin rahatça ve özgürce yaşanabilmesini devlet garantisi altına alan bu kanun, eşcinsel evliliklerini onaylama zorunluluğuna da kapı aralamaktadır. Düşünün, kendisine evlilik müracaatı yapan iki erkeği veya iki kadını nikâhlamak zorunda bırakılan bir belediye başkanının haleti ruhiyesini. Ya da Kur’an hükümlerinin uygulayıcısı olması gereken bir müftü efendinin durumunu!

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” yaftası ile kanunlaşan bu ifsat bombası, çok geçmeden “Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi” (ETCEP) adı altında gayrimeşru bir doğum da yapıverdi. Bir de gördük ki, 2 yıl boyunca okullarımızda “pilot bölge” uygulaması ile onbinlerce evladımızın kafasına eşcinsellik tohumları atılmaya başlanmış. Şimdilerde ise bu pilot bölge uygulamasından sonra tüm okullarda uygulanması bekleniyor.

Bu ifsat programının savunucusu ve destekçisi sivil toplum kuruluşlarına milyonlarca lira para yardımı da yapılmakta.

AKP iktidarının yılmaz savunucusu olan Akit gazetesinin yazarları bile, bu rezaleti savunamaz durumdalar. Bu gazetenin bir köşe yazarı bu sözleşmeyi anarken, “2011 yılında AK Parti iktidarına bir ayak oyunu ile kabul ettirilen İstanbul sözleşmesi” diye vasıflandırmak zorunda kaldı.

“Ayak oyunu” tabiri ile böyle bir çıfıtlığı kapatmak mümkün mü?

Türkiye 13 ülke ile birlikte aylarca çalışarak bu sözleşmeyi hazırlarken “ayak oyununa” gelmiş. Bakan Canikli bunu Bakanlar Kurulu’na getirirken “ayak oyununa” gelmiş. Bakanlar Kurulu bunu parlamentoya sevk etme kararı alırken, Başbakan onaylarken “ayak oyununa” gelmişler. TBMM Başkanlığı “ayak oyununa” gelmiş. Komisyonlar “ayak oyununa” gelmiş. Evet, oyu veren milletvekilleri “ayak oyununa” gelmiş. Cumhurbaşkanı danışmanları “ayak oyununa”, Cumhurbaşkanı kendisi “ayak oyununa” gelmiş. Akit okuyucuları da buna inanmışlar.

Ya pilot bölgelerdeki okullarda ETCEP denemesi yapanlar nasıl bir “ayak oyununa” gelmiş dersiniz?

Ey AKP yöneticileri ve milletvekilleri!

ABD ve Avrupa’ya karşı takiyye yapıyoruz diye milleti kandırmaya son verin. Sizler millete takiyye yapıyorsunuz. Oyununuz deşifre oluyor. Gidiş yolundasınız. Bari gitmeden önce inadınızı kırın, ifsattan vazgeçin. Toplumu, aileyi, eğitimi ve evlatlarımızı ifsat eden ne kadar kanun, yönetmelik ve pratik uygulama getirdiyseniz tekrar gündeme alın. Bunları bir an önce düzeltin. ABD ve Avrupa’ya bunca ödünleri verdiniz de ne oldu? İfsat edilmiş bir toplum ile Avrupa Birliği’ne gireceksiniz de ne olacak? Ne olur gitmeden önce bunları düzeltin. İfsada değil ıslaha çalışın. Yoksa bu dünyada da, öbür dünyada da sizi savunan kimse olmayacak.

Toplumdaki çatırtıları duymuyor musunuz?

Cumhurbaşkanı bile itiraf etti artık:

"Nikâh akdinin değersizleştirildiği, evlilik dışı ilişkilerin normal sayıldığı, boşanmanın adeta teşvik edildiği sancılı bir süreçle karşı karşıyayız!"

Siz hâlâ harekete geçip bunları düzeltmeyi düşünmüyor musunuz?

İnsafınız da mı yok?

İNADI BIRAKIN!

İfsatlarını görün artık dünün,

Gereği var mıydı bunca ödünün?

Haçlı bizi tümüyle yutmak ister,

Gitmeden düzeltin, inattan dönün!

06 May 2019 - 08:56 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.