Mustafa Başpınar: İnsanlar kendi oylarıyla büyüttüğü iktidardan korkuyor

Hikâyeci Mustafa Başpınar, Özgür Yazarlar Birliği’nde “Günümüz Öyküsünde Öne Çıkan Temalar” başlıklı söyleşide konuştu.

İslami Analiz/Haber Merkezi

Hikâyeci Mustafa Başpınar, Özgür Yazarlar Birliği’nde “Günümüz Öyküsünde Öne Çıkan Temalar” başlıklı söyleşide konuştu.

"Müslüman yazar başkalarının dertleriyle dertlenebilmeli" diyen Başpınar, Müslümanların emek sömürüsü, işçi meseleleri, ırk-dil sebeplerinden ötürü yaşanan çatışmalar gibi bir takım sosyal konuları konuşmakta zayıf kaldıklarını belirtti ve "muhafazakârlara göre sanatçının siyasetle ilişkisi olmamalı. Eleştiriyi siyaset olarak görüyorlar ama iktidarın yanında olmayı siyaset görmüyorlar" ifadelerini kullandı.

Başpınar'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

- Bir yazarı “Bireysel yazıyor.” diye eleştirmek ne kadar yerinde? Bireysel - toplumsal olarak değerlendirmek dünyaya bakış ile ilgili. Her bireysel konu topluma değiyor, birey toplumda yaşıyor neticede.

- Dindar ya da muhafazakâr kesimin öykülerine baktığımızda en çok işlenen konuların başında “bireyin açmazları, modern dünya karşısındaki sıkıntıları” geliyor. Ancak muhafazakârlar bu konuları iyi işleyemiyor, iyi metinler ortaya çıkamıyor.

- Kürt sorununu Cihan Aktaş, Yıldız Ramazanoğlu, Ahmet Örs, Emine Uçak Erdoğan ve eklenebilecek birkaç ismin dışında İslami diyebileceğimiz o geniş kesimin öykülerinde göremiyoruz. İşçilerin problemleri, emeğin sömürülmesi, ırk ve dil sebebiyle dışlanma konularını da muhafazakâr camiada göremiyoruz. Varsa yoksa 28 Şubat, o da başörtüsü bağlamında ele alınıyor.

- Kürt sorununu işlemek için Kürt olmak gerekmiyor, işçi meselesi için işçi olmak gerekmiyor. Müslüman yazar başkalarının dertleriyle dertlenebilmeli ki işçi ölümlerini, maden göçüklerini ele alabilsin.

- Hasan Ali Toptaş’ın “Ölü Zaman Gezginleri” kitabında “Yago” diye bir öykü var. Bu öyküde sınır konusu (Suriye sınırı üzerinden) çok insani olarak ele alınmış. Sınır konusu dindar camiada yine işlenmeyenlerden.

- Dindarların çıkardığı dergilerin son sayılarına şöyle bir baktığımda nostalji, çocukluk, anılar gibi konular çokça ele alınmış ama toplumsal meseleler ele alınmamış. Sosyal konularda sol kesim daha ağır basıyor.

- İnsanlar kendi oylarıyla büyüttüğü iktidardan korkuyor.

- Kanaat önderi olmak iktidarla ilişkiyi mi gerektirir, sessiz olmayı mı?

- Muhafazakârlara göre sanatçının siyasetle ilişkisi olmamalı. Eleştiriyi siyaset olarak görüyorlar ama iktidarın yanında olmayı siyaset görmüyorlar.

27 Mar 2018 - 00:00 - Kültür Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.