Umur Talu: İşçiye tekme atan ‘danışman’ın, ‘güzel öldüler’ diyen Hoca’nın ‘yekpare’ olduklarını anlamıyoruz

Habertürk Gazetesi Yazarı Umur Talu, Soma faciasının yıldönümünde düzenlenen anma programında “Allah’ın takdiridir, uyuşturucu ticareti yaparlarken de ölebilirdi” yorumunu yapan Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı’na tepki gösterdi.

İslami Analiz/Haber Merkezi

Habertürk Gazetesi Yazarı Umur Talu, Soma faciasının yıldönümünde düzenlenen anma programında “Allah’ın takdiridir, uyuşturucu ticareti yaparlarken de ölebilirlerdi” yorumunu yapan Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı’na tepki gösterdiği bugünkü yazısında “İşçiye tekme atan “danışman”ın, ‘güzel öldüler’ diyen Hoca’nın yekpare olduklarını anlamıyoruz” ifadelerini kullandı.

Talu'nun yazısı şöyle:

“Bu milletin anasının şeyine koyacağız” diyor, anlamıyoruz…

Tekme atıyor, yersin tokadı oluyor, anlamıyoruz…

Haliyle Hocaların Hocası da noktayı koyuyor:

Somalı madenciler mafya hesaplaşmasında da ölebilirdi; uyuşturucudan da ölebilirdi; şükretsinler!

***

Bir düzenin öyle parçalardan değil bir bütünden oluştuğunu…

Milletin annesine saygı belirten “işadamı”nın, yere düşmüş Somalı işçiye tekme üstüne tekme atan “danışman”ın, ayağı platinli gaziyi tekmeleyen paşanın,“güzel öldü madenciler” diyen Hoca’nın “yekpare” olduklarını anlamıyoruz.

Birinin milletin anasına şey etmesi için diğerinin tekme atmasının, ötekinin de bu fetvaları vermesinin şart olduğunu, ancak birbirleri sayesinde var olduklarını anlamıyoruz.

***

Bir dakika…

Seni kırmamak için “anlamıyoruz” diyorum ama sen anlıyorsun zaten: Anlamayan sensin!

***

Somalı madencilerin; iktidar-sermaye işbirliğinin ve yekpareliğinin güzide ama pek nadir olmayan eseri olan katliamda ölmesine güzelleme yapmak için bu kadar din ve ahlak eğitimi fazla.

Aşırı yani.

Çünkü bu “güzelleme”nin, teselli derken esasen verdiği tavsiye, bu cinayet-katliam düzenini “Allah’ın takdiri” diye kabullenmek.

İşçilerin ölümüne güzellemenin hiçbir yerinde; onları oraya gömen sermaye ile devlete bir lanet kırıntısı yok.

Hiçbir yerinde, tamahkâr ve günahkâr bir devlet-iktidar-sermaye düzenine küçük bir eleştiri bile yok.

Hiçbir yerinde, Allah’a yıkılan bu felaket, katliam ve cinayetlerdeki fesat ve utanmaz parmaklara, esas müsebbiplerine, yılda 1800’den fazla işçiyi işyerinde gömenlere tek kelime yok.

Esasen hiçbir yerinde ne dinin tamahın günahına dair dedikleri…

Ne ahlakın arsızlık ve hırsızlığa dair söyledikleri var.

***

Teselli desen, misal, evinde kasa, kutu, para istifi ve sıfırlarla “basılanlar”a der misin, “Mafya hesaplaşmasında yakalanmak da vardı, uyuşturucuyla yakalanmak da” diye.

O fenersiz yakalanmaların, velev ki “darbe girişimi” olsun, “Allah’ın takdiri”olduğunu söyler misin?

İşyerlerinde yüzlerce, binlerce işçi katledilirken; Havuz kapitalistlerinin, ihaleden vergi affına, aldıkları şirketin kasasını kendilerine borcunu devlete, yani millete yazmalarına, Havuz Kapitalizmi’nde “iktidar sektörü”nün her zaman “Allah’ın takdiri”ni beklemeden, imtiyaz bekleyip durduğunu anlatır mısın?

***

Yok.

Neden anlatasın ki Hocam.

Müfredatta böyle bir ders yok.

Böyle bir ahlak yok.

Böyle bir kitap yok.

Onca din ve ahlak tedrisatından çıkardığınız özet; otoritenin, sermayenin, buyrukçuluğun, kuyrukçuluğun takdiribbb

“Her şeyi gören ve bilen”den utanmadan, korkmadan hep Allah’a yıkılan suçların kurbanlarına “Vallahi güzel öldünüz” diye telkin, tavsiye ve emir!

Yoksulların, sıvasız hane çocuklarının neredeyse kitlesel ölümünü hep “şehitlik”diye kutsayıp kendi çocuklarını o mevzi ve mevkilerden kaçırmak; “Allah’ın takdiri”ne inat, kendi servetleri için, sıhhat ve afiyetleri için dünya nimetlerine tırnaklarını geçirmek.

***

İlahiyat Dekanı Hocam, “Güzel ölüm”ü “Onlar helal kazanç peşindeydi” diye izah ediyor, o kadar da günahını almayayım.

Orası doğru; ama neden “helal kazanç peşinde iken” bu kadar çok ölüyorlar, onun bir izahı yok. İmanında ve izanında buna dair hiçbir ifade yok.

“Haram kazanç peşinde” olanların gücüne, kuvvetine, kudretine laf yok.

“Helal kazanç peşinde iken, eşinin, çocuğunun rızkı uğruna ölenler”in esasen“Haram kazanç ve tamah sistemi”nin kurbanları olduklarını ifade edemeyen bir hocalık, bir dindarlık, bir ahlak, bir akademisyenlik ya, ilahi Hocam!

Pek takmıyorlar ama efendiler açısından ciddi bir sorun şu:

Onların gizlediğini de yapıp ettiğini de, kuldan sakladığını da Allah görüyor ve biliyor!

Nasıl yani, öyle değil mi Hocam!

15 May 2015 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.