Fatih Erbakan’dan Ak Parti'ye İstanbul seçimleri eleştirisi

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Akit TV canlı yayınında, Halis Özdemir'in Moderatörülüğünde, Gazeteci Serdar Arseven, Akit TV Haber Koordinatörü Muharrem Coşkun ve Akit TV Program Müdürü Serkan Güzel'in sorularını cevapladı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Akit TV canlı yayınında, Halis Özdemir'in Moderatörülüğünde, Gazeteci Serdar Arseven, Akit TV Haber Koordinatörü Muharrem Coşkun ve Akit TV Program Müdürü Serkan Güzel'in sorularını cevapladı.

Yeniden Refah Partisi neden kuruldu?

“Yeniden Refah Partisi'nin neden kurulduğunu aslında saatlerce da anlatabiliriz." diyen Dr. Erbakan, "Birtakım insanlarımız da özellikle beni tanımayan kişiler, babasını takip ediyor diye bir düşünceye kapılıyor. Bununla ilgili ben de kendilerine hep ifade ederek diyorum ki Rahmetli Erbakan Hoca’nın güzel bir sözü vardı. ‘Biz bunu Allah rızası için yapıyoruz. Bunu bir ibadet olarak yapıyoruz.’ Peki bu siyasi hareketin bir ibadet olması ne demek? En başta insanlığın çektiği maddi ve manevi sıkıntıları ortadan kaldırmayı Cenab-ı Allah bize emrediyor." ifadelerini kullandı.

'Bizim iki temel itirazımız var'

AK Parti iktidarı döneminde inanç özgürlüğünün tesis edildiğini vurgulayan Başkan Erbakan, "Bunu her zaman söylüyoruz ve en çok da biz mutlu oluyoruz. Günümüzde başörtülü milletvekilleri, başörtülü bakanlar, başörtülü resmi üniformalı polis memurları var. Rahmetli Erbakan hocamız, ‘Gün gelecek rektörler başörtülü öğrencilere selam duracaklar.’ demişti. Günümüze baktığımızda birçok rektörümüz başörtüsünü baş tacı yaptı. AK Parti iktidarıyla inanç özgürlüğümüz noktasında hiçbir probleminiz yok." dedi. Erbakan, 'Bizim iki temel itirazımız var." diyerek sözlerine şöyle devam etti:

'AK Parti iktidarı paylaşımda adaleti tesis edemiyor'

"Bunlardan birisi paylaşımda adaletin tesis edilmesi. Paylaşımda adaletin tesis edilmesi ne demek? Belli bir zümreye değil herkese refah sağlanması, nimet külfet dengesinin tesis edilmesi, zenginin daha zengin fakirin daha fakir olmaması, gelir ve servet'in toplum içinde adil olarak paylaşılması adaletin yani toplumsal adaletin tesis edilmesi anlamına geliyor. Peki biz bunu nereden çıkarıyoruz? Inancımızdan çıkarıyoruz. Bütün peygamberlerin hayatına baktığınızda böyle bir yönetim görüyorsunuz. Peygamberler, ekonomik sömürüyü ortadan kaldırmak ve herkese refah sağlamak için mücadele etmişler. Paylaşımda adaletin tesis edilmesi noktasında AK Parti iktidarı geçen 17 sene içinde eksik kalmıştır. Bu boşluğun doldurulması gerekir.

'Yönetimde adalet noktasında da eksikler var'

"Diğer önemli konu da yönetimde adalet konusudur. Tüm kamu kuruluşlarında adamına göre muamele değil, çifte standart değil hakkıyla irade kullanılması lazım. Bu iki noktada eksik kalındığını düşündüğümüz için Yeniden Refah Partisi kuruldu. Paylaşımda adaleti temsil etmek, yönetimde adaleti temsil etmek, milletimizin çektiği maddi ve manevi sıkıntıları fiilen ortadan kaldırmak ve yaşanabilir Türkiye'yi kurmak için yola çıktık. Zaten Milli Görüş’ün 50 senelik hedefidir.”

'Halkın %40'ı açlık seviyesinin altında'

“Türkiye'de halktan vergiler toplanıyor. Trafik cezaları vergiler harçlar her geçen gün artıyor. Polikliniği hasta garantili, yemekhaneleri müşteri garantili, otoparkı araç garantili milyarlarca lirayı bir Şehir Hastanesi kurmak için müteahhitlere aktarıyorsunuz. Aynen diğer bazı köprü ve otoyollarda olduğu gibi. Paylaşımda böyle adalet olmaz ki. Araziyi devlet veriyor krediyi devlet bankaları veriyor ve hastaneyi yapıyorsun. Devletin teşvikleri büyüklere gidiyor. Kobi'lere bakkal Hasan amcaya terzi Hüseyin'e artan vergileri ödemek kalıyor. Paylaşımda adalet böyle olmaz ki. Asıl küçük esnafa bu teşviklerin verilmesi lazım. Doğalgaza elektriğe bir yılda %50, maaşlar ise %4 ya da 5 zam yapıyorsunuz. Paylaşımda adaleti olsa Halkın %80'inin gelir seviyesi yoksulluk sınırının altında olur muydu? Dolar milyarderleri 11'den 50’ye çıkmış, erzağa yardıma muhtaç halkın oranı %8 den 24'e çıkmış, Gelir düzeyi olarak da halkın yüzde 40'ı açlık sınırının altında. En zengin %20’lik kesim gelirin yarısından fazlasını alıyor.”

'Seçime girseydik ittifakların dışında kalmayı yeğlerdik'

Fatih Erbakan, 31 Mart'ta seçimlere girseydiniz Millet ya da Cumhur İttifakı'na dahil olur muydunuz? sorusuna şöyle cevap verdi:

“Biz her iki ittifakın da dışında kendi başımıza seçime girmeyi yeğlerdik. Söylediğim gibi Cumhur İttifakı inanç özgürlüğü noktasında adımlar attı ama... ‘Başörtüsü özgürlüğü sağlandı, “İmam Hatiplerin önü açıldı, yıllar sonra bakanlarımızın başbakanlarımızın eşleri başörtülü hale geldi bu noktalarda söylediğim gibi mutluyuz’ Diğer taraftan asıl meselemiz  paylaşımda ve yönetimde adaleti tesis etmek. Örneğin İstanbul seçimlerinde. Benim kazandığım yerde yeniden saymak yok benim kaybettim yerde yeniden sayacağız. Olmazsa da seçimi yenileyeceğiz. Kendi görüşünüzün dışındaki insanlara haksızlık yapılabilir diye bir kural yoktur. Bursa'da da mesela CHP itiraz etti galiba %1,5 fark vardı. Bursa'da sayılmadı ama İstanbul'da bir daha sayıldı. Karşımızdaki Gayr-i Müslim, ateist bile olsa adaletsizlik yapamayız.”

19 Tem 2019 - 12:59 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.