Medyaya tepki: ''Bugünkü sıkıntıları görmeyip her seçimde 40 sene öncesini göstermek halkı aptal yerine koymaktır''

Millî Gazete köşe yazarı Burak Kıllıoğlu, "Absürd Basın" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İslâmî Analiz/Haber Merkezi

Millî Gazete köşe yazarı Burak Kıllıoğlu, "Absürd Basın" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Kıllıoğlu'nun bahsi geçen yazısı şu şekilde:

Bir ülkenin sokaklarının temizliği, kaldırımlarının yüksekliği gelişmişlik alameti olarak değerlendirilebilir mi, tartışılır. Ancak, bir ülkenin hal-i pür melali, içinde bulunduğu ruh hali ve vaziyeti, o ülkenin basın yayın organlarına, medyasına bakılarak anlaşılabilir muhakkak.

28 Şubat sürecindeki kasvetli ve rezil atmosfer, “kartel medyası” olarak anılan sefalet medyasında vücut bulmuş gibiydi mesela. Memleketin hali, medyaya da bire bir yansımış gibiydi. İşin kötü yanı, bugün de benzer durumu söylemek durumunda kalmaktır. O günlerin “vazifeli” ve “operasyonel” medyası, bugün isim ve şekil değiştirmiş, zihniyet olarak ise sefaleti daha yukarılara taşımış durumda. Vah halimize!

Toplumun, insanların en ciddi ve önemli meselelerini, sıkıntılarını “görmemek” ve “göstermemek” uğruna her türlü “numaraya” başvuran, her türlü yalanı söyleyebilen, her türlü “taklayı” atabilen, bir tuhaf yapıyla karşı karşıya bulunmaktayız. Adeta “güneşi balçıkla sıvamaya” uğraşan ve adına maalesef medya dediğimiz bir “mankurtlar” sürüsü aslında.

Ağustos ayında yaşanan finansal hareketliliği ve devalüasyonu, doların 1 günde 1 lirayı aşkın artışını 1. sayfalarından görmeyen/göremeyen basın yayın organları, olsa olsa tarihe düşülen bir ibret notunun yüz kızartıcı figüranları olacaktır.

“Kuyruk” kelimesini haber bültenlerinde ve gazete sayfalarında yasaklayan bir medya olabilir mi? Editörlerine “zam” kelimesini yasak eden yayın kuruluşlarının yaptığı hangi habere inanacak, hangi söylediğini ciddiye alacaksınız? Basını, kurulu bir yalan söyleme makinesine çevirerek, halkı yalanlarla ve tuhaf algılarla kandırarak nereye varılabilir?

Daha birkaç hafta önce, yakın zamanda el değiştiren bir kanalın haber bülteninde “kasıtlı” bir yönlendirmeye, daha doğrusu bir “yalana” şahit olundu. Tanzim satışlarla ilgili “ısmarlama” bir haberde, üreticilerin ağzından “tanzim satışlardan memnunuz” açıklamasını almak için konuşanların ifadeleri aleni şekilde kesilip biçildi. Ertesi günü, konuşmaların kesip biçilerek yayınlandığı ve asıl ifadelerin farklı manalar içerdiği, bizzat konuşanlar tarafından açıklandı. Buna rağmen, kimsenin yüzü kızarmadı, tersine “zeytinyağı gibi üste çıkma” taktiği uygulandı. Demek ki halkı kandırmak da “habercilik” sayılıyor artık.

İktidarın en meşhur haber kanalının hesaplı kitaplı, gayet bilinçli yürüttüğü algı operasyonları, aynı gerçekdışı hususları defalarca tekrarlayarak zihinlere gerçekmiş gibi kazıma taktikleri, düzmece sokak röportajları vs medyanın düştüğü sefalet halin çok çarpıcı bir örneği. İktidar haricindeki siyasi patilere yönelik iftira, yaftalama, hakaret içerikli yayınlar ise medyanın tetikçiliğe soyunmasının ibretlik örnekleri olarak ortada duruyor.

Ekonomik kriz manzarası ortadayken, işsizlik kuyrukları uzayıp giderken, yüksek enflasyonla birlikte alım gücü iyice düşen insanları ucu sebze meyve için kuyruklar oluştururken, piyasalarda müthiş bir durgunluk varken ve para dönmüyorken, iflaslar, konkordatolar yaşanırken, çıkıp da hala “her şey çok güzel, birileri ekonomik kriz algısı oluşturmaya çalışıyor” türünden acayipliklerle uğraşmak, gazetecilik değildir, olsa olsa halka saygısızlıktır.

Söz konusu medyanın içinde bulunduğu durum, bir TV kanalında “patlıcanı ellerine verdi” türünden bir seviyesizlikle taçlanmıştır. Bugün yaşanan sıkıntıları görmeyip/göstermeyip de her seçim öncesi 40 sene önceki manzaraları halkın önüne koymak, insanları aptal yerine koymaktır.

Yokluktan ve yoksunluktan oluşan kuyrukları “bereket kuyruğu” diye nitelendirmek ne kadar absürtse, Türk basınının büyük bir kısmını oluşturan “bir kısım medyayı” da ciddiye almak o derece absürttür.

26 Şub 2019 - 01:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.