Cem Somel’den “Soma Faciası Üzerine Neyi Tartışıyoruz?” Yazısı

Cem Somel, Emek ve Adalet Platformu’nun sitesinde yayımlanan yazısında, Soma faciası üzerinden yürütülen kapitalizm tartışmalarını “esas tartışma”ya odaklamak gerektiğini yazdı.

İslamî Analiz/Haber Merkezi

Cem Somel , Emek ve Adalet Platformu’nun sitesinde yayımlanan yazısında, Soma faciası üzerinden yürütülen kapitalizm tartışmalarını “esas tartışma”ya odaklamak gerektiğini yazdı.

İşte o yazı:

Soma faciasından sonra basında birçok kişi kapitalizmi tartışmaya başladı. Bu arada “merhametsiz kapitalizm”, “vahşi kapitalizm”, “AKP kapitalizmi”, “eş-dost kapitalizmi” ve “aydınlanmış kapitalizm” gibi kapitalizm çeşitleri ortaya atıldı.

Soma faciasının özüne bakalım.

Kâr güdüsüyle çalışan sermayedar, maliyet kısmak ister, ve bu sebeple işçisinin güvenliğini tehlikeye atar. Sermayedar işçisinin güvenliğini tehlikeye atmak istemeyip maliyeti artıran tedbir alırsa, aynı şeyi yapmayan rakipleri bu sermayedarı piyasadan silebilir.

Şayet devlet bir sektörde tüm işverenleri iş yerinde işçinin sağlığını korumayı mevzuatla zorunlu kılmağa harekete geçse, sektörde çalışan sermayedarlar buna karşı çıkar ve engeller. Gerekçe olarak, başka ülkelerdeki rakiplerinin üretim maliyetlerini gösterirler.

Devlet, ülkede işçilerin çalışma şartlarını ve ücretlerini başka ülkelerdeki üretim maliyetlerinin baskısından biraz olsun korumak için dış ticareti kısmağa niyetlense, buna hem bizim sermayedarlar, hem başka ülkelerde sermayedarlar, hem de yabancı devletler karşı çıkar. Hatta yabancı devletler bizim devletin ticareti kısıtlama politikasını önlemek için hükümeti devirmeğe, rejimi değiştirmeğe girişir.

Neticede, devleti sermayedarları işçinin sağlığını mümkün mertebe korumağa zorlaması, ancak ve ancak işçilerin sınıf olarak düzeni tehdit etmesine bağlıdır. Ancak sermayedar sınıf için düzeni korumak hayat memat meselesi hâline geldiğinde, kâr marjlarından fedakârlık ederek işçilerin ihtiyaçlarını karşılamağa rıza gösterir; bu yönde düzenlemeleri sineye çeker.

Nitekim Avrupa’da ve ABD’de işçilerin sağlığının iş yerlerinde daha iyi korunmasının sebebi, geçmişte bu ülkelerde işçi sınıfının alternatif bir toplumsal projeyle düzeni tehdit ettiğinden veya tehdit etme potansiyeli olduğundandı. Ayrıca iki asırdır o ülkelerde sermayedar sınıfın bizim gibi ülkelerle ticaretten elde ettikleri kazançlardan kendi işçilerinin taleplerini karşılayabilmesindendir. Zengin ülkelerde işçilerin çalışma şartları fakir ülkelerdekinden daha iyi ise bu, farklı ülkelerde sermayedar davranışları ve güdüleri farklı olduğundan değildir.

Soma’da işçilerin maden ocağındaki tedbirsizliği ve tehlikeleri bile bile orada çalışmalarının başlıca sebepleri, bölgede tarım yapmanın zorlaşması ve işsizliktir.

Tarımın gerilemesinde bir etken devletin ithalat politikasıdır. İthalat politikası, devletin tarımsal üretimi dünya fiyatları ile değerlendirmesine dayanmaktadır. Çünkü mevcut düzende toplumsal ve insanî neticesi ne olursa olsun, üretim maliyetlerini azaltmak makbuldür. Bu da kârı ençoklaştırma mantığının devletin iktisat politikasına yansımasıdır.

Soma’da işçileri kaderine razı eden işsizliğin sebebine gelince: ülkemizde çalışmak isteyen on kişiden birinin bir türlü kendisinden kâr sağlayacak bir patron bulamamasındandır. Bir işçi iş için müracaat ettiğinde patron ona ayda ancak 500 TLlik üretim yaptırabileceğini tahmin ederse işe almaz. Patron ona ancak ayda 700 TLlik üretim yaptırabileceğini tahmin ettiğinde de işe almaz. Bu işçi, kendisine asgarî ücret artı hatırlı bir kâr marjı değerinde üretim yaptırabileceğini kestiren bir patron bulamadıkça işsiz kalacaktır. İşsiz işçi ya ailesinin desteği ile, ya hayır kurumlarının desteği ile karnını doyuracak; o da yoksa dilenerek veya hırsızlık yaparak geçinecektir.

Oysa devletin işsiz bir kişiye herhangi bir iş yerinde herhangi bir faydalı iş verip toplumsal hâsıladan asgarî insanî bir pay (ücret) ödemesi, hem toplum için, hem o kişi için, hem de ailesi açısından, işsiz kalmasına kıyasla tercih edilebilir. Uç bir örnek vereyim: kişiye verilen görev sokakta engellilerin cadde geçmesine yardım etmek olabilir. Bu işin parasal değeri olmadığı için, toplumsal faydası yok mudur? İşin parasal değeri olmayınca, toplum için değeri olmadığı iddia edilebilir mi?

Soma’daki facia ile mevcut düzen arasındaki bağlantılar gayet basittir. Soma türü faciaları ciddiye alıp almadığımız, şu sorulara verilen cevaplarda ortaya çıkar.

İşçilerin insanca şartlarda istihdamı sermayedarların egemenliğinde mümkün müdür, değil midir?

Ülkemizde üretim maliyetlerini, çalışma şartlarını ve gelir bölüşümünü başka toplumların rekabet baskısından kurtarmak için ithalatı kısıtlamağa razı mıyız değil miyiz?

Kamu kesiminde işsizliği ortadan kaldıran istihdam politikasına taraftar mıyız değil miyiz?

Maden ocaklarında ve binlerce iş yerinde kötü şartlarda çalışmağa mahkum olan işçilerin kaderi, toplumun bu sorular karşısındaki tutumuna bağlıdır.

Kâr güdüsü ile işlemeyen kamu işletmelerinde iş yeri kazası olmaz mı? Elbette olur. Kamu işletmelerinde kazalar olsa olsa sorumsuz davranışlardan, adamsendecilikten kaynaklanır. Bu yanlış tutumları düzeltmek, sermayedar sınıfı sermaye biriktirme hırsından vazgeçirmekten çok daha kolaydır. Kamu yönetiminde denetleme, ceza, taltif, teşvik ile kamu görevlileri doğru davranmaya sevk edilebilir.

İşin esası mevcut düzenin değer, maliyet, toplumsal yarar kavramlarını sorgulamaktır. Soyut olarak kapitalizmi telin etmenin yararı yoktur; kapitalizmi çeşitlere ayırmak da gerçekçi değildir.

Cem Somel

31 May 2014 - 00:00 - Türkiye


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.