De Mistura Suriye’de çatışmaların dondurulmasından ümitli

Al Jazeera'ye konuşan BM Suriye Özel Temsilcisi Mistura, Suriye'de siyasi sürece taraflar arasındaki güvensizlik sebebiyle girilemediğini, ancak buna rağmen çatışmaların dondurulmasından ümitli olduğunu söyledi.

Çatışmaların şiddetlendiği Suriye’nin Halep kentine yönelik BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura tarafından 6 haftalık hava bombardımanlarına ara verme önerisi Beşşar Esed tarafından kabul edildi.

Karşılıklı saldırıların devam ettiği kentte rejimin kuşatması sürüyor. Muhaliflerin ise kent merkeziyle bağlantısı çok dar bir noktadan sınırlı imkanlarla sağlanıyor.

Çatışmaların 6 hafta durdurulması önerisinin mimari BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura dondurma önerisinin geleceğiyle ilgili Al Jazeera'dan James Bays'a konuştu.

Al Jazeera röportajının tam metni:

Sayın Özel Temsilci, Suriye’de neredeyse 4 yıldır savaş var. Dondurma planınız var. Biliyorum, daha bir araya getirilecek çok parça var ama bir bölgede, Halep’te bu dondurmayı sağlarsanız, bu Suriye için ne anlama gelir?

220 bin insan öldürüldü. 1 milyon kişi yaralandı. Suriye’yi şu an çaresizlik ve hiçbir şey yapılamaz hissi kuşattı. Umut ışığı büyük bir fark yaratabilir. İkinci olarak bu sadece tek bir bölgeyi kapsamıyor. Söylediğim şeyi dikkatle dinlerseniz, Halep kentinin tamamındaki bombardımanın ve topçu ateşinin bitmesi konusunda taahhüt verildiğini anlayabilirsiniz. Daha sonra bir bölgeye yardım sağlanarak nasıl bir fark yaratılacağını kanıtlayacağız.

Sorun şu ki, bu gerçekleşecek mi? Bütün bu konular çok netameli olabiliyor. Ayrıca muhalifler de havan topu ve füze atmamalarının halkın yararına olacağını anlayabilecek mi?

Devlet Başkanı Esed’in taahhüdünden bahsettiniz. Varil bombalarının kullanılmadığını söyleyen birinden bahsediyoruz. Esed’in sözüne güvenilebilir mi?

BM ve benim işim Suriye’de şiddeti azaltmak için her fırsatı değerlendirmek. Bu yüzden herhangi bir siyasi sürece girmeye çalışıyoruz.

Bu nedenle sorun benim güvenim değil. Taraflar arasındaki güvensizlik. Birbirlerine güvenmiyorlar. Bu formül, bu sorunu by-pass ediyor. Esed ve hükümeti, hava bombardımanlarını durdurmak ve böylece Halep’tekilere yardım edebilmek yönündeki BM’nin talebine yanıt veriyor, muhalefete değil.

Dondurma konusunda son açıklamanın Şam tarafından yapılacağını söylediniz. Bilgilendirmede Güvenlik Konseyi, hükümetin daha yeni Halep’in kuzeyini bombaladığını açıkladı. Esed’in bu süreçte kontrol sahibi olduğuna dair bir algı var. Saldırılara devam edip istediği zaman dondurmaya başlayabilir.

Bu konuda iki yorumum var. Birincisi Şam konusunda yapacak çok şey var. Bu konuda bir hayal içinde değilim.

İkinci olarak tarihte ne zaman ateşkes söylentileri artsa, herkes ateşkesten önce daha iyi mevziler kazanmaya çalışır. Çatışma artar.

Üçüncü olarak Halep’te ve diğer yerde olanlar umudun artırılması gerektiğini gösteriyor.

Bütün muhaliflerle bu konuda anlaşamadınız. Sadece Suriye hükümeti imzaladı, onların da sözünü tutup tutmayacağını bilmiyoruz.  Başarı ihtimali nedir?

43 yıldır düzeltemediğim kronik bir hastalığım var. Hâlâ da iyileştiremedim. Kronik bir iyimserlik içindeyim. Bu yüzden her zaman umudun artırılması için en küçük ihtimali bile zorlamaya çalışacağım.

Bildiğiniz gibi birden fazla taraf var. Bu taraflardan biri bu anlaşmaya uymazsa -mesela Esed sözünü tutmazsa- bu aşamada Güvenlik Konseyi’ne ne yapması gerektiğini söyleyeceksiniz?

İlk değerlendirme Güvenlik Konseyi’nden, BM Genel Sekreteri’nden ya da benden gelmeyecek; Suriye halkından gelecek. Suriye halkı kendilerine şans verilenlerden kimin en kötü yıkım tarzı olan bombardımana ve füze ile havan atmalara devam ettiğini, BM’nin yardımını engellediğini görecek. 2 buçuk yıldır Halep kuşatma altında, 4 yıldır da bütün Suriye.

Daha sonra Güvenlik Konseyi kendi analizini yapacak. İlk değerlendirmeyi yapacak Suriye halkı, “Yeter bu kadar. Yeterince acı çektik. Bombalanıyoruz” diyor.

Dondurma planının bir siyasi uzlaşmanın yerini tutmayacağını söylediniz. Hâlâ 2012’deki Cenevre Bildirisi’ni temel alarak mı çalışıyorsunuz?

Bu soruna askeri bir çözüm bulunamayacağının bilinmesi önemli. Trajedi şu ki; bir yandan konuştuğum herkes aynı fikirde, ancak diğer yandan da silahlar susmuyor.

Bu konu çok önemli olduğu için soruyorum: Bütün uluslararası toplumun onayladığı Cenevre Bildirisi üzerinden çalışıyorsanız, bu bildiri tam yürütme yetkisine sahip bir geçiş hükümetinin savunma ve istihbarat birimlerinin kontrolünü almasını ve karşılıklı onayla kurulmasını öngörüyordu. Bu karşılık onay, bütün Suriye muhalefetini kapsıyor. Bu şu anlama geliyor; Suriye’de uzun dönemde Esed’e bir rol yok.

Suriye’nin son halinin ne olacağını Suriye halkı belirlemeli. Cenevre Bildirisi o zamanki koşullarda herkes tarafından onaylanan tek belge. Bu bildiriyi bir çerçeve olarak görmeye devam ediyoruz. Aynı zamanda bölgede IŞİD var. Pragmatik olmalıyız. Suriye’nin gerçekliklerine gerçekçi bir şekilde bakmalıyız. Bunu onlara [Suriye halkına] bırakmalıyız.

Cenevre Bildirisi’nin koşulları çok açık: Karşılık onay üzerinden bir geçiş mekanizması kurulacaksa,  Suriye’nin geleceğinde Esed bulunmayacak. Esed’in bir rol üstlenmesi noktasında hiçbir muhalif gruptan onay alamazsınız.

Bunun tartışmasını Suriyelilere bırakıyorum. Umarım ki bugün ve yarın kendi aralarındaki tartışmalar sürecek. Bu yüzden muhaliflerin ortak bir noktada buluşması önemli. Bu yüzden Moskova ve Kahire’deki görüşmeler çok faydalıydı. Gerçekçi ve pragmatik bir yaklaşımla gelmeleri için önemli.

Bu çatışmayı devam ettirmek mi istiyoruz, siyasi sürecin nasıl olacağını mı tartışacağız? Yine Cenevre Bildirisi’nin çizgisinde ama aynı zamanda pragmatik de…

Ben onlara ne yapmaları gerektiğini söylemeyeceğim, dayatmayacağım. Ama bir sürecin yürümesi için elimden geleni yapacağım.

Bir diplomat şansınızın çok az olduğunu düşündüklerini söyledi. Suriye halkına ne derdiniz?

Şansım umarım az değildir. Bu Suriye halkının umudu görebilmesi şansını da azaltır. BM’nin Suriyelilerden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğini söylemek isterim.

19 Şub 2015 - 00:00 - Ortadoğu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İslami Analiz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İslami Analiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler İslami Analiz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İslami Analiz değil haberi geçen ajanstır.